Haksız rekabet, dürüstlük kurallarına aykırı ticari uygulamalarla rakiplerin veya tüketicilerin zarara uğratılmasıdır. Türk Ticaret Kanunu bu davranışlara karşı koruma sağlar.
Haksız rekabet, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen, aldatıcı veya dürüstlük kurallarına aykırı davranışlar ile ticari uygulamalardır (TTK m.54). Amaç, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
Başkasının mallarını, faaliyetlerini veya işlerini kötülemek, iltibasa yol açmak ya da yanıltıcı açıklamalarda bulunmak haksız rekabete örnektir.
Haksız rekabete maruz kalan ilgili; fiilin haksızlığının tespitini, haksız rekabetin men edilmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını (düzeltme) ve kusur varsa maddi-manevi tazminatı talep edebilir (TTK m.56).
Koşulları varsa, haksız rekabet nedeniyle elde edilen kazancın iadesi de istenebilir.
Haksız rekabetten doğan hukuk davaları, davaya hakkı olanın fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde fiilin doğumundan itibaren üç yıl içinde açılmalıdır (TTK m.60). Sürelerin kaçırılmaması hak kaybını önler.
Haksız rekabete ilişkin davalar ticari dava niteliğindedir ve Türk Ticaret Kanunu m.4 ile m.5 gereğince asliye ticaret mahkemesinde görülür; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi ticaret mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetki bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi genel yetkilidir. Fiil haksız fiil niteliği taşıdığından aynı Kanun m.16 uyarınca fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir. Görev kuralları kamu düzenindendir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Türk Ticaret Kanunu m.61, dava açma hakkı bulunanın talebi üzerine mahkemenin mevcut durumun korunmasına, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış yahut yanıltıcı beyanların düzeltilmesine yönelik ihtiyati tedbirlere karar verebileceğini düzenler. Kanun m.58, basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğunu ve içeriğin geçici olarak kaldırılması dâhil uygulanabilir tedbirleri gösterir. Kanun m.59 ise haklı çıkan tarafın talebi üzerine kararın ilanına hükmedilebilmesine imkân tanır. Tedbir talebinin somut delillerle desteklenmesi, kararın alınmasını kolaylaştırır.
Haksız rekabet yalnızca hukuk davalarına konu olmaz; Türk Ticaret Kanunu m.62, kanunda sayılan haksız rekabet fiillerini kasten işleyenler bakımından cezai sorumluluk öngörür ve soruşturma kural olarak hukuk davası açmaya hakkı bulunanlardan birinin şikâyetine bağlıdır. Kanun m.63 ise fiilin bir tüzel kişinin işlerini görürken işlenmesi hâlinde uygulanacak esasları düzenler. Ceza yoluna başvurulması hukuk davası açma hakkını ortadan kaldırmaz; iki süreç birbirinden bağımsız biçimde yürütülebilir. Şikâyet süresinin kaçırılmaması, ceza yolunun kapanmaması bakımından önem taşır.
Uygulamada en sık yapılan hata, sürekli nitelikteki ihlallerde bir yıllık sürenin başlangıcının yanlış hesaplanmasıdır. İkinci hata, ihlalin kanıtlanmasını sağlayacak tespitin zamanında yapılmamasıdır; internet içerikleri, ambalajlar, tanıtım ve reklam materyalleri değişebildiğinden noter tespiti veya delil tespiti yoluna gidilmesi yararlıdır. Üçüncü hata, ihtiyati tedbir isteminin hiç ileri sürülmemesi ya da somut gerekçe gösterilmeden istenmesidir. Marka ve tasarım hakkına dayanan talepler ile haksız rekabet taleplerinin birbirine karıştırılması da görevli mahkeme yönünden sorun doğurur.
Tespit, men (önleme), sonuçların ortadan kaldırılması (düzeltme) ve kusur varsa maddi-manevi tazminat davaları açılabilir.
Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren bir yıl, her hâlde fiilden itibaren üç yıldır.
Evet. Başkasının ürün veya işletmesiyle karıştırılmaya yol açan davranışlar haksız rekabet kapsamındadır.
Şirket kuruluşundan ticari uyuşmazlıklara, sözleşmelerden kambiyo takiplerine kadar ticari hayatın her alanında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
İmtiyazlı payların türleri, oyda imtiyaz uygulaması ve imtiyazlı pay sahiplerinin korunması 6102 sayılı TTK m.478-479 ve m.454 çerçevesinde açıklanır.
Devamını oku ›MakaleTicaret Unvanı ve Korunması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali: çek, bono ve poliçenin kaybında mahkemeye başvuru, ödeme yasağı, ilan usulü ve iptal kararının doğurduğu sonuçlar.
Devamını oku ›MakaleTicari Sözleşmelerin Hazırlanması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTicari İşlerde Faiz ve Temerrüt hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTescilsiz Markanın Korunması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›