Kredi kartı borcunun zamanında ödenmemesi, tüketiciyi hem akdi faiz hem de gecikme faiziyle karşı karşıya bırakır. Bu ilişki 6502 sayılı Kanunun genel ilkeleriyle ve kart çıkaran kuruluşlara ilişkin özel mevzuatla birlikte değerlendirilir. Kredi kartı, günlük hayatta yaygın kullanılan bir ödeme aracı olduğundan bu alandaki kurallar tüketicilerin büyük bölümünü doğrudan etkiler. Kartın doğru kullanılmaması, kısa sürede yüksek tutarlı ve ödenmesi zor bir borca dönüşebilir. Bu nedenle faiz ve asgari ödemenin işlevini bilmek, tüketicinin mali planlaması açısından büyük önem taşır.
Kart hamili, dönem borcunun tamamını ödemek yerine belirlenen asgari tutarı ödeyerek kart kullanımına devam edebilir. Ancak ödenmeyen bakiye için akdi faiz işlemeye devam eder. Asgari tutar, kartın bloke edilmesini önlemek için bir alt sınır niteliğindedir, borcu sonlandırmaz.
Asgari tutarın sürekli ödenmesi, borcun uzun vadede önemli ölçüde büyümesine yol açabilir. Bu nedenle asgari ödeme bir kolaylık olmakla birlikte, tüketicinin toplam maliyeti gözden kaçırmaması gerekir. Ekstre üzerindeki toplam borç ve faiz tutarlarının düzenli takip edilmesi önerilir.
6502 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, temerrüt hali de dahil olmak üzere tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanamayacağını açıkça hükme bağlar. Bu kural kredi kartı borçları için de geçerlidir ve faizin faiz üzerine işlemesini önler.
Buna karşılık gecikme faizinin akdi faizden farklı ve daha yüksek oranda belirlenmesi mümkündür. Oranlar ilgili mevzuat çerçevesinde üst sınırlarla sınırlandırılır; bu sınırların aşılması halinde aşan kısım geçersiz sayılır.
Uzun süre yalnızca asgari tutarın ödenmesi, kart hamilini aşırı borçlanma riskiyle karşı karşıya bırakabilir. Kart çıkaran kuruluşlar bu riski azaltmaya yönelik bilgilendirme yapmakla yükümlüdür ve ekstrelerde uyarı ibarelerine yer verir.
Ödeme güçlük yaşayan tüketici, kart çıkaran kuruluşla yeniden yapılandırma görüşmesi yapabilir; anlaşmazlık halinde tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesine başvurabilir. Yapılandırma taleplerinin yazılı olarak belgelendirilmesi ileride çıkabilecek uyuşmazlıklarda tüketicinin yararınadır.
Evet, ancak ödenmeyen bakiye için akdi faiz işlemeye devam eder ve borç zamanla önemli ölçüde büyüyebilir.
Hayır, 6502 sayılı Kanun m.4/7 gereği bileşik faiz uygulanamaz; buna aykırı işlem yapılmışsa fazladan tahsil edilen tutar geri istenebilir.
Kart çıkaran kuruluşla yapılandırma görüşülebilir, uyuşmazlık halinde tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurulabilir; yapılandırma tekliflerinin yazılı olarak alınması önerilir.
Ayıplı mal-hizmet, cayma hakkı, banka ve kredi uyuşmazlıklarında hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde yanınızdayız. Bize ulaşın.
Tüketici İşleminin Tanımı ve Kapsamı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAyıplı Hizmette Seçimlik Haklar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleFinansal Tüketicinin Korunması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBankacılık Sözleşmelerinde Haksız Şart Denetimi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüketici Kredisinde Sözleşme Öncesi Bilgilendirme hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKonut Finansmanında Erken Ödeme hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›