Trafik kazası sonrası zarar görenlerin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca yasal bir zorunluluktur. Zarar gören kişi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilmek için öncelikle başvurunu yazılı olarak yapmalı ve şirketin yanıt süresini beklemelidir. Bu süreç, hukuki uyuşmazlıkların çözümü ve tazminatın tahsili noktasında kritik bir aşamadır.
Trafik kazası sonucu meydana gelen zararların tazmin edilmesi noktasında zorunlu mali sorumluluk sigortası temel bir güvence sağlar. Karayolları Trafik Kanunu kapsamında düzenlenen bu sistem, araç işletenlerin veya sürücülerin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak üzere kurulmuştur. Sigorta şirketi, poliçe limitleri dahilinde hak sahibinin uğradığı maddi zararları ödemekle yükümlü tutulmuştur.
Söz konusu tazminat süreci doğrudan doğruya kanunla belirlenen usullere tabidir. Zarar gören tarafın haklarını arayabilmesi için öncelikle sigorta kuruluşuna başvurması şart koşulmuştur. Bu başvuru, uyuşmazlığın mahkemeye taşınmadan önce idari veya sigorta şirketleri nezdinde çözülmesi amacıyla getirilmiş bir ön şart niteliğindedir.
Kanun metinlerine göre sigortacı, poliçe limitleri içerisinde kalan miktarları hak sahibine ödemekle mükelleftir. Bu ödeme yükümlülüğü, sigortacının sorumluluk sınırları ile sınırlıdır. Zarar görenin hakları, sigorta şirketinin sunduğu teminatın kapsamı ve Karayolları Trafik Kanunu m.97 ve m.99 hükümlerinin sınırları içerisinde değerlendirilir.
Sigorta şirketine yapılacak başvurunun geçerli sayılabilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması gerekir. Öncelikle zararın oluştuğu kazaya ilişkin somut verilerin belgelenmiş olması şarttır. Başvurunun mutlaka yazılı olarak yapılması ve sigorta kuruluşunun merkezine veya bir şubesine iletilmesi, sürecin hukuki geçerliliği açısından vazgeçilmez bir unsurdur.
Başvuruda talep edilen miktarın ve zararın niteliğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Zarar gören kişi, uğradığı maddi kaybı veya diğer zararlarını yazılı olarak beyan etmelidir. Sigorta şirketinin bu talebi değerlendirebilmesi için başvurunun eksiksiz ve kanunda öngörülen belgelerle desteklenmiş olması, sürecin hızlanması ve hak kaybı yaşanmaması adına önem taşır.
Zarar görenin, sigorta şirketinin genel şartlarında belirtilen belgeleri eksiksiz bir şekilde iletmiş olması gerekir. Kanun, sigortacının ödeme yapabilmesi için bu belgelerin kendisine ulaştırılmasını şart koşar. Belgelerin eksik olması durumunda sigorta şirketinin inceleme süreci uzayabilir veya uyuşmazlık çıkması durumunda yasal yollara başvurma hakkı doğabilir.
Başvuru yapıldıktan sonraki süreçte sigorta şirketinin uyması gereken kesin süreler bulunmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca, sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplandırmak zorundadır. Bu süre, zarar görenin bir sonraki hukuki adımını belirleyen en kritik zaman dilimidir.
Sigorta kuruluşunun başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin bir uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören yeni bir aşamaya geçebilir. Bu durumda zarar gören, uyuşmazlığın çözümü için doğrudan dava açma veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurma hakkına sahip olur. Bekleme süresi dolmadan dava açılması usul ekonomisi açısından sorun yaratabilir.
Ödeme aşamasında ise sigortacının yükümlülükleri devam eder. Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeler sigortacının merkezine veya kuruluşlarından birine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde, sigorta sınırları içindeki miktarların ödenmesi gerekir. Bu süre, belgelerin sigortacıya ulaştığı andan itibaren işlemeye başlar ve sigortacının ödeme borcunun vadesini belirler.
Sigorta şirketinin ödeme yapması, sadece zarar görenle olan ilişkiyi değil, diğer sigortacılar arasındaki süreci de başlatır. Ödemeyi gerçekleştiren sigortacı, ödediği miktarın sorumluluk oranlarına göre diğer sigortacılar arasında paylaşılmasını talep edebilir. Bu mekanizma, kazada birden fazla sigorta şirketinin sorumlu olduğu durumlarda rücu süreçlerini düzenler.
