Kira sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte kiraya verenin en temel borcu, kiralananı kararlaştırılan tarihte kullanıma elverişli şekilde kiracıya teslim etmektir.
Türk Borçlar Kanunu m.301 uyarınca kiraya veren, kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Teslim, yalnızca fiziksel anahtar teslimini değil kiralananın sözleşmeye uygun, kullanılabilir vasıfları taşımasını da kapsar. Elektrik, su ve doğalgaz gibi temel altyapı hizmetlerinin çalışır durumda olması da bu kapsamda değerlendirilir.
Taraflar teslim tarihini sözleşmede açıkça belirtebilir; belirtilmemişse teslim, sözleşmenin kurulmasından hemen sonra makul bir sürede gerçekleştirilmelidir. Teslim anındaki durum, ileride ayıp iddialarının değerlendirilmesinde de başlangıç noktası oluşturur. Bu nedenle teslim sırasında tarafların birlikte bir tutanak düzenleyerek kiralananın o anki durumunu kayıt altına alması önerilir.
Kiraya veren teslim borcunu zamanında yerine getirmezse borçlu temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır. Kiracı önce kiraya vereni ihtar ederek teslimi talep edebilir; makul sürede teslim gerçekleşmezse sözleşmeden dönme veya ifadan vazgeçerek zararının tazminini isteme haklarını kullanabilir. İhtarın yazılı yapılması ve makul sürenin açıkça belirtilmesi, sonraki aşamalarda ispat kolaylığı sağlar.
Gecikme nedeniyle kiracı başka bir yerde geçici olarak kalmak zorunda kalmışsa bu masraflarını, iş yerinin açılamamasından doğan kâr kaybını ve benzeri zararlarını kiraya verenden talep edebilir. Kiraya verenin kusursuz olduğunu ispat edememesi halinde sorumluluğu devam eder. Zararın türüne göre otel faturası, depolama masrafı veya kira farkı gibi kalemler de tazminat hesabına dahil edilebilir.
Kiracı, gecikme karşısında sözleşmeye devam ederek ifayı ve gecikme tazminatını birlikte isteyebileceği gibi, kiralananın artık kendisine yarar sağlamayacağını düşünüyorsa sözleşmeyi feshedebilir. Fesih halinde önceden ödenmiş kira bedeli ve depozito iade edilir. Kiracı bu seçimlik haklardan hangisini kullanacağına, kiralananın kendisi için taşıdığı aciliyeti değerlendirerek karar vermelidir.
Uygulamada bu tür uyuşmazlıklar genellikle yazılı ihtarla başlar; kiracının teslim tarihini, ihtar tarihini ve zararını belgelendirmesi, olası bir tazminat davasında ispat yükünü kolaylaştırır. Arabuluculuk yoluyla da hızlı çözüm sağlanabilir. Tarafların erken aşamada uzlaşması, hem zaman hem masraf açısından her iki taraf için de avantajlı sonuçlar doğurabilir. Kiracının, kiralananı başka bir amaçla kullanmak üzere önceden yaptığı hazırlık masraflarını da bu kapsamda belgelendirmesi önerilir. Ayrıca kiracının, teslim gecikmesi süresince alternatif bir yerde kalmak zorunda kalıp kalmadığını ve buna ilişkin masraflarını düzenli olarak kayıt altına alması, dava aşamasında zarar miktarının tam olarak ortaya konmasını kolaylaştırır.
Kiralanan fiilen kullanıma sunulmadığı sürece kiracı kira bedeli ödemekle yükümlü değildir.
Kiracı, uğradığı zararı belgeleriyle ortaya koyarak önce ihtarla, sonuç alınamazsa dava veya icra takibi yoluyla talep edebilir.
Hayır, kiracının açıkça fesih beyanında bulunması veya sözleşmeden dönmesi gerekir; gecikme tek başına sözleşmeyi sona erdirmez.
Tahliye, kira tespiti, uyarlama ve kira alacağı süreçlerinde kiracı ve kiraya veren olarak haklarınızı koruyoruz. Bize ulaşın.
Konut ve Çatı Kirasında Bağlantılı Sözleşme Yasağı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Ayıplı Olması Halinde Kira Bedelinde İndirim hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Sözleşme Süresince Sonradan Ayıplı Hale Gelmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiracının Ayıbı Kendisi Giderip Masrafını İsteme Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAlt Kira İlişkisinde Kiraya Verenin Doğrudan Talep Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBelirsiz Süreli Kira Sözleşmesinde Fesih Bildirim Süreleri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›