Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Anonim Şirketlerde Kayıtlı Sermaye Sistemi

Kayıtlı sermaye sistemi, esas sözleşmede belirlenen tavan sermaye sınırları içinde yönetim kuruluna sermaye artırma yetkisi tanıyan, esas sermaye sistemine göre daha esnek bir düzenlemedir. Bu sistem, özellikle hızlı finansman ihtiyacı duyan şirketler bakımından önemli avantajlar sağlar. Bu konudaki hükümler, gerek şirket yöneticileri ve ortakları gerekse alacaklılar ve üçüncü kişiler bakımından pratikte sıklıkla başvurulan önemli bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.

Sistemin İşleyişi

TTK m.460 uyarınca kayıtlı sermaye sistemini kabul eden anonim şirketlerde, esas sözleşmede öngörülen azami sermaye tutarına kadar yönetim kurulu, genel kurul kararı almaksızın sermayeyi artırmaya yetkili kılınabilir. Bu yetki esas sözleşmeyle sınırlı bir süre için tanınır ve süre sonunda yenilenmesi gerekir. Bu husus, uygulamada tarafların hak ve yükümlülüklerinin netleşmesi bakımından büyük önem taşımakta olup, sözleşme ve karar metinlerinin bu çerçeveye uygun hazırlanması olası uyuşmazlıkların önüne geçer.

Anonim Şirketlerde Kayıtlı Sermaye Sistemi — bölüm şeması
Anonim Şirketlerde Kayıtlı Sermaye Sistemi konusunun bölüm şeması

Sistemin temel amacı, şirketlerin finansman ihtiyaçlarını hızlı ve esnek biçimde karşılayabilmesidir. Özellikle halka açık şirketlerde bu esneklik, sermaye piyasası işlemlerinin hızını artırır ve genel kurul toplama zorunluluğunu ortadan kaldırır. Konuyla ilgili uygulamada, mahkemelerin somut olayın özelliklerini dikkate alarak değerlendirme yaptığı, bu nedenle ilgili tarafların işlemlerini kanunun aradığı şekil şartlarına tam olarak uydurması gerektiği vurgulanmaktadır.

Kuruluş Şartları ve Sınırlar

Kayıtlı sermaye sistemine geçiş, esas sözleşme değişikliği gerektirir ve ilgili bakanlığın iznine tabidir. Halka açık olmayan şirketlerde kayıtlı sermaye tavanı, başlangıç sermayesinin belirli bir katını aşamaz; halka açık şirketlerde ise 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.18 hükümleri esas alınır. Bu düzenleme, ilgili tarafların menfaatleri arasında hukuken öngörülen dengenin korunmasını amaçlamakta ve uygulayıcıların bu dengeyi gözeterek işlem yapmasını gerektirmektedir.

Yönetim kurulunun bu yetkiyi kullanarak aldığı sermaye artırım kararları, esas sermaye sistemindeki genel kurul kararlarıyla aynı hukuki sonuçları doğurur ve ticaret siciline tescil edilmesi zorunludur. Uygulamada bu kurala uyulmaması, sözleşmenin veya kararın geçersizliği ya da tarafların sorumluluğu gibi çeşitli hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, ilgili sürecin dikkatle yürütülmesi tavsiye edilir.

Halka Açık Şirketlerde Özellikler

Halka açık anonim şirketlerde kayıtlı sermaye sistemi, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile TTK'nin birlikte uygulanmasını gerektirir. Sermaye Piyasası Kurulunun izni, bu şirketlerde sermaye artırım sürecinin önemli bir aşamasını oluşturur ve yatırımcıların korunmasına hizmet eder. Bu nedenle, ilgili belgelerin ve karar metinlerinin kanunda aranan unsurları eksiksiz içermesi, hem şirket içi işlerliği hem de üçüncü kişilerle olan ilişkilerin sağlıklı yürümesi bakımından önem taşır.

