Kira bedelinin ödeme zamanı ve yeri, sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kanunun öngördüğü tamamlayıcı hükümlere göre belirlenir ve bu durum temerrüdün tespitinde belirleyici rol oynar.
Türk Borçlar Kanunu m.314 hükmü uyarınca kiracı, aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça veya yerel adet bulunmadıkça kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür. Uygulamada taraflar genellikle her ayın belirli bir gününü ödeme tarihi olarak kararlaştırır; bu durumda sözleşme hükmü esas alınır. Sözleşmede belirlenen tarih, kanuni düzenlemeye göre öncelikli olarak uygulanır.
Ödeme tarihinin sözleşmede açık olmaması, kiracının ödemeyi geciktirmesi durumunda temerrüdün ne zaman başlayacağı konusunda tereddüt yaratabilir; bu nedenle sözleşmede ödeme gününün net olarak belirtilmesi, olası bir tahliye davasında tarihlerin ihtilafsız tespiti açısından önemlidir. Ödeme gününün ayın belirli bir rakamla ifade edilen günü olarak yazılması, uygulamada en çok tercih edilen yöntemdir.
Türk Borçlar Kanunu m.89 hükmündeki genel kurala göre para borçları, aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının yani kiraya verenin ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir; ancak taraflar kira sözleşmesinde banka hesap numarası belirterek ödemenin bu hesaba yapılmasını karar altına alabilir. Bu tercih, günümüz uygulamasında elden ödemeye kıyasla çok daha yaygın bir yöntem haline gelmiştir.
Banka hesabına ödeme kararlaştırılmışsa, kiracının ödemeyi bu hesaba yapması yeterli olup ayrıca elden teslim aranmaz; hesap değişikliği kiraya veren tarafından yazılı olarak bildirilmedikçe kiracının eski hesaba yaptığı ödeme geçerli sayılır. Bu kural, kiracının iyi niyetle yaptığı ödemenin korunmasını sağlayarak olası dolandırıcılık risklerine karşı da bir güvence oluşturur.
Kararlaştırılan tarihte ödeme yapılmaması, kiracıyı temerrüde düşürür; konut ve çatı işyeri kiralarında kiraya veren, kiracıya yazılı olarak en az otuz günlük süre vererek borcun ödenmesini ihtar etmek, bu süreye rağmen ödeme yapılmazsa tahliye davası açmak hakkına sahiptir. Bu otuz günlük süre, kiracının borcunu ödeyerek tahliye riskini bertaraf etmesi için tanınan son bir fırsat niteliğindedir.
Ödeme tarihi ve yerinin ihtilaf konusu olmasını önlemek için kiracıların, banka havalesi veya EFT dekontlarını, elden ödemelerde ise imzalı makbuzları saklaması, olası bir tahliye veya alacak davasında en güçlü savunma aracı olarak işlev görür. Dekontlarda açıklama kısmına ilgili ayın kirası olduğunun belirtilmesi de ispat gücünü artıran basit ama etkili bir önlemdir. Kısmi ödemelerin de ayrıca belgelenmesi, kalan bakiyenin doğru hesaplanması açısından önemlidir.
Sözleşmede kararlaştırılan tarihte ödenir; sözleşmede belirtilmemişse kural olarak ayın sonunda ödenmesi gerekir.
Sözleşmede banka hesabı belirtilmişse bu hesaba, belirtilmemişse kiraya verenin yerleşim yerinde ödenir.
Hayır, önce en az otuz günlük yazılı ihtar süresi verilmesi ve bu süreye rağmen ödeme yapılmaması gerekir.
Tahliye, kira tespiti, uyarlama ve kira alacağı süreçlerinde kiracı ve kiraya veren olarak haklarınızı koruyoruz. Bize ulaşın.
Konut ve Çatı Kirasında Bağlantılı Sözleşme Yasağı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Teslim Borcu ve Teslimde Gecikmenin Sonuçları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Ayıplı Olması Halinde Kira Bedelinde İndirim hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiralananın Sözleşme Süresince Sonradan Ayıplı Hale Gelmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKiracının Ayıbı Kendisi Giderip Masrafını İsteme Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAlt Kira İlişkisinde Kiraya Verenin Doğrudan Talep Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›