Diğer sigortacılar, ödemeyi yapan sigortacının talebi üzerine, kendilerine düşen miktarı sekiz iş günü içinde ödemekle yükümlüdür. Bu süreç, sigorta şirketleri arasındaki mali dengenin korunması ve zarar görenin ödemeyi tek bir kanaldan alabilmesi için tasarlanmıştır. Her bir sigortacı, kendi poliçe limitleri ve sorumluluk oranları çerçevesinde hareket eder.
Zarar görenin hakları, sigorta şirketinin yaptığı ödeme ile sınırlı değildir. Eğer sigorta şirketi poliçe limitlerini aşan bir zarar ile karşı karşıyaysa, aşan kısım için diğer yasal yollara başvurulabilir. Ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında, sigortacının sorumluluğu sadece poliçede belirlenen limitlerle sınırlı kalmaktadır.
Süreçlerin takibinde en sık yapılan hatalardan biri, sigorta şirketine yazılı başvuru yapmadan doğrudan dava açmaya çalışmaktır. Kanun, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurulmasını bir zorunluluk olarak öngördüğü için, bu aşamanın atlanması davanın usulden reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle, önce yazılı başvuru yapılması ve cevap süresinin beklenmesi gerekir.
Belgelerin eksik veya yanlış iletilmesi, ödeme sürecinin başlamasını engelleyen bir diğer önemli unsurdur. Sigorta şirketinin belgeleri aldığı tarihten itibaren başlayan sekiz iş günlük süre, belgelerin tam ve usulüne uygun teslimiyle başlar. Eksik belge gönderilmesi durumunda sigortacının ödeme yükümlülüğü henüz başlamış sayılmayabilir ve bu durum hak kaybına neden olabilir.
Sigorta şirketinin 15 günlük cevap süresini aşması veya talebi reddetmesi durumunda, doğrudan mahkemeye gitmek yerine tahkim yolu da değerlendirilmelidir. Tahkim süreci, uyuşmazlıkların daha hızlı çözülmesi imkanı sunarken, her iki yolun da kanuni şartlara uygun şekilde kullanılması, sürecin hukuki sonuçlarını doğrudan etkilemektedir.
Evet, Karayolları Trafik Kanunu m.97 uyarınca, dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması yasal bir zorunluluktur.
Sigorta kuruluşu, yapılan yazılı başvuruyu en geç 15 gün içinde cevaplandırmak zorundadır. Bu süre içinde cevap verilmezse dava açma hakkı doğar.
Gerekli belgeler sigortacıya iletildikten sonra, sigorta şirketi sekiz iş günü içinde poliçe limitleri dahilindeki tutarı ödemekle yükümlüdür.
Sigorta şirketinin cevabı talebi karşılamazsa, zarar gören kişi dava açabilir veya tahkim yoluna başvurabilir.
Tazminat, sigorta başvurusu ve tahkim süreçlerinde hukuki destek için bize ulaşın.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Ölümlü trafik kazasında destekten yoksun kalanlar maddi, yakınlar manevi tazminat isteyebilir; işleten ve sürücü müteselsilen sorumludur. KTK m. 85.
Devamını oku ›MakaleKusur oranı; kaza tespit tutanağı, kamera kayıtları ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Zarar görenin kusuru tazminattan indirim sebebidir. KTK m. 86.
Devamını oku ›MakaleTrafik kazası sonrası tedavi giderleri SGK tarafından karşılanır; kapsam dışı kalan giderler ile refakat ve bakım masrafları sorumlulardan talep edilebilir.
Devamını oku ›MakaleTrafik kazasından doğan maddi zarar talepleri, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren 10 yılda zamanaşımına uğrar.
Devamını oku ›MakaleZorunlu trafik sigortasında dava öncesi sigortacıya yazılı başvuru şarttır; şirket 15 gün içinde cevap vermezse dava veya tahkim yolu açılır. KTK m. 97.
Devamını oku ›MakaleDASK, binaların depremden doğan maddi zararlarını poliçe limitine kadar karşılar; kapsam dışı zararlar için ek sigorta ve genel hükümlere göre talep gerekir.
Devamını oku ›