Mimari projeler ve bunların uygulanmasıyla ortaya çıkan yapılar, belirli şartlarla fikir ve sanat eseri olarak korunur. Bu koruma, mimarın hem projesi hem de inşa edilen yapı üzerindeki haklarını kapsar.
5846 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin 3 numaralı bendi mimarlık eserlerini güzel sanat eserleri arasında sayar. Ayrıca m.2/3 uyarınca her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler ile endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri de ilim ve edebiyat eseri kapsamında korunabilir.
Bir mimari eserin korunması için projenin sahibinin hususiyetini taşıması, yani standart teknik çözümlerin ötesinde yaratıcı bir katkı içermesi aranır. Yalnızca yönetmelik ve teknik zorunluluklardan kaynaklanan çözümler eser niteliği taşımayabilir.
5846 sayılı Kanunun 15'inci maddesine 1995 yılında eklenen fıkra uyarınca, eser niteliğindeki mimari yapılarda mimarın yazılı istemi üzerine, yapının görülen bir yerine kendisinin uygun göreceği malzeme ile silinmeyecek şekilde adının yazılması zorunludur. Bu, mimarlar için diğer meslek gruplarına göre özel olarak tanınmış somut bir manevi haktır.
Uygulamada yapı sahipleri bu talebi çoğu zaman estetik veya ticari kaygılarla reddetmek isteyebilir; ancak kanun bu konuda mimara açık bir talep hakkı tanıdığından, reddi halinde mimar dava yoluna başvurabilir.
Mimari eserlerde en sık karşılaşılan uyuşmazlık, yapı sahibinin projede veya inşa edilmiş yapıda mimarın izni olmadan değişiklik yapmasıdır. Eserde değişiklik yapılmasını önleme yetkisi mimara aittir, ancak yapı mülkiyetinin sahibine ait olması nedeniyle bu hak, malikin makul kullanım çıkarlarıyla dengelenir.
Yapının yıkılması, tadilat görmesi veya cephesinin değiştirilmesi gibi durumlarda mimarın manevi hakları ile malikin mülkiyet hakkı çatışabilir; bu tür uyuşmazlıklarda somut olayın özellikleri, sözleşme hükümleri ve tarafların menfaat dengesi birlikte değerlendirilir.
Hayır, korumadan yararlanmak için projenin sahibinin hususiyetini taşıması yani yaratıcı bir katkı içermesi gerekir; standart teknik çözümler bu korumaya girmeyebilir.
Yazılı bir istemle yapı sahibine başvurarak, yapının görülen bir yerine adının uygun malzeme ile kalıcı şekilde yazılmasını isteyebilir; bu bir kanuni haktır.
Esaslı değişiklikler mimarın eserde değişiklik yapılmasını önleme yetkisine takılabilir; ancak zorunlu bakım ve kullanım ihtiyaçlarından doğan sınırlı değişiklikler farklı değerlendirilebilir.
Eser sahipliği, telif sözleşmeleri ve hak ihlallerine karşı FSEK kapsamında dava ve danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Durumunuzu birlikte değerlendirelim.
Eser Sahibinin Adının Belirtilmesi Yetkisi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTeknolojik Koruma Önlemlerinin Etkisiz Kılınması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleHak Yönetim Bilgilerinin Kaldırılması ve İçerik Çıkarma Usulü hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleUmuma Açık Mahallerde Eser Kullanımı ve Tarife Uygulaması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMali Haklarda Basit Ruhsat ve Tam Ruhsat Farkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleFotoğraf Eserlerinin Fikri Mülkiyet Kapsamında Korunması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›