Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Kambiyo Senetlerinde Def'iler ve Sınırları

Poliçe, bono ve çekin tedavül kabiliyeti, borçlunun her hamile karşı aynı savunmaları ileri sürememesiyle sağlanır. Bu nedenle kambiyo hukuku, def'ilerin ileri sürülmesini özel kurallara bağlamıştır.

Kambiyo Senetlerinde Def'i Nedir

Kambiyo senetlerinde def'i, senet nedeniyle kendisine başvurulan borçlunun ödemeden kaçınmak için dayandığı savunmadır. Türk Ticaret Kanunu m.687, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişinin, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceğini düzenler. Bu kural senedin tedavül güvenliğini ve iyiniyetli hamilin korunmasını amaçlar.

Kural yalnızca poliçeyle sınırlı değildir. Türk Ticaret Kanunu m.778, poliçeye ilişkin pek çok hükmün bonolar hakkında da geçerli olduğunu belirtir ve def'ilere ilişkin düzenlemeyi bono bakımından uygulanır kılar. Aynı biçimde m.818, poliçeye ait def'ilere ilişkin m.687 hükmünün çekler hakkında da uygulanacağını açıkça öngörür. Böylece üç kambiyo senedi türü bakımından ortak bir def'i rejimi kurulmuştur.

Mutlak ve Nispi Def'iler Ayrımı

Öğretide def'iler, herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'iler ile yalnızca belirli kişilere karşı ileri sürülebilen nispi def'iler olarak ikiye ayrılır. Senedin şekil şartlarını taşımaması, senet metninden anlaşılan tahrifat, zamanaşımının dolmuş olması veya senedin iptaline karar verilmiş bulunması gibi savunmalar senedin kendisinden kaynaklandığı için her hamile karşı ileri sürülebilir.

Nispi def'iler ise borçlu ile belirli bir hamil arasındaki kişisel ilişkiden doğar. Temel borç ilişkisinin hiç kurulmamış olması, bedelin ödenmiş bulunması, bedelsizlik, takas veya senedin teminat amacıyla verilmiş olması bu gruba girer. Bu tür savunmalar yalnızca doğrudan ilişki içinde bulunulan kişiye karşı ileri sürülebilir. Senedin ciro yoluyla üçüncü bir kişiye geçmesi hâlinde borçlu, kural olarak yeni hamile karşı bu kişisel savunmalarını kullanamaz.

Bile Bile Borçlunun Zararına Hareket İstisnası

Def'ilerin ileri sürülememesi kuralı mutlak değildir. Türk Ticaret Kanunu m.687, hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde kişisel def'ilerin ona karşı da ileri sürülebileceğini öngörür. Burada aranan, hamilin senedi devralırken borçlunun mevcut bir def'isini bildiği ve bu def'iyi bertaraf etme kastıyla hareket ettiğinin ortaya konulmasıdır.

Basit bilgi sahibi olmak tek başına yeterli değildir; hamilin devir anında borçluya zarar verme bilinç ve iradesiyle davrandığının ispatı gerekir. İspat yükü, bu istisnaya dayanan borçludadır. Ayrıca aynı maddenin ikinci fıkrası, alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümleri saklı tutar. Senet ciro yerine alacağın devri yoluyla el değiştirmişse devralan, devredenin hukuki durumunu aynen devraldığından borçlu kişisel def'ilerini ona karşı da ileri sürebilir.

Mevzuat DayanağıKonu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.687'de düzenlenmiştir. Anılan madde, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişinin kişisel def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceğini, hamilin bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlini ise istisna tuttuğunu belirtir. Bu hüküm m.778 yollamasıyla bonolar, m.818 yollamasıyla da çekler bakımından uygulanır. Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Senedin bedelsiz olduğu her hamile karşı ileri sürülebilir mi?

Hayır. Bedelsizlik kişisel bir def'idir ve kural olarak yalnızca doğrudan ilişki içinde bulunulan kişiye karşı ileri sürülebilir. Senet ciro yoluyla üçüncü bir kişiye geçmişse, bu savunma yeni hamile karşı ancak kanundaki istisna şartları varsa kullanılabilir.

Def'i kuralı bono ve çekte de uygulanır mı?

Evet. Türk Ticaret Kanunu m.778 poliçeye ilişkin hükümlerin bonolar hakkında da geçerli olduğunu, m.818 ise def'ilere ilişkin m.687 hükmünün çekler hakkında uygulanacağını düzenler.

Bile bile borçlunun zararına hareketi kim ispatlar?

İspat yükü bu istisnaya dayanan borçludadır. Borçlunun, hamilin senedi devraldığı anda mevcut def'iyi bildiğini ve kendisine zarar verme bilinciyle hareket ettiğini ortaya koyması gerekir.

Ticari uyuşmazlıklarınızda yanınızdayız

Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar