Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

İşletme Devrinde Sınai Mülkiyet Haklarının Durumu

Bir işletmenin tüm aktif ve pasifiyle devredilmesi, o işletmeye bağlı marka, patent, faydalı model ve tasarım gibi sınai mülkiyet haklarının durumunu da doğrudan etkileyen bir işlemdir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, sınai mülkiyet haklarının işletmeden bağımsız olarak da devredilebileceğini düzenleyerek, işletme devri ile sınai mülkiyet hakkı devrinin birbirinden ayrılabilir iki işlem olduğunu ortaya koymuştur.

Sınai Mülkiyet Haklarının İşletmeden Bağımsızlığı

Sınai mülkiyet hakkına ilişkin devir, lisans, rehin ve benzeri hukuki işlemler, işletmeden bağımsız olarak da gerçekleştirilebilir. Bu düzenleme, bir markanın veya patentin, ait olduğu işletme satılmadan da tek başına devredilebileceğini, tersine bir işletmenin devrinde de sınai mülkiyet haklarının ayrıca ele alınabileceğini gösterir.

İşletme Devrinde Sınai Mülkiyet Haklarının Durumu — bölüm şeması
İşletme Devrinde Sınai Mülkiyet Haklarının Durumu konusunun bölüm şeması

Uygulamada bu esneklik, özellikle işletmenin yalnızca belirli bir kısmını ya da belirli bir marka portföyünü devretmek isteyen taraflar için önem taşır; taraflar, işletmenin tüm unsurlarını değil, yalnızca belirledikleri sınai mülkiyet haklarını devir sözleşmesine konu edebilir. Bu, özellikle birden fazla marka veya patent barındıran işletmelerde, yalnızca belirli bir ürün grubuna ilişkin hakların devredilmesini isteyen taraflar açısından önemli bir esneklik sağlar.

İşletme Devrinde Sözleşme Yorumunun Önemi

İşletmenin tüm aktif ve pasifiyle devredildiği hallerde, taraflar arasında sınai mülkiyet haklarının devre dahil olup olmadığı açıkça kararlaştırılmamışsa, sözleşmenin yorumunda işletmenin faaliyet konusu, sınai mülkiyet hakkının işletmeyle olan fiili ve ekonomik bağı gibi unsurlar dikkate alınır.

Bu nedenle işletme devir sözleşmelerinde, devredilen sınai mülkiyet haklarının tek tek ve açıkça sayılması, ileride çıkabilecek yorum uyuşmazlıklarını önlemek açısından büyük önem taşır; tarafların niyetinin sözleşme metninde net biçimde ifade edilmesi tavsiye edilir.

Devrin Sicile Kaydı ve Üçüncü Kişilere Karşı Hüküm

Sınai mülkiyet hakkına ilişkin hukuki işlemler yazılı şekle tabidir ve devir sözleşmelerinin geçerliliği noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır. İşletme devrine bağlı olarak gerçekleşen sınai mülkiyet hakkı devirlerinde de bu şekil şartına uyulması gerekir.

Devir işlemi, taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikle belirlenen diğer şartların yerine getirilmesi halinde sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır; sicile kaydedilmeyen devir, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Bu nedenle işletmeyi devralan tarafın, devraldığı sınai mülkiyet haklarını vakit geçirmeden sicile tescil ettirmesi gerekir. Aksi halde, devreden tarafın sicilde hala hak sahibi görünmesi, devralanın markayı veya patenti üçüncü kişilere karşı savunmasını veya bunlar üzerinde işlem yapmasını fiilen güçleştirebilir.

Paydaşlığın Devri, Önalım Hakkı ve Noter Şartı

Devir işleminin geçerliliği şekle bağlıdır. SMK m.148'in dördüncü fıkrası uyarınca sınai mülkiyet hakkına ilişkin hukuki işlemler yazılı şekle tabidir; devir sözleşmelerinin geçerliliği ise ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır. İşletme devri sözleşmesinin içine yerleştirilen bir devir kaydı, bu şekil şartını karşılamadıkça sınai mülkiyet hakkının devri bakımından geçerli olmaz.

Hakkın birden fazla sahibi varsa ek bir kural devreye girer. Paydaşlardan biri kendisine düşen payı tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satarsa diğer paydaşların önalım hakkı vardır. Satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilir. Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer; taraflar anlaşamazsa hak, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Cebri artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.

Bazı haklar ise devre hiç konu olamaz. Aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı hakkı; lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaz ve teminat olarak gösterilemez. Ayrıca garanti markasının veya ortak markanın devri ya da ortak marka için lisans verilmesi, sicile kayıt hâlinde geçerlidir; bu iki hak bakımından sicil kaydı geçerlilik şartıdır.

Mevzuat DayanağıKonu 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.148'de düzenlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca, sınai mülkiyet hakkına ilişkin hukuki işlemler işletmeden bağımsız olarak gerçekleştirilebilir; devir sözleşmelerinin geçerliliği noter onayına bağlıdır ve sicile kaydedilmeyen devir işlemleri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Sıkça Sorulan Sorular

İşletme satılırsa markası otomatik olarak yeni sahibine geçer mi?

Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa bu, sözleşmenin yorumuna bağlıdır; bu nedenle devir sözleşmesinde sınai mülkiyet haklarının açıkça sayılması önerilir.

Bir marka, ait olduğu işletme devredilmeden tek başına satılabilir mi?

Evet, sınai mülkiyet hakları işletmeden bağımsız olarak da devredilebilir; marka ve işletme devri birbirinden ayrı işlemler olarak gerçekleştirilebilir.

İşletme devrinde sınai mülkiyet haklarının devri hangi şekilde yapılmalıdır?

Devir sözleşmesi yazılı şekilde ve noter onaylı olarak düzenlenmeli, ardından Kurum siciline tescil ettirilmelidir.

İşletme devrinde sınai mülkiyet hakkının devri için noter onayı gerekir mi?

SMK m.148 uyarınca sınai mülkiyet hakkına ilişkin hukuki işlemler yazılı şekle tabidir ve devir sözleşmelerinin geçerliliği noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır. İşletme devri sözleşmesindeki bir kayıt tek başına bu şartı karşılamaz.

Sınai mülkiyet haklarınız için yanınızdayız

Marka, patent ve tasarım süreçlerinizde TÜRKPATENT sicilli vekilliğimiz ve hukuki danışmanlığımızla başvurudan uyuşmazlığa kadar her aşamada destek veriyoruz. Durumunuzu değerlendirelim.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar