İdari dava açmadan önce üst makama başvurmak, idari işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi talebiyle yapılan bir usul işlemidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, ilgililer dava açma süresi içinde bu taleplerini üst makamdan veya işlemi yapan makamdan isteyebilirler. Bu yöntem, idarenin kendi işlemini inceleyerek hatasını düzeltmesine olanak tanır.
İdari yargı hukukunda, bir işlemin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, doğrudan dava açmak yerine idari makamlardan bu işlemin düzeltilmesi istenebilir. İYUK m.11 kapsamında düzenlenen bu yol, idarenin kendi kendini denetleme yetkisini kullanması prensibine dayanır. Vatandaşlar, idari işlemin sonuçlarından etkilenen kişiler olarak, yargı yoluna gitmeden önce idari mekanizmaların çalışmasını sağlayabilirler.
Bu başvuru mekanizması, idarenin işleyişini hızlandırmak ve yargı yükünü azaltmak amacıyla tasarlanmış bir yöntemdir. İlgili kişi, kendisine uygulanan işlemin iptal edilmesini, değiştirilmesini veya tamamen geri alınmasını üst makamdan talep edebilir. Bu talep, idari yargı sürecinin bir alternatifi değil, dava açma süresi içinde başvurulması halinde dava açma hakkını saklı tutan bir süreçtir.
Kanun metni, bu başvurunun hangi makamlara yapılabileceğini net bir şekilde belirlemiştir. İlgililer, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması için öncelikle üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama başvurabilirler. Bu sayede idari hiyerarşi içerisinde çözüm aranması hedeflenir.
Üst makama başvuru yapabilmek için öncelikle kişinin işlemden doğrudan etkilenen bir 'ilgili' sıfatına sahip olması gerekir. İdari işlemin içeriği, kişinin hak veya borçlarını doğrudan etkileyen bir nitelik taşımalıdır. Sadece genel bir hukuk kuralına karşı değil, kişiye özel tesis edilmiş somut bir idari işleme karşı bu yola başvurulabilir.
Başvurunun içeriği, talebin ne olduğu konusunda açık ve net olmalıdır. İlgili kişi, işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem tesis edilmesini açıkça belirtmelidir. Belirsiz talepler veya sadece şikayet içeren, somut bir düzeltme istemeyen yazılar, kanuni anlamda m.11 kapsamında bir başvuru niteliği taşımayabilir.
Başvuru süresi, dava açma süresiyle doğrudan bağlantılıdır. İlgili kişi, idari işlemin kendisine tebliğ edilmesinden veya öğrenilmesinden itibaren başlayan yasal dava açma süresi içinde bu başvuruyu yapmalıdır. Bu süre geçtikten sonra yapılacak başvurular, dava açma hakkını canlandırmayacağı için hukuki sonuç doğurmayacaktır.
Başvuru yapıldığı andan itibaren yasal bir süreç başlar ve bu süreç en kritik aşamalardan biridir. İYUK m.11 uyarınca, yapılan bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Yani başvuru yapıldığı an süre durur ve idarenin vereceği karara kadar dava açma süresi beklemeye alınmış olur.
İdareye yapılan taleplere cevap verilmesi konusunda kanun bir süre sınırı belirlemiştir. İlgili makamlar, başvurunun kendisine ulaşmasından itibaren otuz gün içinde bir cevap vermek zorundadır. Bu otuz günlük süre, idarenin başvuruyu inceleyip olumlu veya olumsuz bir karar vermesi için tanınan yasal süredir.
Eğer idare, kendisine yapılan başvurulara otuz gün içinde bir cevap vermezse, bu durum kanunen 'istek reddedilmiş sayılır' olarak kabul edilir. Bu duruma yargı uygulamasında zımni ret denilmektedir. Bu aşamadan sonra, başvurunun reddedilmiş sayılmasıyla birlikte dava açma süreci yeniden işlemeye başlar.
İdarenin başvuruyu reddetmesi veya otuz günlük sürenin sonunda talebin reddedilmiş sayılması durumunda, dava açma hakkı tekrar doğar. Ancak burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir usul kuralı bulunmaktadır. Dava açma süresi yeniden hesaplanırken, başvurunun yapıldığı tarihe kadar geçmiş olan süre de hesaba dahil edilmelidir.
