Kısmi süreli çalışma, haftalık çalışma süresinin tam süreli emsaline göre önemli ölçüde az belirlendiği çalışmadır; çağrı üzerine çalışma ise bunun özel bir türüdür.
Kısmi süreli iş sözleşmesi, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlendiği sözleşmedir. Kısmi süreli çalışan işçi, ayrımı haklı kılan bir sebep olmadıkça tam süreli emsaline göre farklı işleme tabi tutulamaz.
Kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve bölünebilir hakları, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreyle orantılı olarak ödenir. Yıllık izin ve diğer haklar bakımından da bu orantılılık esası gözetilir.
Çağrı üzerine çalışma, kısmi süreli çalışmanın bir türüdür; işçinin, iş görme ediminin ihtiyaç duyulduğunda yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı çalışmadır. Süre belirlenmemişse, kanun haftalık belirli bir süreyi kararlaştırılmış sayar.
İşçinin ne kadar süreyle çalışacağı belirlenmemişse, işveren her çağrıda işçiyi önceden bildirimde bulunarak çağırmak zorundadır. Çağrı yapılmasa da, kararlaştırılan sürenin ücreti işçiye ödenir.
Kısmi süreli ve çağrı üzerine çalışmada hakların orantılı biçimde korunması önemlidir. İş sözleşmenizin değerlendirilmesi için uzman desteği alabilirsiniz.
Kıdem, ihbar ve işçilik alacakları ile işe iade davalarında uzman desteği için bize ulaşın.
Belirli/belirsiz süreli, tam/kısmi süreli, çağrı üzerine ve deneme süreli iş sözleşmeleri ile İş Kanunu dayanağı.
Devamını oku ›Makale4857 sayılı İş Kanunu kapsamında uzaktan çalışmanın tanımı, sözleşme şekli ve tarafların yükümlülükleri.
Devamını oku ›MakaleHaftalık çalışma süresi, denkleştirme ve ara dinlenme hakkı.
Devamını oku ›MakaleHaftalık 45 saati aşan çalışmalarda fazla mesai hakkı.
Devamını oku ›MakaleDeneme kayıtlı iş sözleşmesinde sürenin sınırı ve fesih kuralları.
Devamını oku ›MakaleKullandırılmayan yıllık izinlerin ücrete dönüşmesi.
Devamını oku ›