Ücret bordrosu, işçilik alacağı uyuşmazlıklarının çoğunda ilk bakılan belgedir. İçeriği ve imzası, hangi alacağın ödendiğini gösterme gücünü doğrudan etkiler.
Ücret hesap pusulası, işverenin her ödeme döneminde işçiye vermek zorunda olduğu, ücret hesabını gösteren belgedir. 4857 sayılı İş Kanunu m.37 uyarınca işveren, işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını gösterir imzalı ya da işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır. Uygulamada bu belge ücret bordrosu olarak anılır ve her ödeme dönemi için ayrı düzenlenir.
Yükümlülük, ödeme banka aracılığıyla yapılsa dahi ortadan kalkmaz. Ücretin bankaya yatırılmış olması yalnızca ödenen net tutarı gösterir; hangi kalemin hangi tutarla hesaplandığını göstermez. Bu nedenle pusula, işçinin ücretinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığını denetleyebilmesinin temel aracıdır. Ücrete ilişkin hükümlere aykırılık halinde 4857 sayılı İş Kanunu m.102 uyarınca idari para cezası uygulanabilir.
Kanun pusulanın içeriğini ayrıntılı biçimde belirlemiştir. Pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemenin tutarı gösterilmelidir. Ayrıca vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintinin ayrı ayrı yer alması gerekir.
Bu kalemlerin ayrı ayrı gösterilmesi ispat bakımından belirleyicidir. Örneğin fazla çalışma sütunu bulunmayan ya da bu sütunu boş bırakılmış bir bordro, ilgili dönemde fazla çalışma ücretinin ödendiğini göstermez. Buna karşılık her ay değişen tutarlarla fazla çalışma tahakkuku içeren bordrolar, o dönem bakımından ödemenin yapıldığına dair güçlü bir belge oluşturur. Pusulaya ilişkin işlemler damga vergisi ile her çeşit resim ve harçtan muaftır.
İşçinin imzasını taşıyan ve ihtirazi kayıt konulmamış bordro, içerdiği ödemeler bakımından kural olarak işçiyi bağlar. Ancak bu bağlayıcılık mutlak değildir. İşçi, bordronun gerçeği yansıtmadığını yazılı delille ya da bordronun kendisiyle çelişen kayıtlarla ortaya koyabilir. İmzasız bordrolar ise tek başına ödeme belgesi sayılmaz.
Uygulamada bordro ile banka kayıtları arasındaki uyumsuzluk sıkça tartışma konusu olur. Bordroda tahakkuk ettirilen tutarın banka hesabına yatan tutarla örtüşmemesi, ödemenin yapılmadığına yönelik bir emare oluşturabilir. İşçinin bordroyu imzalarken ihtirazi kayıt koyması, sonradan fark talep edebilmesi bakımından önem taşır. Ücret ve eklerinin ödendiğini ispat yükü işverendedir; bu nedenle bordro, banka dekontu ve puantaj kayıtlarının birlikte saklanması gerekir.
İmzasız bordro tek başına ödemenin yapıldığını göstermez. Ödemenin banka kayıtları gibi başka delillerle desteklenmesi gerekir.
Fazla çalışma tahakkuku bulunmayan bordro, o dönem için fazla çalışma ücretinin ödendiğini ispatlamaz. İşçi bu dönemler bakımından talepte bulunabilir.
İhtirazi kayıt, işçinin bordroyu imzalarken haklarını saklı tuttuğunu belirtmesidir. Bu kayıt konulduğunda imza, bordrodaki tutarların eksiksiz olduğunun kabulü anlamına gelmez.
Kıdem-ihbar tazminatından işçilik alacaklarına, iş kazasından mobbinge kadar tüm iş hukuku uyuşmazlıklarında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak süreçlerinizi yürütüyoruz. Bize ulaşın.
İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı Süreleri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEmeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı ve Yaş Şartı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleYeni İş Arama İzni ve Ücreti hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleZorlayıcı Sebeplerde Yarım Ücret ve Fesih Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKıdem Tazminatı Şartları ve Hesabı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİhbar Tazminatı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›