Yani, dava açma süresi, başvurunun yapıldığı tarihten itibaren sıfırdan başlamaz. Başvuru süreci durdurulduğu için, başvurudan önceki süre ile başvurunun reddinden (veya reddedilmiş sayıldığı tarihten) sonra işleyecek olan süre birleştirilerek, toplam süre içinde dava açılması gerekir. Bu hesaplama hatası, dava açma süresinin kaçırılmasına ve hak kaybına yol açabilir.
İdareden gelen olumlu bir karar, işlemin düzeltilmesi anlamına gelir ve dava açma ihtiyacını ortadan kaldırır. Ancak olumsuz bir karar veya zımni ret durumu söz konusuysa, kişi yargı yoluna başvurarak işlemin iptalini veya tam yargı davası açmayı deneyebilir. Bu aşamada idari yargı mercileri devreye girer.
En sık yapılan hatalardan biri, başvuru yapıldıktan sonra dava açma süresinin sıfırlandığını düşünmektir. Yukarıda açıklandığı üzere, başvuru süreyi durdurur ancak sıfırlamaz. Başvuru tarihinden itibaren geçen sürenin, ret kararından sonraki sürenin hesabına dahil edileceğini unutmamak, hak arama hürriyeti açısından hayati önem taşır.
Bir diğer önemli nokta ise başvurunun doğru makama yapılmasıdır. İşlemi yapan makam ile üst makam karıştırılmamalıdır. Eğer kanuni olarak üst makama başvurma imkanı varsa ve kişi doğrudan işlemi yapan makama başvurup beklerse, bu durumun dava açma süresi üzerindeki etkileri konusunda dikkatli olunmalıdır. Yanlış makama yapılan başvuru süreci uzatabilir.
Son olarak, başvurunun içeriğinde talep edilen şeyin idari yargı yetkisi dahilinde olup olmadığı kontrol edilmelidir. Sadece bir şikayet dilekçesi vermek, dava açma süresini durdurmaz. Dilekçenin mutlaka bir işlemin kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması talebini içermesi ve kanuni şartları taşıması gerekir.
Evet, İYUK m.11 uyarınca idari dava açılmadan önce yapılan başvurular, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
İdareye yapılan istek, otuz gün içinde cevap verilmemesi halinde reddedilmiş sayılır ve dava açma süreci yeniden başlar.
Dava açma süresi yeniden işlemeye başladığında, başvurunun yapıldığı tarihe kadar geçen süre de hesaplamaya dahil edilmelidir.
İlgili kişinin, idari işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi talebiyle, dava açma süresi içinde başvurması gerekir.
İdari işlemin iptali, tam yargı davası, imar ve idari yaptırım uyuşmazlıklarında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak süreçlerinizi yürütüyoruz. Bize ulaşın.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
İdareye yapılan başvuruya 30 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Kesin olmayan cevapta bekleme süresi 4 ayı geçemez. Usul İYUK m. 10 ve 11.
Devamını oku ›Makaleİdari dava açma süresi; Danıştay ve idare mahkemelerinde 60, vergi mahkemelerinde 30 gündür ve yazılı bildirimle işler. Özel kanun süreleri saklıdır. İYUK m. 7.
Devamını oku ›MakaleBelediye encümeni kararlarına karşı itiraz yolu, 60 günlük iptal davası süresi, encümenin 5393 sayılı Kanun m.34 kapsamındaki yetkileri ve görevli yargı yeri.
Devamını oku ›Makaleİkamet izni başvurusunun reddine karşı altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılır. Ret sebepleri, yürütmenin durdurulması ve usul kuralları.
Devamını oku ›MakaleTürk vatandaşlığı genel yoldan beş yıl ikametle, evlenme yoluyla üç yıl sonra ya da istisnai yoldan kazanılabilir. Başvuru şartları ve usulü açıklanır.
Devamını oku ›MakaleOmbudsmana kimler başvurabilir, önce idareye başvuru şartı, 6 aylık başvuru süresi, dava süresinin durması ve 6 ayda biten inceleme 6328 sayılı Kanun m.17-21 il
Devamını oku ›