İcra takibinde talep edilecek faiz, anaparaya, faizin işlemeye başladığı güne ve uygulanacak yıllık orana göre belirlenir. Aşağıdaki araç, gün esaslı basit faiz yöntemiyle işlemiş faizi ve toplam tutarı hesaplar.
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesi, takip talebinde yer alması gereken unsurları sayar. Maddenin üçüncü bendi uyarınca takip talebinde alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ile faizli alacaklarda faizin miktarı ve işlemeye başladığı gün gösterilir. Alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi belirtilir. Bu nedenle takip başlatılmadan önce faiz türünün, oranının ve başlangıç gününün doğru saptanması, sonradan doğabilecek itiraz ve şikâyetlerin önlenmesi bakımından önem taşır.
Faiz başlangıcı, alacağın niteliğine göre değişir. Temerrüt faizi bakımından kural olarak borçlunun temerrüde düştüğü an esas alınır; muacceliyet tarihinin sözleşmeyle belirlendiği hâllerde ayrıca ihtara gerek bulunmayabilir. Senede bağlı alacaklarda vade tarihi, ihtarname gönderilen hâllerde ise ihtarda verilen sürenin dolduğu tarih başlangıç noktası olabilir. Araçta gün sayısı hem iki tarih arasından hesaplanabilmekte hem de doğrudan girilebilmektedir; böylece bilirkişi raporundaki veya takip dosyasındaki gün sayısıyla karşılaştırma yapmak mümkün olur. Faiz başlangıcının bir gün bile yanlış saptanması, uzun süren dosyalarda kayda değer bir fark doğurabilir.
Kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin temel düzenleme 3095 sayılı Kanun'da yer alır. Bu Kanun'un 1. maddesine göre, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hâllerde miktar sözleşmeyle tespit edilmemişse ödeme yıllık yüzde on iki oranı üzerinden yapılır; Cumhurbaşkanı bu oranı belirlemeye, indirmeye veya artırmaya yetkilidir. Oran bu yetkinin kullanılmasıyla değiştiğinden araçta sabit bir değer bulunmaz; hesaplama sırasında yürürlükteki oranın kullanıcı tarafından girilmesi beklenir. Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmışsa öncelikle o oran uygulanır.
Aynı Kanun'un 2. maddesi temerrüt faizini düzenler. Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadıkça geçmiş günler için birinci maddedeki orana göre temerrüt faizi öder. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı bu miktardan fazlaysa, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Üçüncü fıkra ise akdi faizin daha yüksek olduğu hâlleri düzenler.
Bu araç, işlemiş faizi anapara ile yıllık oranın çarpımının gün sayısına oranlanması yoluyla, yani basit faiz esasına göre hesaplar. Yıl 365 gün kabul edilir ve dönem içinde oran değişikliği bulunmadığı varsayılır. Gerçek dosyalarda faiz oranı takip süresince değişebileceğinden, oranın değiştiği her dönem için ayrı hesaplama yapılması ve sonuçların toplanması gerekir. Aracı bu amaçla dönem dönem çalıştırmak ve çıkan tutarları toplamak, faizin yaklaşık bir tablosunu oluşturmaya yardımcı olur. Kısmi ödeme yapılan dosyalarda ise ödeme tarihinden sonraki dönem için kalan anapara üzerinden hesaplama yapılması gerekir.
3095 sayılı Kanun'un 3. maddesi, kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep yani bileşik faiz yürütülemeyeceğini açıkça düzenler; maddede bu konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklı tutulmuştur. Aynı Kanun'un 4. maddesi, diğer kanunların daha yüksek temerrüt faizi öngören hükümlerini saklı tutar. Araçtaki sonuç yalnızca anapara ve bu anapara üzerinden işleyen faizi kapsar; başvurma ve tahsil harçları, tebligat ve dosya masrafları ile vekâlet ücreti gibi kalemler dosya toplamına ayrıca eklenmelidir. Bu nedenle çıkan rakam, dosya borcunun tamamını değil yalnızca bir bölümünü gösterir.
Bu araç, işlemiş faizi anapara ile yıllık oranın çarpımını gün sayısının 365'e bölünmesiyle elde eder; yani yıl 365 gün kabul edilerek basit faiz uygulanır. Uygulamada bazı hesaplarda 360 günlük yıl esası da kullanılabilmektedir. Takip dosyanızdaki hesabın hangi esasa göre yapıldığı, özellikle uzun dönemli alacaklarda sonucu etkileyebileceğinden, karşılaştırma yaparken bu ayrıntının gözden geçirilmesi yerinde olur.
3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kanuni faiz oranı Cumhurbaşkanı kararıyla değiştirilebilir; ticari işlerde uygulanan avans faizi oranı da dönemsel olarak farklılaşır. Oranın değiştiği hâllerde tek bir oranla yapılan hesap gerçek tutarı yansıtmaz. Bu durumda her oran dönemi için ayrı gün sayısı ve oran girilerek hesaplama yapılması, çıkan faiz tutarlarının toplanması gerekir.
Hayır. Araç yalnızca anapara ile bu anapara üzerinden işleyen faizi gösterir. İcra takibinde dosya borcuna ayrıca başvurma harcı, peşin harç, tahsil harcı gibi harçlar ile tebligat ve dosya giderleri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekâlet ücreti eklenir. Bu kalemler takibin türüne ve aşamasına göre değiştiğinden dosya üzerinden ayrıca hesaplanmalıdır.
Hesaplama sonucu bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.