Bir davanın açılışında ödenmesi gereken tutar, nispi karar ve ilam harcının peşin kısmı ile maktu harçlardan ve gider avansından oluşur. Aşağıdaki araç, girdiğiniz güncel değerlerle bu kalemleri tahmini olarak hesaplar.
Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde Kanun'a bağlı (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas alınacağını düzenler. Aynı madde, müdahalenin men'i, tescil ve tapu kaydının iptali gibi taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın değerinin dikkate alınacağını; bu davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğunda harcın taşınmaz değeri ile talep olunan tutar üzerinden alınacağını belirtir. Değer tayini mümkün olan hâllerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi zorunludur; gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir ve tespitten kaçınılması hâlinde dava dilekçesi işleme konmaz.
Aynı Kanun'un 28. maddesinin (a) bendi, karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceğini öngörür. Bendin devamında, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranının yirmide bir olarak uygulanacağı düzenlenmiştir. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez. Araçtaki peşin harç oranı alanı bu ayrımı yansıtmak üzere kullanıcıya bırakılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesi, davacının yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğunu düzenler. Avansın yeterli olmadığının yargılama sırasında anlaşılması hâlinde mahkemece eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Maddenin üçüncü fıkrası, tarafların ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansı bakımından aynı Kanun'un 324. maddesi hükümlerinin saklı olduğunu belirtir. Bu nedenle gider avansı ile delil avansı birbirinden ayrı iki kalem olarak değerlendirilir ve araçta ayrı alanlarda istenir.
Gider avansının önemi, aynı Kanun'un 114. maddesinden kaynaklanır. Bu maddenin birinci fıkrasının (g) bendi, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olmasını dava şartları arasında saymıştır. Dava şartı yokluğu, davanın usulden reddi sonucunu doğurabildiğinden avansın eksiksiz yatırılması yargılamanın seyri açısından belirleyicidir. Gider avansı tarifesi her yıl yeniden belirlendiği ve tebligat, bilirkişi ve tanık kalemlerine göre değiştiği için araçta sabit bir tutar bulunmaz; hesaplama sırasında yürürlükteki tarifeye göre bulunan toplamın girilmesi gerekir. Mahkemenin sonradan ek avans istemesi de mümkündür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi yargılama giderlerini tek tek sayar. Bunlar arasında başvurma, karar ve ilam harçları; dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri; dosya ve sair evrak giderleri; geçici hukuki koruma tedbirleri ile ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler; keşif giderleri; tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler; resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi ve ücretler ile vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yer alır.
Aynı Kanun'un 326. maddesi, kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğini düzenler. İki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazlaysa mahkeme bu giderleri aralarında paylaştırabileceği gibi müteselsil sorumluluğa da hükmedebilir. Bu nedenle dava açılışında yatırılan tutar nihai bir maliyet değil, yargılamanın sonunda taraflar arasında yeniden dağıtılabilecek bir ön ödemedir. Kullanılmayan gider avansı bakiyesi ise yargılama sonunda ilgilisine iade edilir.
Hayır. Harçlar Kanunu m.28/a uyarınca karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin alınır, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Aynı bende göre bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel değildir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114/1-g, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olmasını dava şartları arasında sayar. Aynı Kanun'un 120. maddesine göre avans dava açılırken mahkeme veznesine yatırılır; yetersiz kaldığı anlaşılırsa mahkemece iki haftalık kesin süre verilerek tamamlanması istenir. Bu süreye uyulmaması hâlinde dava şartı yokluğu gündeme gelebileceğinden, tarifeye uygun tutarın baştan yatırılması önemlidir.
Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi, yargılama sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için yargılamaya devam olunacağını, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam edilemeyeceğini düzenler. Aynı Kanun'un 32. maddesi de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağını öngörür.
Hesaplama sonucu bilgilendirme amaçlıdır. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.