Genel kurul kararlarının hukuka aykırılığı, iptal edilebilirlikten farklı olarak bazı hallerde en ağır yaptırım olan butlanla karşılanır; butlan, kararın baştan itibaren hüküm doğurmaması anlamına gelir ve pay sahiplerinin temel haklarının korunması açısından önemli bir güvence oluşturur. Bu konudaki hükümler, gerek şirket yöneticileri ve ortakları gerekse alacaklılar ve üçüncü kişiler bakımından pratikte sıklıkla başvurulan önemli bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.
TTK m.447 uyarınca; pay sahiplerinin genel kurula katılma, oy kullanma, dava açma gibi vazgeçilmez haklarını sınırlayan veya ortadan kaldıran, pay sahiplerinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunda öngörülenin dışında sınırlayan kararlar batıldır. Bu husus, uygulamada tarafların hak ve yükümlülüklerinin netleşmesi bakımından büyük önem taşımakta olup, sözleşme ve karar metinlerinin bu çerçeveye uygun hazırlanması olası uyuşmazlıkların önüne geçer.
Bu sebepler sınırlı sayıda olmayıp genel hükümler kapsamında da butlan sonucuna varılabilir; örneğin genel ahlaka veya kamu düzenine aykırı kararlar da batıl kabul edilir ve mahkemece resen dikkate alınabilir. Konuyla ilgili uygulamada, mahkemelerin somut olayın özelliklerini dikkate alarak değerlendirme yaptığı, bu nedenle ilgili tarafların işlemlerini kanunun aradığı şekil şartlarına tam olarak uydurması gerektiği vurgulanmaktadır.
İptal edilebilir kararlar, belirli süre içinde ve belirli kişilerce dava açılmadığı takdirde geçerliliğini korurken, batıl kararlar başlangıçtan itibaren hüküm doğurmaz ve butlan herkes tarafından, herhangi bir süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir. Bu düzenleme, ilgili tarafların menfaatleri arasında hukuken öngörülen dengenin korunmasını amaçlamakta ve uygulayıcıların bu dengeyi gözeterek işlem yapmasını gerektirmektedir.
Butlanın tespiti için açılan dava, kurucu değil açıklayıcı niteliktedir; mahkeme kararı yalnızca zaten var olan hükümsüzlüğü tespit eder ve geçmişe etkili sonuç doğurur. Uygulamada bu kurala uyulmaması, sözleşmenin veya kararın geçersizliği ya da tarafların sorumluluğu gibi çeşitli hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, ilgili sürecin dikkatle yürütülmesi tavsiye edilir.
Butlan davası, menfaati bulunan herkes tarafından şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılabilir. Davanın kabulü halinde karar, tüm ilgililer bakımından baştan itibaren hükümsüz sayılır. Bu nedenle, ilgili belgelerin ve karar metinlerinin kanunda aranan unsurları eksiksiz içermesi, hem şirket içi işlerliği hem de üçüncü kişilerle olan ilişkilerin sağlıklı yürümesi bakımından önem taşır.
Batıl bir genel kurul kararına dayanılarak yapılan işlemler de kural olarak geçersiz kabul edilir; ancak iyi niyetli üçüncü kişilerin kazanılmış hakları özel olarak korunabilir. Söz konusu düzenleme, ilgili mevzuatın genel sistematiğiyle uyumlu olup, uygulamada bu hükümlerin diğer ilgili kanun maddeleriyle birlikte yorumlanması gerekmektedir.
Butlan, kararın baştan itibaren geçersiz olması sonucunu doğururken iptal edilebilirlik, dava açılmadığı sürece kararın geçerliliğini korumasıdır.
Menfaati bulunan herkes, herhangi bir süreye bağlı olmaksızın butlan davası açabilir; bu bakımdan iptal davasından daha geniş bir çevreyi kapsar.
Pay sahiplerinin vazgeçilmez haklarını ortadan kaldıran veya anonim şirketin temel yapısına aykırı kararlar batıl sayılır.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Ticaret Sicili ve Tescilin Hukuki Etkileri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Esas Sözleşme Değişikliği hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirketlerde Kayıtlı Sermaye Sistemi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Sermaye Azaltımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Murahhas Aza ve Yetki Devri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›