Bir markayı, gerçek hak sahibinin önünü kesmek veya haksız çıkar sağlamak amacıyla tescil ettirmek kötü niyetli tescildir. Hukuk düzeni, bu tür tescillere karşı itiraz ve hükümsüzlük imkânı tanır.
Kötü niyet; başvuranın, markanın gerçek sahibini bilmesine rağmen onun tescilini engellemek, marka üzerinden pazarlık yapmak ya da haksız yarar elde etmek amacıyla hareket etmesinden anlaşılır. Tek başına benzerlik değil, başvurunun amacı belirleyicidir.
Kötü niyetli olduğu ileri sürülen bir başvuruya, yayım süresi içinde TÜRKPATENT nezdinde itiraz edilebilir. İtirazda, başvuranın kötü niyetini gösteren ilişki, yazışma ve önceki kullanım delilleri sunulur.
Marka tescil edilmişse, kötü niyet gerekçesiyle mahkemede hükümsüzlük davası açılabilir. Önemli bir özellik, kötü niyete dayalı hükümsüzlük talebinin belirli hak düşürücü sürelere tabi olmamasıdır.
Kötü niyet değerlendirmesinde, markayı ilk kez kullanan ve piyasada bilinir hâle getiren gerçek hak sahibinin durumu öne çıkar. Önceye dayalı kullanım, kötü niyetin güçlü göstergelerindendir.
Kötü niyet iddiası, somut belgelerle desteklenmelidir. Ticari ilişki kayıtları, e-posta yazışmaları, fatura ve tanıtım belgeleri kötü niyeti ortaya koyabilir. Sürecin uzman desteğiyle yürütülmesi sonucu belirleyebilir.
Marka, patent ve tasarım haklarınızın korunmasında uzman desteği için bize ulaşın.