Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Tahliye Taahhüdünde Aranan Şekil ve Süre Şartları

Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinin veya davanın başarılı olabilmesi, taahhüdün kanunun aradığı şekil ve zamanlama koşullarına tam olarak uygun olmasına bağlıdır.

Yazılı Şekil Zorunluluğu

Türk Borçlar Kanunu m.352 hükmü uyarınca kiracının, kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağına dair verdiği taahhüt yazılı şekilde yapılmış olmalıdır; sözlü taahhütler veya kira sözleşmesindeki genel ifadeler tahliye taahhüdü olarak kabul edilmez. Taahhüt, kira sözleşmesinden ayrı, bağımsız bir belge olarak düzenlenmelidir. Bu ayrılık şartı, taahhüdün kiracının serbest iradesiyle verildiğinin değerlendirilmesinde de önemli bir rol oynar.

Taahhüt metninde kiralananın açıkça tanımlanması, boşaltma tarihinin tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi ve kiracının imzasının bulunması gerekir. Kiraya veren, taahhüde dayanarak icra takibi başlattığında bu belgeyi takip dosyasına eklemek zorundadır. Taahhüt belgesinde tarihin rakam ve yazı ile birlikte belirtilmesi, ileride çıkabilecek tarih tartışmalarını azaltır.

Taahhüdün Verildiği Zamanın Önemi

Yerleşik uygulamaya göre tahliye taahhüdü, kira sözleşmesinin kurulmasından sonraki bir tarihte serbest iradeyle verilmiş olmalıdır; kira sözleşmesiyle aynı tarihte veya kiralananın teslim anında alınan taahhütler, kiracının baskı altında kaldığı gerekçesiyle geçersiz sayılma riski taşır. Bu yaklaşım, kiracının konut bulma zorunluluğu nedeniyle her şartı kabul etmek durumunda kalabileceği gerçeğini gözetir.

Bu nedenle kiraya verenlerin, kira ilişkisinin başlangıcında değil, sözleşme kurulduktan makul bir süre sonra ve kiracının özgür iradesiyle taahhüt alması, olası bir geçersizlik itirazına karşı daha güvenli bir yol olarak kabul edilir. Uygulamada taahhüdün kira sözleşmesinden en az birkaç ay sonra alınması, geçerlilik yönünden daha sağlam bir zemin oluşturur.

İcra Takibi ve İtiraz Süreci

Kiraya veren, taahhüt edilen tarihten itibaren bir ay içinde icra mahkemesine başvurarak tahliye talep edebilir veya genel mahkemede dava açabilir; bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan geçirilmesi durumunda taahhüde dayanma imkanı kaybedilir. Bu nedenle taahhüt tarihinin geçmesiyle birlikte kiraya verenin vakit kaybetmeden başvuru yapması büyük önem taşır.

Kiracı, taahhüdün şekil şartlarına uymadığını, imzanın kendisine ait olmadığını veya taahhüdün baskı altında verildiğini iddia ederek icra mahkemesinde itirazda bulunabilir; imzaya itiraz halinde mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırarak imzanın kiracıya ait olup olmadığını tespit eder. İtiraz sürecinde kiracının somut delil ve tanık beyanlarıyla iddiasını desteklemesi, başarı şansını artırır. İtirazın kabulü halinde kiraya verenin taahhüde dayanma imkanı tamamen ortadan kalkar ve başka bir tahliye sebebine dayanması gerekir.

Mevzuat DayanağıKonu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.352 hükmünde düzenlenmiştir; taahhüde dayalı tahliye talepleri İcra ve İflas Kanunu m.272 ve devamı hükümleri çerçevesinde icra mahkemesi önünde yürütülür. Taahhüdün geçerliliği konusunda tereddüt bulunması halinde genel mahkemede dava açılması da mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular

Sözlü olarak verilen tahliye taahhüdü geçerli midir?

Hayır, tahliye taahhüdünün yazılı şekilde ve kiracının imzasını taşıyacak şekilde düzenlenmiş olması zorunludur.

Kira sözleşmesiyle aynı tarihte alınan taahhüt sorun yaratır mı?

Evet, böyle bir taahhüt kiracının baskı altında verdiği gerekçesiyle geçersiz sayılma riski taşır; taahhüdün sözleşme sonrası serbest iradeyle alınması önerilir.

Taahhüde dayalı tahliye talebi için süre sınırı var mı?

Evet, taahhüt edilen tarihten itibaren bir ay içinde icra mahkemesine başvurulması veya dava açılması gerekir; aksi halde bu hak kaybedilir.

Kira uyuşmazlıklarında yanınızdayız

Tahliye, kira tespiti, uyarlama ve kira alacağı süreçlerinde kiracı ve kiraya veren olarak haklarınızı koruyoruz. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar