Anonim şirket, sermayesi paylara bölünmüş ve büyük ölçekli yatırımlara uygun bir şirket türüdür. Halka açılma ve yatırımcı çekme imkânlarıyla öne çıkar.
Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş, borçlarından yalnızca malvarlığıyla sorumlu olan bir sermaye şirketidir (TTK m.329). Pay sahipleri, taahhüt ettikleri sermaye payları ile ve yalnızca şirkete karşı sorumludur.
Bu yapı, büyük ölçekli ve sermaye yoğun girişimler için elverişli bir model sunar.
Kuruluş için bir veya daha fazla kurucunun bulunması, esas sözleşmenin hazırlanıp kurucular tarafından imzalanması ve gerekli sermayenin taahhüt edilmesi gerekir (TTK m.335 vd.). Esas sözleşme, MERSİS üzerinden düzenlenir ve usulüne uygun onaylanır.
Nakdi sermayenin kanunda öngörülen kısmının tescilden önce ödenmesi ve kalanının belirlenen sürede tamamlanması gerekir.
Şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Tescil ve ilan ile şirket üçüncü kişilere karşı varlık kazanır; yönetim kurulu ve denetim yapısı esas sözleşmeye göre oluşturulur.
Kuruluşta en sık görülen hata, esas sözleşmenin şirketin gerçek faaliyetini karşılamayacak biçimde eksik ya da kalıplaşmış metinlerle düzenlenmesidir. İşletme konusunun dar yazılması sonradan tadil zorunluluğu doğurur ve tescil işlemlerini geciktirir. Pay devri sınırlamaları, imtiyazlı paylar ve temsil yetkisinin kapsamı gibi konuların esas sözleşmede açıkça düzenlenmemesi, ortaklar arasında ilerleyen dönemde uyuşmazlık çıkarır. Nakdî sermayenin kanunda öngörülen kısmının tescilden önce bankaya yatırılmaması ya da yatırıldığına ilişkin belgenin sicile sunulmaması da tescil talebinin reddine yol açar (TTK m.344, m.345). Sicil müdürlüğüne sunulan belgelerdeki imza ve temsile ilişkin eksiklikler de sürecin başında fark edilmediğinde tescil aşamasında zaman kaybı doğurur.
Ayni sermaye konulmasında da sık hata yapılır. Üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya tedbir bulunan malvarlığı unsurları ile hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olarak konulamaz (TTK m.342). Ayni sermayeye mahkemece atanan bilirkişilerce değer biçilmesi gerekir; bu adımın atlanması kuruluşu sakatlar (TTK m.343). Kurucular tarafından gerçeğe aykırı beyanda bulunulması ya da sermaye taahhüdünün karşılıksız gösterilmesi hâlinde kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin ve ilgili kişilerin hukuki ve cezai sorumluluğu gündeme gelir (TTK m.549-551). Kuruluş belgelerinin ve beyanların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, sonraki dönemde açılan sorumluluk davalarında ilk incelenen konulardan biridir.
Bazı şirketlerin kuruluşu Ticaret Bakanlığının iznine bağlıdır; bankalar, sigorta şirketleri, finansal kiralama ve faktoring şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile serbest bölge kurucusu şirketler bu kapsamda sayılabilir (TTK m.333). Bu alanlarda asgari sermaye, kurucu niteliği ve esas sözleşme içeriği bakımından özel mevzuat ek koşullar öngörür; izin alınmadan yapılan tescil talepleri reddedilir. Halka açılmayı hedefleyen yapılarda ise kayıtlı sermaye sistemine geçiş, sermaye piyasası mevzuatının aradığı şartların ayrıca sağlanmasını gerektirir. Faaliyet izni ile ticaret siciline tescil birbirinden ayrı aşamalardır. Bu nedenle faaliyet alanı belirlenirken izin gerekip gerekmediğinin, esas sözleşme hazırlanmadan önce araştırılması gerekir.
Tek pay sahipli anonim şirkette pay sahibinin adı, yerleşim yeri ve vatandaşlığı tescil ve ilan edilir; pay sahibi sayısının sonradan bire düşmesi hâlinde de durumun yönetim kuruluna bildirilmesi ve tescil ettirilmesi gerekir (TTK m.338). Kuruluşta kanun hükümlerine aykırılık bulunması hâlinde, tescil ve ilandan itibaren kanunda öngörülen süre içinde şirketin feshi istenebilir; mahkeme eksikliklerin giderilmesi için süre tanıyabilir (TTK m.353). Şirket tescil edilinceye kadar onun adına işlem yapanlar, bu işlemlerden kişisel olarak ve müteselsilen sorumludur (TTK m.355). Şirket, bu işlemleri tescilden sonra kanunda öngörülen süre içinde açıkça kabul ederse sorumluluk şirkete geçer.
Anonim şirket bir veya daha fazla kurucu ile kurulabilir; tek pay sahipli anonim şirket de mümkündür.
Şirket, ticaret siciline tescil edildiği anda tüzel kişilik kazanır.
Pay sahibi, yalnızca taahhüt ettiği sermaye payı kadar ve şirkete karşı sorumludur; şirket borçlarından kişisel malvarlığıyla sorumlu değildir.
Şirket kuruluşundan ticari uyuşmazlıklara, sözleşmelerden kambiyo takiplerine kadar ticari hayatın her alanında CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Anonim şirket genel kurul kararlarının kesin hükümsüzlük hali olan butlan sebepleri ve iptal davasından farkı 6102 sayılı TTK m.447'ye göre incelenir.
Devamını oku ›MakaleAnonim şirket genel kurulunun kanunen sahip olduğu ve başka bir organa devredemeyeceği görev ve yetkiler 6102 sayılı TTK m.408 çerçevesinde açıklanır.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Pay Devri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleYönetim Kurulu Toplantı ve Kararları hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakalePay Sahipliğinden Doğan Haklar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTek Kişilik Anonim ve Limited Şirket hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›