Kiraya veren, kendisine bildirilen ayıbı makul sürede gidermezse kanun kiracıya belirli şartlarla ayıbı kendisinin giderip masrafını geri isteme imkanı tanır.
Türk Borçlar Kanunu m.305 hükmü, kiracının kiralanandaki ayıbın giderilmesini kiraya verenden isteyebileceğini düzenler. Kiraya veren bu talebe rağmen makul süre içinde harekete geçmezse kiracı, ayıbı kendisi giderdirip yaptığı zorunlu masrafların ödenmesini kiraya verenden talep edebilir. Bu yol, özellikle kiraya verenin ulaşılamadığı veya sürekli erteleme yaptığı durumlarda kiracıya pratik bir çözüm sunar.
Bu yetkinin kullanılabilmesi için öncelikle kiraya verene yazılı bildirim yapılmış olması, makul bir sürenin tanınması ve masrafın zorunlu, ayıp ile orantılı nitelikte olması aranır. Kiracının kendi inisiyatifiyle lüks veya kapsamlı yenileme yapması bu kapsamda kabul edilmez. Masrafın, ayıbın giderilmesi için gerçekten gerekli olan işlemlerle sınırlı tutulması, talebin kabul görmesi açısından önemlidir.
Kiracı yaptığı masrafı, elindeki fatura ve belgelerle kiraya verenden yazılı olarak talep edebilir; ödenmemesi halinde bu tutarı takip eden kira bedelinden mahsup edebileceği gibi, ayrıca alacak davası da açabilir. Mahsup hakkının kullanılması durumunda kiraya verene mahsubun yapıldığı ve gerekçesi bildirilmelidir. Mahsup bildirimi yazılı yapılmalı ve tutarın dayanağı olan belgeler bu bildirime eklenmelidir.
Uygulamada mahsup yöntemi tercih edildiğinde, kiraya verenin sonradan kira alacağı için tahliye talebinde bulunması ihtimaline karşı kiracının masraf belgelerini, bildirim yazışmalarını ve mahsup bildirimini saklaması büyük önem taşır. Bu belgeler, olası bir tahliye davasında kiracının mahsup işlemini haklı gösterecek en önemli dayanaklardır.
Kiracının bu yetkiyi kötüye kullanması, örneğin ayıp bulunmadığı halde masraf yaptığını iddia etmesi veya orantısız yüksek tutarlarda işlem yaptırması kiraya verene itiraz ve zarar talebi hakkı doğurur. Bu nedenle mümkünse onarım öncesi durumun fotoğrafla belgelenmesi, teklif alınması önerilir. Birden fazla teklif arasından makul olanı seçmek, masrafın orantılı olduğunu göstermeye yardımcı olur.
Önemli ve acil onarımlar dışında, kiraya verenin onayı alınmadan yapılan büyük çaplı değişiklikler masraf talebine konu edilemeyebilir; bu tür durumlarda mahkeme, masrafın zorunluluğunu ve makul ölçüde olup olmadığını bilirkişi aracılığıyla değerlendirir. Bilirkişi incelemesi genellikle piyasa fiyatlarıyla karşılaştırma yapılarak yürütülür. Kiracının masraf yapmadan önce mümkünse kiraya verenden yazılı onay alması, ileride çıkabilecek tartışmaların en etkili önleyicisidir.
Kural olarak önce kiraya verene bildirim yapılmalı ve makul süre tanınmalıdır; yalnızca acil ve hayati tehlike arz eden durumlarda önceden onay aranmaksızın onarım yaptırılabilir.
Evet, kiracı yaptığı zorunlu ve belgelenmiş masrafı kiraya verene bildirerek takip eden kira bedelinden mahsup edebilir.
Evet, genel zamanaşımı süreleri içinde talep edilmelidir; gecikme durumunda ispat güçleşebileceğinden erken harekete geçilmesi önerilir.
Tahliye, kira tespiti, uyarlama ve kira alacağı süreçlerinde kiracı ve kiraya veren olarak haklarınızı koruyoruz. Bize ulaşın.
Konut ve Çatı Kirasında Bağlantılı Sözleşme Yasağı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Teslim Borcu ve Teslimde Gecikmenin Sonuçları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Ayıplı Olması Halinde Kira Bedelinde İndirim hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Sözleşme Süresince Sonradan Ayıplı Hale Gelmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAlt Kira İlişkisinde Kiraya Verenin Doğrudan Talep Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBelirsiz Süreli Kira Sözleşmesinde Fesih Bildirim Süreleri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›