İnternet üzerinden verilen bir siparişin tüketiciyi bağlaması için, ödeme yükümlülüğü altına gireceği hususunda açık ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesi ve bunu bilerek onaylaması gerekir. Bu kural, istem dışı harcamaları önlemeyi amaçlar. Elektronik ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte, kullanıcıların fark etmeden sipariş verdiği durumlar bu hükmün önemini artırmıştır. Özellikle mobil uygulamalarda tek dokunuşla tamamlanan alışverişlerde, tüketicinin ödeme yükümlülüğünü gerçekten kavrayıp kavramadığı tartışma konusu olabilmektedir. Bu nedenle kanun, sadece bilgilendirmeyi değil, bu bilgilendirmenin açıkça anlaşılır olmasını da şart koşmuştur. Küçük ekranlarda gizlenen veya küçük puntoyla yazılan bilgilendirme metinleri, bu şartın gereğince yerine getirilmediği şeklinde yorumlanabilir.
Madde 48 in ikinci fıkrasına göre tüketici, mesafeli sözleşmeyi veya buna karşılık gelen teklifi kabul etmeden önce yönetmelikte belirlenen hususlarda ve siparişi onayladığı takdirde ödeme yükümlülüğü altına gireceği konusunda açıkça bilgilendirilir.
Bilgilendirmenin yapıldığını ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir; genellikle bu ispat, sipariş ekranındaki onay kutucuğunun ve bilgilendirme metninin kayıtlarıyla sağlanır. Onay butonunun üzerinde ödeme yükümlülüğünü açıkça ifade eden bir metin bulunması, uygulamada aranan asgari standart olarak kabul edilir.
Sistem üzerinden mesafeli sözleşme kurulmasına aracılık eden aracı hizmet sağlayıcılar, tüketiciye yapılacak ön bilgilendirmenin yapılmasından, teyidinden ve ispatından satıcı veya sağlayıcıyla birlikte müteselsilen sorumludur.
Veri girişinin satıcı veya sağlayıcı tarafından yapıldığı durumlar hariç, ön bilgilendirmedeki eksikliklerden ve reklamlarla ön bilgilendirmenin uyumundan da aracı hizmet sağlayıcı sorumlu tutulur.
Sipariş ekranında ödeme yükümlülüğü açıkça belirtilmemişse veya onay otomatik işaretli bir kutucukla alınmışsa, tüketicinin siparişle bağlı olmadığı ileri sürülebilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda satıcı, bilgilendirmenin yapıldığını ve tüketicinin bilerek onay verdiğini kanıtlayamazsa, sipariş bedelinin iadesi ve sözleşmenin sona erdirilmesi gündeme gelebilir. Tüketici, böyle bir durumda önce satıcıya başvurabilir, sonuç alamazsa tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesine taşıyabilir ve tüm süreç boyunca yazılı yazışmaları saklamalıdır.
Tüketicinin bilerek ve açıkça onay verdiği ispatlanamıyorsa bu tür otomatik onaylar tartışmaya açıktır.
Tüketicinin bilgilendirildiğini ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir.
Evet, ön bilgilendirmenin yapılması ve teyidinden satıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur; veri girişini kendisi yapmışsa eksikliklerden de ayrıca sorumlu tutulabilir ve tüketiciye karşı doğrudan muhatap olabilir.
Ayıplı mal-hizmet, cayma hakkı, banka ve kredi uyuşmazlıklarında hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde yanınızdayız. Bize ulaşın.
Tüketici İşleminin Tanımı ve Kapsamı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAyıplı Hizmette Seçimlik Haklar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleFinansal Tüketicinin Korunması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKredi Kartında Faiz ve Asgari Ödeme hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBankacılık Sözleşmelerinde Haksız Şart Denetimi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüketici Kredisinde Sözleşme Öncesi Bilgilendirme hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›