Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması ve Yaptırımları

Bir teşebbüsün piyasada güçlü olması tek başına hukuka aykırı değildir; asıl yasaklanan, bu gücün rakipleri dışlayacak veya müşterileri zarara uğratacak biçimde kullanılmasıdır. Rekabet hukuku bu ayrımı esas alır.

Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Nedir

Hâkim durumun kötüye kullanılması, bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkalarıyla yapacağı anlaşmalar veya birlikte davranışlarla kötüye kullanmasıdır. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m.6 bu davranışı hukuka aykırı ve yasak sayar. Hâkim durumda bulunmak değil, yalnızca bu durumun kötüye kullanılması yaptırıma bağlanmıştır.

Değerlendirme iki aşamalıdır. Önce ilgili ürün ve coğrafi pazar tanımlanır, ardından teşebbüsün bu pazarda rakiplerinden ve müşterilerinden bağımsız hareket edebilecek güçte olup olmadığı incelenir. Pazar payı önemli bir gösterge olmakla birlikte tek başına belirleyici değildir; pazara giriş engelleri, alıcı gücü, dikey bütünleşme düzeyi ve rakiplerin konumu da dikkate alınır. Aynı Kanun m.3 kapsamındaki tanımlar, teşebbüs ve teşebbüs birliği kavramlarının sınırını çizer.

Kötüye Kullanma Halleri ve Muafiyet Sınırı

Kanun m.6, kötüye kullanma hâllerini sayarken bunların örnek nitelikte olduğunu belirtir. Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesinin doğrudan veya dolaylı olarak engellenmesi, rakiplerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, eşit durumdaki alıcılara farklı koşullar uygulanarak ayrımcılık yapılması, bir mal veya hizmetin satışının başka bir mal ya da hizmetin alımına bağlanması ve yıkıcı fiyatlandırma bu hâller arasındadır.

Hâkim durumun kötüye kullanılması, Kanun m.4 kapsamındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşmalardan farklı olarak m.5'teki muafiyet rejiminden yararlanamaz. Muafiyet kurumu, anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliği kararları bakımından öngörülmüştür. Bu nedenle hâkim durumdaki bir teşebbüs, davranışının etkinlik doğurduğunu ileri sürse dahi bireysel ya da grup muafiyeti kapsamına girmez; ancak davranışının nesnel olarak haklı gösterilebildiğini ortaya koyarak savunma yapabilir.

Soruşturma, İdari Para Cezası ve Tazminat

Rekabet Kurulu, ihbar, şikâyet veya resen elde ettiği bilgiler üzerine önaraştırma yapar ve gerekli görürse soruşturma açar. Kanun m.15 uyarınca teşebbüslerin merkezlerinde yerinde inceleme yapılabilir; m.16, ihlal hâlinde teşebbüslerin ilgili mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirleri üzerinden hesaplanacak oranda idari para cezası verilmesini öngörür.

Kanun m.43, soruşturmaya başlanmasının yanı sıra taahhüt ve uzlaşma yollarını da düzenler. Rekabet endişelerini gidermeye yönelik taahhüt sunulabileceği gibi, uzlaşma usulü sonucunda idari para cezasında belirli oranda indirim uygulanması da mümkündür. İhlalden zarar görenler ayrıca m.57 uyarınca her türlü zararının tazminini isteyebilir; m.58 ise anlaşma, karar veya ağır ihmalden kaynaklanan hâllerde hâkimin, zarar görenlerin talebi üzerine maddi zararın ya da elde edilen kârın üç katı oranında tazminata hükmedebileceğini düzenler.

Mevzuat DayanağıKonu 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m.6'da düzenlenmiştir. Kanunun m.3'ü temel tanımları, m.4'ü rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları, m.5'i muafiyet şartlarını içerir. Usul yönünden m.15 yerinde incelemeyi, m.16 idari para cezalarını, m.43 ise soruşturmaya başlanması ile taahhüt ve uzlaşma kurumlarını düzenler. Özel hukuk sonuçları bakımından m.57 tazminat hakkını, m.58 zararın tazmini ve üç kat tazminat imkânını hükme bağlamıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hâkim durumda olmak tek başına ihlal midir?

Hayır. 4054 sayılı Kanun hâkim durumda bulunmayı değil, bu durumun kötüye kullanılmasını yasaklar. Teşebbüsün pazardaki gücü ancak rakipleri dışlayıcı veya müşterileri sömürücü davranışlarla birleştiğinde m.6 kapsamına girer.

Hâkim durumun kötüye kullanılmasına muafiyet tanınabilir mi?

Hayır. Muafiyet rejimi Kanun m.5'te anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliği kararları için öngörülmüştür. Hâkim durumun kötüye kullanılması bu kapsam dışındadır; teşebbüs ancak davranışının nesnel olarak haklı olduğunu savunabilir.

Zarar görenler tazminat davası açabilir mi?

Evet. Kanun m.57 uyarınca ihlalden zarar görenler her türlü zararının tazminini isteyebilir. Anlaşma, karar veya ağır ihmalin bulunduğu hâllerde m.58 gereği zararın ya da elde edilen kârın üç katına kadar tazminata hükmedilmesi talep edilebilir.

Ticari uyuşmazlıklarınızda yanınızdayız

Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar