Coğrafi işaret, belirgin bir niteliği, ünü veya özelliği itibarıyla kaynaklandığı yöre, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünleri koruma altına alan bir sınai mülkiyet türüdür. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, coğrafi işaretleri kendi içinde menşe adı ve mahreç işareti olmak üzere iki alt başlığa ayırmış, her birine ürünün coğrafi alanla bağı ölçüsüne göre farklı bir tanım getirmiştir. Bu ayrımın doğru yapılması, başvuru dosyasının hazırlanmasında ve ürün spesifikasyonunun kaleme alınmasında belirleyici bir önem taşır.
Menşe adı, ürünün tüm veya esas özelliklerinin kaynaklandığı coğrafi alana özgü doğal ve beşeri unsurlardan oluştuğu, üretim, işleme ve diğer işlemlerin tamamının bu alanın sınırları içinde gerçekleştiği ürünleri tanımlayan addır. Buradaki kilit ölçüt, ürün ile coğrafi alan arasındaki bağın kesintisiz ve tam olmasıdır; üretim sürecinin herhangi bir aşamasının alan dışına çıkması menşe adı niteliğini zedeler.
Menşe adı statüsü, özellikle tarımsal ürünler ve geleneksel gıda ürünlerinde kullanılır; çünkü bu ürünlerin özelliği büyük ölçüde toprak, iklim ve yerel usta bilgisi gibi alana özgü unsurlardan kaynaklanır. Başvuru sahibi, ürünün tüm üretim zincirinin belirlenen coğrafi sınırlar içinde gerçekleştiğini ürün spesifikasyonunda somut biçimde ortaya koymak zorundadır.
Mahreç işareti ise ürünün belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından coğrafi alan ile özdeşleşmiş olmakla birlikte, üretim, işleme ve diğer işlemlerinden yalnızca en az birinin belirlenen alan sınırları içinde gerçekleşmesini yeterli sayan daha esnek bir kategoridir. Bu esneklik, hammaddesi başka bir bölgeden gelebilen ancak işleme veya son şekillendirme aşaması belirli bir yöreye özgü olan ürünler için uygun bir koruma şekli sunar.
Uygulamada mahreç işareti, özellikle el sanatları ürünleri ve belirli bir usulle işlenen gıda ürünlerinde tercih edilir. Başvuru sahibi, ürünün hangi aşamasının coğrafi alanla bağlı olduğunu ve bu bağının ürünün ününe veya niteliğine nasıl yansıdığını spesifikasyonda açıkça göstermelidir.
Menşe adı ile mahreç işareti arasındaki ayrım, sadece teorik değil, denetim ve amblem kullanımı bakımından da sonuç doğuran pratik bir ayrımdır. Tescil belgesinde hangi türün seçildiği, üretici birliklerinin denetim yükümlülüğünün kapsamını ve ihlal iddialarında ispat yükünün nasıl şekilleneceğini doğrudan etkiler.
Ayrıca coğrafi işaret başvurusu hazırlanırken, menşe adı mı yoksa mahreç işareti mi talep edildiğinin net biçiminde belirlenmesi gerekir; zira Kurum tarafından yapılan inceleme, spesifikasyonda beyan edilen türün şartlarına göre yürütülür ve hatalı nitelendirme başvurunun reddine yol açabilir.
Evet, her iki tür de süreli bir sınırlama olmaksızın, tescil şartları devam ettiği sürece korunur; fark koruma süresinde değil, tescil şartlarının ağırlığındadır.
Bir ürün için aynı anda ikisi birden talep edilemez; başvuru sahibi, ürünün coğrafi alanla bağı hangi yoğunluktaysa ona uygun türü seçmelidir.
Spesifikasyonda beyan edilen şartlar seçilen türle örtüşmüyorsa Kurum eksiklik bildirir; düzeltilmezse başvuru o tür bakımından reddedilebilir.
Marka, patent ve tasarım süreçlerinizde TÜRKPATENT sicilli vekilliğimiz ve hukuki danışmanlığımızla başvurudan uyuşmazlığa kadar her aşamada destek veriyoruz. Durumunuzu değerlendirelim.
Geleneksel Ürün Adının Tescili hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTescilsiz Tasarımın Koruma Süresi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTasarım Başvurusunda Yayımın Ertelenmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTasarımda Önceki Kullanımdan Doğan Hak hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakalePatentin Hükümsüzlüğü Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİlaç Patentinde Bolar İstisnası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›