Ticari işlerde faiz, adi işlere göre farklı kurallara tabidir; taraflar faiz oranını serbestçe belirleyebilir ve temerrüt hâlinde avans faizi uygulanabilir.
Ticari işlerde faiz, tarafların ticari ilişkilerinden doğan para borçlarına uygulanan faizdir. Ticari işlerde faiz oranı kural olarak taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir; bu yönüyle adi işlerden ayrılır (TTK m.8).
Faiz ödenmesi gereken hâller ve oranı sözleşmede belirlenmemişse, ilgili mevzuattaki oranlar uygulanır.
Borçlunun temerrüde düşmesi hâlinde, alacaklı temerrüt faizi talep edebilir. Sözleşmede oran kararlaştırılmamışsa temerrüt faizi kural olarak 3095 sayılı Kanun m.1'deki kanuni faiz oranına göre işler; ticari işlerde Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı oran bundan yüksekse, alacaklı temerrüt faizini sözleşme olmasa bile avans oranı üzerinden isteyebilir (3095 s.K. m.2/1-2).
Tacirler arasındaki ilişkilerde faiz, ticari işin niteliğine göre değerlendirilir.
Kural olarak faize faiz yürütülmesi sınırlıdır; ancak ticari işlerde, kanunda öngörülen koşullarla bileşik faiz uygulanması mümkün olabilir (TTK m.8/2). Bu istisnai durumun koşulları dikkatle değerlendirilmelidir.
Faiz talebinin dayanağı çoğu zaman borçlunun temerrüde düşmüş olmasıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün taraflarca belirlenmişse veya sözleşmede saklı tutulan bildirimle belirlenecekse, bu günün geçmesiyle borçlu ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Aynı Kanunun m.120 hükmü ise temerrüt faizi oranına ilişkindir. Sözleşmede oran kararlaştırılmamışsa 3095 sayılı Kanun hükümleri uygulanır; ticari işlerde avans faiz oranı ancak kanuni faiz oranından yüksekse temerrüt faizi için istenebilir (3095 s.K. m.2/2).
7589 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değiştirilen ve 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren 3095 sayılı Kanun m.1 uyarınca, faiz ödenmesi gereken hâllerde miktar sözleşmeyle belirlenmemişse kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır; 30 Haziran günkü reeskont oranı 31 Aralık oranından beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır (3095 s.K. m.1). Temerrüt faizi de sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça bu orana göre işler; ticari işlerde Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı oran daha yüksekse, sözleşme olmasa bile temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir (3095 s.K. m.2).
Tacirler arasındaki ilişkilerde ihtarın şekli de önemlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.18 uyarınca, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla ya da güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılması gerekir. Ayrıca aynı Kanunun m.21 hükmüne göre bir faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmezse içeriği kabul etmiş sayılır. Bu kural, faize esas alacağın miktarının belirlenmesinde doğrudan etkilidir.
Ticari işlerden doğan faiz ve alacak uyuşmazlıklarında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4, hangi davaların ticari dava sayılacağını; m.5 ise bu davalarda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu düzenler. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar. Yetki bakımından genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesi olmakla birlikte, sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir; tacirler arasında geçerli bir yetki sözleşmesi de yapılabilir.
Türk Ticaret Kanunu m.5/A uyarınca, ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Asıl alacakla birlikte istenen faiz talepleri de bu kapsamda değerlendirilir. Arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamazsa düzenlenen son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir. Bu belge sunulmadığında mahkeme kesin süre verir; süre içinde de sunulmazsa dava usulden reddedilir. Anlaşma sağlanması hâlinde ise tutanak, koşulları varsa ilam niteliğinde belge sayılır. Sitedeki tüm hesaplama araçlarını hesaplama araçları sayfasında bulabilirsiniz.
Evet. Ticari işlerde faiz oranı kural olarak taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir; kararlaştırılmamışsa mevzuattaki oranlar uygulanır.
Sözleşmede oran yoksa temerrüt faizi kanuni faiz oranına göre işler; ticari işlerde Merkez Bankası avans oranı daha yüksekse alacaklı temerrüt faizini bu oran üzerinden isteyebilir (3095 s.K. m.2/2).
Bileşik faiz kural olarak sınırlıdır; ticari işlerde ancak kanunda öngörülen koşullarla mümkün olabilir.
Şirket kuruluşu, pay devri, genel kurul ve ticari uyuşmazlıklarda işletmenizi hukuki açıdan güvence altına alıyoruz. CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Ticari Sözleşmelerin Hazırlanması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTacir Sıfatı ve Sonuçları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTicari Defter Tutma Yükümlülüğü hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleÇek ve Bono (Kambiyo) Takibi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTicari İşletme Devri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAcentelik Sözleşmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›