Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

İşçinin Sadakat Borcu

İş sözleşmesinin karşılıklı güvene dayanan niteliği gereği işçi, işverenin çıkarlarını gözetmek ve zarar verecek davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür; bu yükümlülük sadakat borcu olarak adlandırılır. Bu borç, is sözleşmesinin karşılıklı güven temeline dayanan özel niteliğinden kaynaklanmaktadır.

Sadakat Borcunun İçeriği

Sadakat borcu, işçinin iş görme edimini yerine getirirken işverenin meşru menfaatlerini gözetmesini, işyeri sırlarını saklamasını ve işverene zarar verecek davranışlardan kaçınmasını ifade eder. Bu borç, sözleşmede açıkça yazılı olmasa dahi iş ilişkisinin doğası gereği vardır. Sadakat borcu ayrıca işçinin, işvereninin bilgisi dışında rakip bir işletmede çalışmamasını da kapsayabilir.

İşçinin Sadakat Borcu — bölüm şeması
İşçinin Sadakat Borcu konusunun bölüm şeması

Sadakat borcu, işçinin işverenin ticari itibarını zedeleyecek açıklamalardan kaçınmasını, işyerindeki bilgileri üçüncü kişilerle paylaşmamasını ve görevini dürüstlük kurallarına uygun yerine getirmesini de kapsar. Bu yükümlülük, işçinin mesai saatleri dışındaki davranışlarını da belirli sınırlar çerçevesinde etkileyebilmektedir.

Sadakat Borcunun İhlali Halleri

İşçinin işverenin ticari sırlarını rakiplere aktarması, işverene ait bilgileri kötüye kullanması, görevini kötüye kullanarak kişisel çıkar sağlaması, işyerinde hırsızlık veya dolandırıcılık yapması sadakat borcunun ağır ihlalleri arasında sayılır. Özellikle üst düzey yöneticilik pozisyonlarında sadakat borcunun kapsamı daha geniş yorumlanmaktadır.

İşçinin işveren aleyhine sosyal medyada asılsız veya aşırıcı paylaşımlarda bulunması, mesai saatleri dışında dahi işverenin itibarını zedeleyecek davranışlarda bulunması belirli şartlarda sadakat borcunun ihlali olarak değerlendirilebilir. Bu tür paylaşımların işverenin ticari itibarına somut zarar verip vermediği mahkemece ayrıca değerlendirilir.

İhlalin Hukuki Sonuçları

Sadakat borcunun ağır şekilde ihlali, işverene iş sözleşmesini haklı nedenle derhal fesih hakkı tanır; bu durumda işveren kıdem ve ihbar tazminatı ödemeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir. Daha hafif ihlallerde ise geçerli fesih sebebi oluşabilir. Fesih hakkının kullanılmasında ihlalin ağırlığı, tekrarlanma sıklığı ve işçinin kastinin bulunup bulunmadığı dikkate alınır.

Sadakat borcunun ihlali, işverenin uğradığı zararın tazminini de gerektirebilir; işveren, işçinin sadakatsız davranışı nedeniyle uğradığı maddi zararı genel hükümlere göre işçiden talep edebilir. İşveren, zararını ispatlayabildiği ölçüde bu tazminat talebini genel mahkemeler önünde ileri sürebilir.

Ücretsiz AraçHesaplamayı kendiniz yapmak isterseniz: Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesaplama ›

TBK m.396'nın Dört Fıkrası ve Sözleşme Sonrası Sır Saklama

Sadakat borcunun genel dayanağı TBK m.396'dır. Birinci fıkra iki borcu birlikte kurar: işçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır. İkinci fıkra bunu somutlaştırır; işçi, işverene ait makineleri, araç ve gereçleri, teknik sistemleri, tesisleri ve taşıtları usulüne uygun kullanmak ve kendisine teslim edilen malzemeye özen göstermekle yükümlüdür.

Üçüncü fıkra rekabet ve ek iş bakımından sınır çizer: işçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez. Bu yasak, ayrı bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmasa dahi iş ilişkisi süresince geçerlidir.

Dördüncü fıkra sır saklamayı düzenler ve süresini iş ilişkisinin ötesine taşır: işçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür.

Mevzuat Dayanağıİşçinin sadakat borcu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.396'da düzenlenen hizmet sözleşmesine ilişkin genel hükümlerden ve 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II'de sayılan ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık hallerinden türetilen bir yükümlülüktür. Sadakat borcuna ilişkin genel ilkeler ayrıca 6098 sayılı Kanunun dürüstlük kuralına ilişkin genel hükümleriyle de desteklenmektedir. Uygulamada sadakat borcunun sınırlarının belirlenmesinde, işçinin ifade özgürlüğü ile işverenin meşru menfaatleri arasında adil bir denge kurulması mahkemelerce özenle gözetilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sadakat borcu iş sözleşmesinde yazılı olmasa da uygulanır mı?

Evet, sadakat borcu iş ilişkisinin doğası gereği vardır ve ayrıca sözleşmede yazılı olmasa dahi bağlayıcıdır.

Sadakat borcunun ihlali her zaman tazminatsız fesih hakkı doğurur mu?

Hayır, ihlalin ağırlığına göre geçerli fesih veya haklı fesih sebebi oluşabilir; her ihlal aynı sonucu doğurmaz.

İşveren sadakatsızlık nedeniyle tazminat talep edebilir mi?

Evet, işveren uğradığı zararı genel hükümlere göre işçiden talep edebilir.

Sadakat borcu iş bittikten sonra da devam eder mi?

Kısmen devam eder. TBK m.396 uyarınca işçi, işverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür. Rekabet etmeme yasağı ise iş ilişkisi süresince geçerlidir.

İşçi ve işveren haklarınızda yanınızdayız

Kıdem-ihbar tazminatından işçilik alacaklarına, iş kazasından mobbinge kadar tüm iş hukuku uyuşmazlıklarında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak süreçlerinizi yürütüyoruz. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar