İşçinin hak ettiği yıllık ücretli izin kullandırılmamışsa, iş sözleşmesi sona erdiğinde bu izinlerin ücreti ödenmelidir. Yıllık izin, işçinin vazgeçilemez haklarındandır.
Bir yıldan beş yıla kadar kıdemi olan işçiye en az 14 gün, beş ile on beş yıl arası 20 gün, on beş yıl ve üzeri için 26 gün yıllık izin verilir.
Yıllık izin, çalışma süresince ücretli olarak kullandırılır. Kullandırılmayan izinlerin ücreti ise yalnızca iş sözleşmesinin sona ermesi halinde son ücret üzerinden ödenir.
Kullandırılmayan yıllık izin ücreti, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir.
Yıllık iznin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir. İşveren bunu imzalı izin defteri veya eşdeğer belge ile ispatlamalıdır; aksi hâlde izinlerin kullandırılmadığı kabul edilir.
Yıllık izin ücreti, sözleşme hangi nedenle sona ererse ersin (istifa, haklı/haksız fesih, emeklilik) doğar. Bu alacak son ücret üzerinden hesaplanır.
Yıllık izin ücreti bir işçilik alacağı olduğundan, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlanırsa son tutanağın aslı veya örneği dava dilekçesine eklenmelidir; eklenmediğinde mahkeme bir haftalık kesin süre verir ve eksiklik giderilmezse dava usulden reddedilir. Arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur; bu kural, beş yıllık sürenin sonuna yaklaşan alacaklarda önem taşır. Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanırsa düzenlenen tutanak tarafları bağlar ve ayrıca dava açılmasına gerek kalmaz.
Anlaşmazlık hâlinde dava iş mahkemesinde açılır; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar. Yetkili mahkeme, davalı işverenin dava tarihindeki yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer mahkemesidir ve bu yetki kesindir. Arabuluculuk tutanağında talep edilen alacak kalemlerinin açıkça yazılması yerinde olur; tutanakta hiç yer almayan bir alacak yönünden dava şartının yerine getirilmediği ileri sürülebilir. İşverenin birden fazla işyeri bulunması hâlinde, işin yapıldığı yerin doğru belirlenmesi ayrıca önem kazanır.
Yıllık izin ücreti, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki son ücret üzerinden ve brüt olarak hesaplanır. Hesaplamada çıplak ücret esas alınır; ikramiye, prim ve sosyal yardımlar gibi ek ödemeler kural olarak dâhil edilmez. İzin sürelerine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmadığından, kullandırılmayan izin gün sayısının belirlenmesinde bu günlerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Kısmi süreli veya belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar bakımından izin hakkının nasıl hesaplanacağı da ayrıca değerlendirilmelidir.
Faiz yönünden önemli bir ayrım vardır. Yıllık izin ücreti dar anlamda ücret sayılmadığından, bu alacağa bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi değil yasal faiz yürütülür. Faizin başlangıcı kural olarak işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihtir; ihtar bulunmuyorsa dava veya ıslah tarihi esas alınır. Bu nedenle dava dilekçesinde faiz türünün ve başlangıç tarihinin açıkça belirtilmesi, sonradan düzeltilmesi güç kayıpların önüne geçer. Alacağın brüt mü net mi talep edildiğinin dilekçede gösterilmesi de sonradan tartışma doğmasını önler.
İş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiğinde, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücret, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir (4857 sayılı İş Kanunu m.59). İş ilişkisi sürerken iznin ücrete dönüştürülmesi mümkün değildir.
İş Kanunu m.53 uyarınca hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar olan işçiye en az on dört gün, beş yıldan fazla on beş yıldan az olana yirmi gün, on beş yıl ve daha fazla olana yirmi altı gün izin verilir. On sekiz yaşından küçük ve elli yaşından büyük işçilerde bu süre yirmi günden az olamaz.
İznin kullandırıldığını ispat yükü işverendedir; bu ispat, işçinin imzasını taşıyan yıllık izin defteri veya eşdeğer belgeyle yapılır. Aksi hâlde izinlerin kullandırılmadığı kabul edilir. İzin ücretine ilişkin zamanaşımı sözleşmenin sona erdiği tarihte işlemeye başlar; ücret alacaklarında bu süre beş yıldır (İş Kanunu m.59 ve m.32).
Kıdem-ihbar tazminatından işçilik alacaklarına, iş kazasından mobbinge kadar tüm iş hukuku uyuşmazlıklarında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak süreçlerinizi yürütüyoruz. Bize ulaşın.
6769 sayılı SMK kapsamında marka kavramı, tescili ve marka davaları.
Devamını oku ›MakalePatent ve faydalı model kavramları, tescil süreci ve patent davaları.
Devamını oku ›MakaleTasarım tanımı, tescilli/tescilsiz tasarım ve tasarım davaları.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile marka, tasarım ve coğrafi işaret hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile patent, faydalı model ve tasarım hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleSMK m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz, dava süreci, tazminat hesabı ve güncel Yargıtay kararları.
Devamını oku ›