Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Anonim Şirkette Genel Kurul Kararının Butlanı

Genel kurul kararlarının hukuka aykırılığı, iptal edilebilirlikten farklı olarak bazı hallerde en ağır yaptırım olan butlanla karşılanır; butlan, kararın baştan itibaren hüküm doğurmaması anlamına gelir ve pay sahiplerinin temel haklarının korunması açısından önemli bir güvence oluşturur. Bu konudaki hükümler, gerek şirket yöneticileri ve ortakları gerekse alacaklılar ve üçüncü kişiler bakımından pratikte sıklıkla başvurulan önemli bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.

Butlan Sebepleri

TTK m.447 uyarınca; pay sahiplerinin genel kurula katılma, oy kullanma, dava açma gibi vazgeçilmez haklarını sınırlayan veya ortadan kaldıran, pay sahiplerinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunda öngörülenin dışında sınırlayan kararlar batıldır. Bu husus, uygulamada tarafların hak ve yükümlülüklerinin netleşmesi bakımından büyük önem taşımakta olup, sözleşme ve karar metinlerinin bu çerçeveye uygun hazırlanması olası uyuşmazlıkların önüne geçer.

Bu sebepler sınırlı sayıda olmayıp genel hükümler kapsamında da butlan sonucuna varılabilir; örneğin genel ahlaka veya kamu düzenine aykırı kararlar da batıl kabul edilir ve mahkemece resen dikkate alınabilir. Konuyla ilgili uygulamada, mahkemelerin somut olayın özelliklerini dikkate alarak değerlendirme yaptığı, bu nedenle ilgili tarafların işlemlerini kanunun aradığı şekil şartlarına tam olarak uydurması gerektiği vurgulanmaktadır.

Butlanın İptalden Farkı

İptal edilebilir kararlar, belirli süre içinde ve belirli kişilerce dava açılmadığı takdirde geçerliliğini korurken, batıl kararlar başlangıçtan itibaren hüküm doğurmaz ve butlan herkes tarafından, herhangi bir süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir. Bu düzenleme, ilgili tarafların menfaatleri arasında hukuken öngörülen dengenin korunmasını amaçlamakta ve uygulayıcıların bu dengeyi gözeterek işlem yapmasını gerektirmektedir.

Butlanın tespiti için açılan dava, kurucu değil açıklayıcı niteliktedir; mahkeme kararı yalnızca zaten var olan hükümsüzlüğü tespit eder ve geçmişe etkili sonuç doğurur. Uygulamada bu kurala uyulmaması, sözleşmenin veya kararın geçersizliği ya da tarafların sorumluluğu gibi çeşitli hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, ilgili sürecin dikkatle yürütülmesi tavsiye edilir.

Dava Usulü ve Sonuçları

Butlan davası, menfaati bulunan herkes tarafından şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılabilir. Davanın kabulü halinde karar, tüm ilgililer bakımından baştan itibaren hükümsüz sayılır. Bu nedenle, ilgili belgelerin ve karar metinlerinin kanunda aranan unsurları eksiksiz içermesi, hem şirket içi işlerliği hem de üçüncü kişilerle olan ilişkilerin sağlıklı yürümesi bakımından önem taşır.

Batıl bir genel kurul kararına dayanılarak yapılan işlemler de kural olarak geçersiz kabul edilir; ancak iyi niyetli üçüncü kişilerin kazanılmış hakları özel olarak korunabilir. Söz konusu düzenleme, ilgili mevzuatın genel sistematiğiyle uyumlu olup, uygulamada bu hükümlerin diğer ilgili kanun maddeleriyle birlikte yorumlanması gerekmektedir.

Butlan ile İptal Edilebilirlik Arasındaki Fark

Butlan ve iptal, aynı sonuca farklı yollardan giden iki ayrı kurumdur. Türk Ticaret Kanunu'nun 447. maddesi batıl kararları sayarken ölçütü kararın içeriğine bağlar: pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran; bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran; anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlar batıldır.

İptal edilebilirlik ise 445. maddede düzenlenmiştir. Kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilir. Buradaki üç aylık süre, butlan iddiası bakımından geçerli değildir; butlan her zaman ileri sürülebilir ve mahkemece resen gözetilir.

Dava açabilecek kişiler bakımından da ayrım vardır. 446. maddeye göre iptal davasını, toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi; çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, katılma yetkisi bulunmayan kişilerin oy kullandığını veya kendisinin katılmasına haksız olarak izin verilmediğini ve bu aykırılıkların karara etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri; yönetim kurulu ve kararın yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri açabilir.

Mevzuat DayanağıGenel kurul kararlarının butlanı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.447'de düzenlenmiştir. Bu hüküm, iptal edilebilirliği düzenleyen m.445-446 hükümlerinden farklı ve daha ağır bir hükümsüzlük halini ifade eder ve doğrudan mahkemece de dikkate alınabilir. Uygulamada bu hükümlerin birbiriyle bağlantılı biçimde değerlendirilmesi, hukuki güvenliğin sağlanması ve olası uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Butlan ile iptal edilebilirlik arasındaki temel fark nedir?

Butlan, kararın baştan itibaren geçersiz olması sonucunu doğururken iptal edilebilirlik, dava açılmadığı sürece kararın geçerliliğini korumasıdır.

Butlan davası kim tarafından açılabilir?

Menfaati bulunan herkes, herhangi bir süreye bağlı olmaksızın butlan davası açabilir; bu bakımdan iptal davasından daha geniş bir çevreyi kapsar.

Hangi kararlar batıl kabul edilir?

Pay sahiplerinin vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran veya anonim şirketin temel yapısına aykırı kararlar batıl sayılır.

Genel kurul kararının butlanı için üç aylık süre işler mi?

Hayır. Üç aylık süre, Türk Ticaret Kanunu'nun 445. maddesinde düzenlenen iptal davasına özgüdür ve karar tarihinden itibaren işler. 447. maddede sayılan butlan hâllerinde ise karar baştan itibaren hükümsüzdür; butlanın tespiti bir süreye bağlı değildir. Bu nedenle iptal süresi geçmiş olsa dahi, karar 447. madde kapsamındaysa hükümsüzlüğünün tespiti istenebilir.

Ticari uyuşmazlıklarınızda yanınızdayız

Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar