<
Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

İhbar Tazminatı

İş sözleşmesini fesheden taraf, kanuni bildirim sürelerine uymak zorundadır. Bu sürelere uyulmadan yapılan fesihte, karşı tarafa ihbar tazminatı ödenmesi gerekir.

İhbar Süreleri

Bildirim süreleri, işçinin kıdemine göre iki ile sekiz hafta arasında değişir. Bu süreler hem işveren hem işçi için geçerlidir.

Tazminatın Hesabı

Bildirim süresine uymayan taraf, bu süreye ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı öder. İhbar tazminatı brüt ücret üzerinden hesaplanır.

Kıdem Tazminatından Farkı

İhbar tazminatı, bildirim süresine uyulmamasının karşılığıdır ve hem işçi hem işveren tarafından talep edilebilir; kıdem tazminatı ise yalnızca işçi lehine doğar.

Bildirim Süresinin Bölünmezliği

Bildirim (ihbar) süresi bir bütündür ve bölünemez. İşveren dilerse bu süreye ait ücreti peşin ödeyerek iş sözleşmesini derhal feshedebilir; peşin ödemede fesih, ödemenin yapıldığı anda gerçekleşir.

Kimler İhbar Tazminatı Alamaz?

İş sözleşmesini fesheden taraf, feshi haklı bir nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanamaz. Bu nedenle haklı nedenle istifa eden işçi kıdem tazminatına hak kazanır ancak ihbar tazminatı talep edemez.

Görevli Mahkeme ve Dava Şartı Arabuluculuk

İhbar tazminatı istemi, bireysel iş uyuşmazlığı niteliğinde olduğundan iş mahkemesinde görülür; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde davalara asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, işçi ve işveren alacaklarına ilişkin davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak öngörür. Arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddedilir. Bu nedenle dava dilekçesine son tutanağın aslı ya da onaylı bir örneği eklenmelidir. Arabuluculuk sürecine bizzat katılım mümkün olduğu gibi vekil aracılığıyla temsil de sağlanabilir; toplantıya mazeretsiz katılmamanın gider yönünden sonuçları vardır.

Yetki bakımından, davalı işverenin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Bu kural arabuluculuk aşamasında da esas alınır; başvurunun yetkisiz arabuluculuk bürosuna yapılması hâlinde karşı taraf yetki itirazında bulunabilir. Arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlanırsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen iki haftalık süre içinde davanın açılması önem taşır. Anlaşma sağlandığında ise düzenlenen belge ilam niteliğinde sayılır. Anlaşma belgesinde yer almayan alacaklar bakımından dava yolu açık kalır; bu nedenle tutanak ve anlaşma metninin kapsamı dikkatle belirlenmelidir.

Zamanaşımı ve Faiz

İhbar tazminatı, İş Kanunu'na eklenen ek 3. madde uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir. Süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte işlemeye başlar. Zamanaşımı, def'i olarak ileri sürülmediği sürece mahkemece kendiliğinden gözetilmez; bu nedenle savunmada süresinde ileri sürülmesi gerekir. Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını durdurur; sürecin sona ermesiyle süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Kısmi dava veya belirsiz alacak davası açılmışsa, talep artırım aşamasında zamanaşımı tartışması yeniden gündeme gelebilir. Zamanaşımına uğrayan dönemler bakımından talep reddedilse dahi, kalan dönem için yargılama sürdürülür ve hesaplama buna göre yapılır.

Faiz bakımından ihbar tazminatı, kıdem tazminatından ayrılır. Kıdem tazminatına bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz yürütülürken, ihbar tazminatına yasal faiz uygulanır. Faizin başlangıcı kural olarak temerrüt tarihidir; işveren ihtarname, arabuluculuk başvurusu ya da dava yoluyla temerrüde düşürülmemişse faiz dava tarihinden itibaren hesaplanır. Bu nedenle fesihten sonra gönderilecek bir ihtar, faiz başlangıcını öne çekmesi bakımından pratik değer taşır. Talep edilmeyen faize hükmedilemeyeceği de gözden kaçırılmamalıdır. Brüt ücret üzerinden hesaplanan tazminattan yapılacak yasal kesintiler de hüküm altına alınacak tutarı etkilediğinden, hesap raporunun ayrıntılı incelenmesi gerekir.

Ücretsiz AraçHesaplamayı kendiniz yapmak isterseniz: Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesaplama ›
Emsal KararYargıtay, ihbar tazminatının iş sözleşmesini fesheden tarafça karşı tarafa ödenen bir tazminat olduğunu; feshi haklı nedene dayansa bile fesheden tarafın ihbar tazminatına hak kazanamayacağını belirtmiştir.Yargıtay 9. Hukuk Dairesi yerleşik içtihadı (İş K. m.17)

Sıkça Sorulan Sorular

İhbar tazminatı nedir?

İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın kanuni bildirim sürelerine uymaması hâlinde karşı tarafa ödemesi gereken tazminattır. 4857 sayılı İş Kanunu m.17'de düzenlenmiştir; bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ve brüt ücret üzerinden hesaplanır. Kıdem tazminatından farklı olarak hem işçi hem işveren tarafından talep edilebilir.

İhbar süresi kaç haftadır?

Bildirim süreleri işçinin kıdemine göre iki ile sekiz hafta arasında değişir ve 4857 sayılı İş Kanunu m.17'de belirlenmiştir. Bu süreler hem işveren hem işçi bakımından geçerlidir. Bildirim süresi bir bütündür ve bölünemez; işveren dilerse bu süreye ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi derhal feshedebilir.

İstifa eden işçi ihbar tazminatı alabilir mi?

Hayır; iş sözleşmesini fesheden taraf, feshi haklı bir nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanamaz. Bu nedenle haklı nedenle istifa eden işçi kıdem tazminatı talep edebilir, ancak ihbar tazminatı isteyemez. Bildirim süresine uymadan istifa eden işçi ise işverene ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olabilir.

İşçi ve işveren haklarınızda yanınızdayız

Kıdem-ihbar tazminatından işçilik alacaklarına, iş kazasından mobbinge kadar tüm iş hukuku uyuşmazlıklarında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak süreçlerinizi yürütüyoruz. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar