Hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında ancak zilyetliğin geçirilmesi suretiyle payı devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılacak bildirimle hüküm ifade eder; bildirimde bulunulmaması hâlinde senede sahip olanlar paya bağlı haklarını gerekli bildirim yapılıncaya kadar kullanamaz (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.489). Bu düzenleme 27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı Kanunla getirilmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 486. maddesinin ikinci fıkrasına göre paylar hamiline yazılı ise yönetim kurulu, pay bedelinin tamamının ödenmesi tarihinden itibaren üç ay içinde pay senetlerini bastırıp pay sahiplerine dağıtır. Yönetim kurulunun bastırma kararı tescil ve ilan edilir, ayrıca şirketin internet sitesine konulur.
Aynı fıkraya 7262 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca, hamiline yazılı pay sahipleri ile sahip oldukları paya ilişkin bilgiler, senetler pay sahiplerine dağıtılmadan önce Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilir. Bu ilk bildirim yükümlülüğü şirkete aittir.
Pay senedi bastırılıncaya kadar ilmühaber çıkarılabilir ve ilmühaberlere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler uygulanır.
Kanunun 7262 sayılı Kanunla değiştirilen 489. maddesinin birinci fıkrasına göre hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında ancak zilyetliğin geçirilmesi suretiyle payı devralan tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılacak bildirimle hüküm ifade eder.
Devir bakımından iki unsur birliktedir: senet zilyetliğinin geçirilmesi ve devralanın bildirimi. Zilyetlik devredilmiş olsa bile bildirim yapılmadıkça devir şirkete ve üçüncü kişilere karşı sonuç doğurmaz.
Maddenin ikinci fıkrası, senede bağlı hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihinin esas alınacağını belirtir. Bu tarih, hak sahipliğinin ileri sürülebileceği anı belirler.
Kanunun 489. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine göre Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirimde bulunulmaması hâlinde, hamiline yazılı pay senedine sahip olanlar bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli bildirim yapılıncaya kadar kullanamaz.
Bu, hakların ortadan kalkması değil, kullanılamaması sonucunu doğurur. Bildirim yapıldığı anda paya bağlı hakların kullanılması mümkün hâle gelir.
Uygulamada bu hüküm en çok genel kurula katılma ve oy kullanma bakımından sonuç doğurur. Bildirimi yapılmamış hamiline yazılı pay sahiplerinin hazır bulunanlar listesine alınmaması gündeme gelir.
Kanunun 489. maddesinin üçüncü fıkrasına göre Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hamiline yazılı pay senetleriyle ilgili tutulan kayıtlar, ilgili kanunlar uyarınca yetkili kılınmış mercilerle paylaşılır.
Dördüncü fıkra, hamiline yazılı pay senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilmesi ve kaydedilmesine ilişkin usul ve esaslar ile bu kapsamda alınacak ücretlerin Ticaret Bakanlığınca çıkarılan tebliğle belirleneceğini öngörür.
Bu nedenle bildirim işleminin biçimi, başvuru kanalları ve istenecek belgeler bakımından yürürlükteki tebliğ metninin kontrol edilmesi gerekir.
7262 sayılı Kanunla eklenen geçici 14. madde, hamiline yazılı pay senedine sahip olanların 31/12/2021 tarihine kadar Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilmek üzere pay senetleriyle birlikte anonim şirkete başvurmasını öngörmüştür. Başvuru üzerine yönetim kurulu, beş iş günü içinde pay sahipleri ile paya ilişkin bilgileri Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirir.
Aynı maddeye göre pay sahipleri anonim şirkete başvurmazsa, Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli başvuru yapılıncaya kadar kullanamaz. Bu, 489. maddedeki sonuçla paralel bir düzenlemedir.
Kanunun 562. maddesinin on üçüncü fıkrasının (a) bendi, 486. maddenin ikinci fıkrası uyarınca bildirimde bulunmayanlar için idari para cezası öngörür. Aynı fıkranın (b) bendi ise Anayasa Mahkemesinin 18/1/2024 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. İdari para cezaları, aksine hüküm bulunmayan hâllerde mahallin en büyük mülki amiri tarafından verilir.
Önce senedin gerçekten hamiline yazılı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Esas sözleşme ve senet metni birlikte incelenir.
Zilyetliğin devri, yani senedin fiilen teslimi belgelendirilmelidir. Teslim tutanağı düzenlenmesi ileride doğabilecek uyuşmazlıkları azaltır.
Bildirim yükümlülüğünün devirde devralana ait olduğu unutulmamalıdır. Şirketin ilk bildirim yükümlülüğü ile devralanın bildirim yükümlülüğü birbirinden farklıdır.
Bildirim tarihi, hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceği an olduğundan gecikmeden yapılmalıdır. Genel kurul öncesinde bu husus ayrıca kontrol edilmelidir.
Bildirim usulü ve ücretler Ticaret Bakanlığı tebliğiyle belirlendiğinden, işlem öncesinde güncel tebliğ metnine bakılmalıdır.
Türk Ticaret Kanununun 489. maddesine göre devir, şirket ve üçüncü kişiler hakkında ancak zilyetliğin geçirilmesi ve devralanın Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirimde bulunmasıyla hüküm ifade eder.
Devirde bildirim yükümlülüğü payı devralana aittir. Senetlerin ilk kez bastırılıp dağıtılması aşamasında ise bildirim, 486. maddenin ikinci fıkrası uyarınca şirket tarafından yapılır.
Kanunun 489. maddesine göre bildirimde bulunulmaması hâlinde senede sahip olanlar, bu Kanundan doğan paya bağlı haklarını gerekli bildirim yapılıncaya kadar kullanamaz. Haklar sona ermez, kullanımı askıya alınır.
Kanunun 489. maddesinin ikinci fıkrasına göre paya bağlı hakların şirkete ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde Merkezi Kayıt Kuruluşuna yapılan bildirim tarihi esas alınır.
Kanunun 562. maddesinin on üçüncü fıkrasının (a) bendi, 486. maddenin ikinci fıkrası uyarınca bildirimde bulunmayanlar için idari para cezası öngörmektedir. Aynı fıkranın (b) bendi Anayasa Mahkemesinin 18/1/2024 tarihli kararıyla iptal edilmiştir.
Ticari sözleşmelerin hazırlanması ve sona erdirilmesi, faturaya itiraz, şirket ortaklığından doğan uyuşmazlıklar ile ticari alacakların takibinde büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
Nama ve hamiline yazılı pay senetleri arasındaki farklar.
Devamını oku ›MakalePay devrinin şekli, sınırlamalar ve pay defterine kayıt.
Devamını oku ›MakaleMalvarlığı ve yönetime katılma haklarının kapsamı.
Devamını oku ›