Belirsiz süreli olarak kurulan kira sözleşmelerinde taraflar, sözleşmeyi diledikleri an değil kanunun öngördüğü bildirim sürelerine ve yerel adetlere uyarak sona erdirebilir.
Sözleşmede kira süresi açıkça belirtilmemişse veya süre dolduktan sonra taraflar zımni olarak kiraya devam etmişse sözleşme belirsiz süreli hale gelir. Konut ve çatı işyeri kiralarında on yıllık uzama süresi dolmadıkça kiraya veren yalnızca kanunda sayılan sınırlı sebeplerle fesih hakkını kullanabilirken, on yıllık sürenin sonunda olağan fesih imkanı döner. Bu ayrım, kiracının uzun dönemli konut güvencesini korurken kiraya verene de belirli bir aşamadan sonra esneklik tanıyan bir denge kurar.
Belirsiz süreli sözleşmelerde fesih, tek taraflı bir bildirimle gerçekleştirilir; ancak bu bildirimin kanunda öngörülen süre ve döneme uygun yapılması şarttır. Aksi halde bildirim geçersiz sayılır ve sözleşme bir sonraki kira dönemi sonuna kadar devam eder. Bu nedenle fesih niyetinde olan tarafın, önce sözleşmenin türünü ve uygulanacak kuralları doğru tespit etmesi gerekir.
Türk Borçlar Kanunu m.328 ve m.329 hükümleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça yerel adette belirlenen fesih dönemlerine ve bildirim sürelerine uyulmasını öngörür; böyle bir adet yoksa altışar aylık kira dönemleri esas alınır ve fesih bildirimi, dönemin bitiminden en az üç ay önce yapılmalıdır. Yerel adetin varlığı ve içeriği, ihtilaf halinde bilirkişi veya tanık beyanlarıyla ispatlanabilir.
Bu süreler nispi emredici niteliktedir; taraflar sözleşmeyle kiracı lehine daha kısa süreler kararlaştırabilir, ancak kiracı aleyhine bu sürelerin uzatılması veya bildirim şartlarının ağırlaştırılması geçersizdir. Fesih bildirimi yazılı yapılmalı ve karşı tarafa ulaşması ispatlanabilir olmalıdır. Bildirimin ulaşma tarihi, sonraki fesih döneminin hesaplanmasında başlangıç noktası olarak kabul edilir.
Fesih bildirimi noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektupla yapılması, ihtilaf halinde tebliğin tarihini ve içeriğini ispat kolaylığı sağlar. Süresine uygun yapılmayan bildirim, o dönem için geçersiz sayılır ve sözleşme kendiliğinden bir sonraki fesih dönemine kadar uzar. Elektronik posta veya kısa mesaj yoluyla yapılan bildirimler ise ancak taraflarca bu iletişim yöntemi önceden kabul edilmişse geçerli sayılabilir.
Bildirim süresine uyulmaması nedeniyle sözleşmenin uzaması durumunda, taraf yeniden doğru süreye uygun bir bildirim yapmak zorundadır. Bu nedenle fesih niyeti olan tarafın, bildirim dönemlerini önceden hesaplayarak hareket etmesi hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir. Takvimde dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin işaretlenmesi, bu tür hak kayıplarının önüne geçmede pratik bir yöntemdir.
Yerel adette belirlenen fesih dönemine ve bildirim süresine uyularak, böyle bir adet yoksa altı aylık dönemler esas alınarak dönem bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunulması gerekir.
Yazılı şekilde, tercihen noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü posta ile yapılması ispat açısından önerilir.
Geçersiz sayılır ve sözleşme bir sonraki fesih dönemine kadar kendiliğinden devam eder.
Tahliye, kira tespiti, uyarlama ve kira alacağı süreçlerinde kiracı ve kiraya veren olarak haklarınızı koruyoruz. Bize ulaşın.
Konut ve Çatı Kirasında Bağlantılı Sözleşme Yasağı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Teslim Borcu ve Teslimde Gecikmenin Sonuçları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Ayıplı Olması Halinde Kira Bedelinde İndirim hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Sözleşme Süresince Sonradan Ayıplı Hale Gelmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiracının Ayıbı Kendisi Giderip Masrafını İsteme Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAlt Kira İlişkisinde Kiraya Verenin Doğrudan Talep Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›