Kiracının kiraya verenin izniyle kiralananı başkasına alt kiraya vermesi, kiracı ile alt kiracı arasında ayrı bir hukuki ilişki doğurur; ancak kanun asıl kiraya verene bazı durumlarda alt kiracıya doğrudan başvurma imkanı tanıyabilir.
Türk Borçlar Kanunu m.322 uyarınca kiracı, kiraya verenin yazılı rızasını almadıkça kiralananı başkasına kiraya veremez. Rıza verildiğinde, kiracı ile alt kiracı arasında asıl kira sözleşmesinden bağımsız yeni bir sözleşme ilişkisi kurulur; asıl kiracı bu durumda hem kendi kiraya verenine hem de alt kiracısına karşı sorumlu kalmaya devam eder. Bu ikili sorumluluk yapısı, asıl kiracının alt kira ilişkisini de dikkatle yönetmesini gerektirir.
Alt kiracının kiralananı kullanım biçimi, asıl kira sözleşmesindeki sınırları aşamaz; aksi halde asıl kiracı hem kiraya verenine karşı hem de gerekirse alt kiracısına karşı sorumluluk altına girer. Bu nedenle alt kira sözleşmesinin, asıl sözleşmenin hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi büyük önem taşır. Alt kira sözleşmesine asıl sözleşmenin bir suretinin eklenmesi, uyumun sağlanması açısından pratik bir önlemdir.
Kural olarak asıl kiraya veren ile alt kiracı arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, kiraya veren kural olarak alacaklarını asıl kiracıdan talep eder. Ancak alt kiracının kiralananı kullanması nedeniyle oluşan zararlardan veya kiralananı sözleşmeye aykırı kullanmasından kaynaklanan tahliye sebeplerinde kiraya veren, asıl kiracıya karşı haklarını kullanırken alt kiracının fiillerini de asıl kiracıya isnat edebilir. Bu isnat imkanı, kiraya verenin korunmasını alt kira ilişkisine rağmen sürdürmesini sağlar.
Uygulamada asıl kiracının kira bedelini ödememesi ve kiralananı tahliye etmemesi halinde açılan tahliye davası hem asıl kiracıya hem de fiilen kiralananda oturan alt kiracıya karşı yürütülür; alt kiracının bağımsız bir hakkı bulunmadığından tahliye kararı alt kiracıyı da bağlar. Bu nedenle alt kiracının da dava sürecinden haberdar edilmesi, infaz aşamasında sorun yaşanmaması açısından önerilir.
Kiraya veren, alt kiraya izin verirken sözleşmeye alt kiracının kimlik bilgilerini, kullanım amacını ve sorumluluk paylaşımını açıkça yazdırarak ileride doğabilecek uyuşmazlıkları önceden sınırlandırabilir. İzin verilmeden yapılan alt kiralamalarda ise kiraya veren, bu durumu öğrendiğinde önemli sebep olarak fesih hakkını kullanabilir. Yazılı izin belgesinde alt kira süresinin de belirtilmesi, sonradan çıkabilecek yetki tartışmalarını azaltır.
Alt kiracı ile asıl kiracı arasındaki uyuşmazlıklar, asıl kira sözleşmesinden bağımsız olarak alt kira sözleşmesi hükümlerine göre çözülür; ancak kiralananın tahliyesi söz konusu olduğunda kiraya veren tek bir dava ile hem asıl kiracıyı hem de alt kiracıyı taraf göstererek sürecin uzamasının önüne geçebilir. Bu yaklaşım, aynı konuya ilişkin birden fazla dava açılmasının önüne geçerek yargılama ekonomisi sağlar.
Hayır, TBK m.322 uyarınca kiraya verenin yazılı rızası olmadan kiralanan alt kiraya verilemez; aksi halde kiraya veren fesih hakkını kullanabilir.
Kural olarak alt kiracı ödemeyi asıl kiracıya yapar; taraflar arasında ayrıca anlaşma olmadıkça kiraya verene doğrudan ödeme yükümlülüğü bulunmaz.
Evet, kiralananda fiilen oturan alt kiracının da davada taraf gösterilmesi, kararın infazının sağlıklı yürütülmesi açısından önerilir.
Tahliye, kira tespiti, uyarlama ve kira alacağı süreçlerinde kiracı ve kiraya veren olarak haklarınızı koruyoruz. Bize ulaşın.
Konut ve Çatı Kirasında Bağlantılı Sözleşme Yasağı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Teslim Borcu ve Teslimde Gecikmenin Sonuçları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Ayıplı Olması Halinde Kira Bedelinde İndirim hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Sözleşme Süresince Sonradan Ayıplı Hale Gelmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiracının Ayıbı Kendisi Giderip Masrafını İsteme Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBelirsiz Süreli Kira Sözleşmesinde Fesih Bildirim Süreleri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›