Sistemin sona ermesi, tavan sermayenin dolması, sürenin geçmesi veya esas sözleşmede yapılacak bir değişiklikle esas sermaye sistemine dönülmesi yoluyla gerçekleşebilir; bu durumda tekrar esas sermaye sistemi hükümleri uygulanır. Söz konusu düzenleme, ilgili mevzuatın genel sistematiğiyle uyumlu olup, uygulamada bu hükümlerin diğer ilgili kanun maddeleriyle birlikte yorumlanması gerekmektedir.

Yönetim Kurulu Kararına Karşı İptal Davası

Kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artırımı genel kurul yerine yönetim kurulu kararıyla yapıldığı için, Türk Ticaret Kanunu'nun 460. maddesi bu karara karşı ayrı bir denetim yolu öngörmüştür. Maddenin beşinci fıkrasına göre yönetim kurulu kararları aleyhine pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri, Kanunun 445. maddesinde öngörülen sebeplerin varlığı hâlinde kararın ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde iptal davası açabilirler. Bu davaya 448 ilâ 451. maddeler kıyas yoluyla uygulanır.

Süre genel kurul kararlarına göre daha kısadır ve başlangıcı farklıdır: burada bir aylık süre kararın ilanı tarihinden işlemeye başlar. Bu nedenle maddenin ikinci fıkrasındaki ilan yükümlülüğü yalnızca bir şeffaflık kuralı değil, dava süresini başlatan işlemdir. Yönetim kurulu; artırılan sermayenin tutarını, çıkarılacak yeni payların itibarî değerlerini, sayılarını, cinslerini, primli ve imtiyazlı olup olmadıklarını, rüçhan hakkının sınırlandırılıp sınırlandırılmadığını, kullanılma şartları ile süresini kararında belirtir, esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde ilan eder ve internet sitesinde yayımlar.

Yönetim kurulunun yetkisi de esas sözleşmeyle çizilen sınırla kayıtlıdır. Yetki en çok beş yıl için tanınabilir ve artırım ancak esas sözleşmede belirlenen kayıtlı sermaye tavanına kadar yapılabilir. Ayrıca yönetim kurulunun imtiyazlı veya itibarî değerinin üzerinde pay çıkarabilmesi ve pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını sınırlandırabilmesi için esas sözleşmeyle ayrıca yetkilendirilmiş olması şarttır. Artırımın tamamlanmasından sonra çıkarılmış sermayeyi gösteren esas sözleşme maddesinin yeni şekli yönetim kurulunca tescil ettirilir.

Mevzuat DayanağıKayıtlı sermaye sistemi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.460'ta düzenlenmiştir. Halka açık şirketler bakımından ayrıca 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.18 hükümleri uygulama alanı bulur ve bu iki düzenleme birlikte değerlendirilir. Uygulamada bu hükümlerin birbiriyle bağlantılı biçimde değerlendirilmesi, hukuki güvenliğin sağlanması ve olası uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kayıtlı sermaye sistemine hangi şirketler geçebilir?

Esas sözleşmesinde bu yönde değişiklik yapan ve ilgili bakanlıktan izin alan anonim şirketler kayıtlı sermaye sistemine geçebilir.

Bu sistemde sermaye artırımına kim karar verir?

Esas sözleşmede öngörülen tavana kadar yönetim kurulu, genel kurul kararı olmaksızın sermaye artırımına karar verebilir ve bu kararı tescil ettirir.

Halka açık şirketlerde ek bir izin gerekir mi?

Evet, halka açık şirketlerde Sermaye Piyasası Kurulunun izni sermaye artırım sürecinin önemli ve zorunlu bir parçasıdır.

Kayıtlı sermaye sisteminde artırım kararına karşı ne kadar sürede dava açılabilir?

Türk Ticaret Kanunu'nun 460. maddesinin beşinci fıkrasına göre pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri, 445. maddede öngörülen sebeplerin varlığı hâlinde kararın ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde iptal davası açabilirler. Süre genel kurul kararlarındaki üç aylık süreden kısadır ve karar tarihinden değil ilan tarihinden işler. Davaya 448 ilâ 451. maddeler kıyas yoluyla uygulanır.

Ticari uyuşmazlıklarınızda yanınızdayız

Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar