İşçinin maaş ve ücreti, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli kısım ayrıldıktan sonra haczedilebilir; haczolunacak miktar dörtte birden az olamaz ve uygulamada kesinti kural olarak dörtte bir oranında yapılır. Nafaka alacakları bu sınırın istisnasıdır. Ücret haczinde işçinin ve ailesinin geçimi için gerekli kısım korunur.
Maaş, ödenek ve her türlü ücretin, borçlunun ve ailesinin geçinmesi için gerekli görülen miktarı düşüldükten sonra haczedilebilir; ancak haczolunacak miktar dörtte birden az olamaz (İİK m.83).
Bu oran kanunda alt sınır olarak düzenlenmiştir; uygulamada icra dairesi kesintiyi kural olarak dörtte bir oranında belirler ve borçlu ile ailesinin geçimi için gerekli miktarın ayrılmasını gözetir. Amaç, borçlunun asgari geçimini korumaktır.
Nafaka borçlarına ilişkin haciz, dörtte bir sınırına tabi değildir; nafaka alacakları için ücretin daha yüksek bir kısmı haczedilebilir. Ayrıca nafaka alacakları diğer alacaklara göre önceliklidir.
Aynı ücret üzerinde birden çok haciz varsa, nafaka alacakları öncelikle karşılanır; kalan kısım diğer alacaklılar arasında sıraya göre paylaştırılır.
Bazı ödemeler kısmen veya tamamen haczedilemez. İşçinin kıdem tazminatı ve bazı sosyal yardımlar bakımından da sınırlamalar söz konusudur; her kalem kendi kurallarına göre değerlendirilir.
Borçlu, ücretinin sınırın üzerinde haczedildiğini düşünüyorsa icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurabilir. Şikâyet, ölçüsüz kesintinin düzeltilmesini sağlar.
Maaş haczi, icra dairesinin işverene gönderdiği yazıyla uygulanır. İşveren, borçlunun kendi nezdinde çalıştığını, ücretinin tutarını ve varsa önceki hacizleri icra dairesine bildirmekle yükümlüdür (İcra ve İflas Kanunu m.355). Bildirimin gecikmesi, hem alacaklının zarara uğramasına hem de işveren yönünden sorumluluk doğmasına yol açar. Bildirimden sonra kesinti, her ödeme döneminde düzenli biçimde yapılır ve doğrudan icra dosyasına gönderilir; borçlunun eline geçen tutar üzerinden değil, kanuna göre hesaplanan matrah üzerinden belirlenir. İşveren kesintiyi kendiliğinden durduramaz; haczin kalkması için icra dairesinden bu yönde bir yazı gelmesi gerekir.
Borçlunun işten ayrılması hâlinde işveren, durumu gecikmeksizin icra dairesine bildirmek zorundadır; bildirilmemesi hâlinde dosya işlemsiz kalır ve sorumluluk gündeme gelir. Kesintiyi yapmayan veya yaptığı hâlde icra dairesine göndermeyen işveren, kesilmesi gereken tutardan kişisel olarak sorumlu tutulur ve hakkında doğrudan takip yapılabilir (İcra ve İflas Kanunu m.356). İcra dairesinin yazılarına uymayanlar bakımından ayrıca cezai sonuçlar öngörülmüştür (İcra ve İflas Kanunu m.357). Bu nedenle haciz yazılarının dosyalanması, sıra ilişkisinin izlenmesi ve kesinti kayıtlarının bordroyla uyumlu biçimde tutulması gerekir. İşçinin yalnızca asgari ücret aldığı durumlarda kesintinin mümkün olup olmadığı sorusu ise asgari ücrete haciz başlığında ayrıca yanıtlanmaktadır. İşveren açısından bu kayıtların neden bu kadar önemli olduğunu anlamak için maaş haczinde işverenin yükümlülükleri konusuna da göz atılabilir.
Sık görülen bir yanılgı, dörtte birlik oranın kanunda üst sınır olarak düzenlendiğinin sanılmasıdır. Kanun önce borçlunun ve ailesinin geçimi için icra memurunca lüzumlu görülen miktarın ayrılmasını öngörür; haczolunacak miktar ise dörtte birden az olamaz. İkinci yanılgı, borçlunun haczedilmezlikten önceden feragat edebileceği düşüncesidir; haczi caiz olmayan mal ve haklar bakımından, haciz uygulanmadan önce yapılan feragat geçerli sayılmaz. Bu kural, borçlunun asgari geçim güvencesini korumaya yöneliktir ve sözleşmeyle bertaraf edilemez.
Bir diğer hata süreye ilişkindir. Ölçüsüz kesintiye karşı şikâyet, kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır; dilekçede kesintinin hangi yönüyle hukuka aykırı olduğu somut biçimde açıklanmalıdır. Kamu düzenine ilişkin haczedilmezlik iddialarında süresiz şikâyet tartışması gündeme gelse de, beklemeden başvurmak en güvenli yoldur. Ayrıca ikramiye, yol ve yemek yardımı gibi kalemlerin ücret sayılıp sayılmayacağı tek tek değerlendirilmelidir. Toplu ve genelleyici bir yaklaşım, hem alacaklı hem borçlu yönünden hak kaybı doğurur ve yeni şikâyetlere yol açar.
Geçim için gerekli kısım düşüldükten sonra haciz yapılır; haczolunacak miktar dörtte birden az olamaz ve uygulamada kesinti kural olarak dörtte bir oranında yapılır.
Hayır. Nafaka alacakları dörtte bir sınırına tabi değildir ve diğer alacaklara göre önceliklidir.
Ölçüsüz veya hukuka aykırı kesintiye karşı icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurarak düzeltilmesini isteyebilirsiniz.
Kıdem-ihbar tazminatından işçilik alacaklarına, iş kazasından mobbinge kadar tüm iş hukuku uyuşmazlıklarında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak süreçlerinizi yürütüyoruz. Bize ulaşın.
Analık izni İş Kanunu m.74 uyarınca doğum öncesi ve sonrası sekizer haftadır; çoğul gebelikte ek süre, günde bir buçuk saat süt izni ve ücretsiz izin hakkı.
Devamını oku ›MakaleBelirli süreli iş sözleşmesinin haksız feshinde işçi, kalan süreye ilişkin bakiye ücret isteyebilir; hesaplama ölçütleri ve indirim sebepleri anlatılıyor.
Devamını oku ›Makaleİş Sözleşmesinin Askıya Alınması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİşsizlik Ödeneği Şartları ve Başvurusu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKısmi Süreli Çalışmada Kıdem ve İhbar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİş Kazasında İşverenin Kusuru ve Sorumluluğu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›