2918 sayılı KTK m. 97 uyarınca zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı cevaplamazsa veya verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir ya da sigorta tahkimine başvurabilir.
Trafik kazasından doğan zararlar için sigorta şirketine karşı doğrudan dava açılmadan önce yazılı başvuru zorunludur; bu bir dava şartıdır ve yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir.
Başvuru, zarar görenin kendisi veya vekili tarafından yapılır; poliçeyi düzenleyen sigorta şirketine yöneltilir. Kaza tespit tutanağı, hasar belgeleri, fatura ve raporlar başvuruya eklenir.
Sigorta kuruluşu, başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamak zorundadır. Bu süre, zarar görenin belirsizlik içinde bekletilmesini önler.
Cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde zarar gören; dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir. İki yol arasındaki seçim, tutar ve hız beklentisine göre yapılır.
Maddi hasarda: kaza tespit tutanağı, ruhsat ve ehliyet fotokopileri, hasar fotoğrafları, onarım faturası veya eksper raporu, IBAN bilgisi.
Bedensel zararda: hastane raporları, epikriz, tedavi giderlerine ilişkin belgeler, iş göremezlik raporu; ölüm hâlinde ölüm belgesi, veraset ilamı ve destek ilişkisini gösteren belgeler eklenir.
Belgelerin eksik gönderilmesi süreyi başlatmaz; sigortacı eksik bildirimini yaparsa süre tamamlanma tarihinden işler. Bu nedenle başvuru dosyası ilk seferde eksiksiz kurulmalıdır.
6102 sayılı TTK m. 1427 uyarınca sigorta tazminatı; rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra araştırmalar bitince ve her hâlde riziko ihbarından 45 gün sonra muaccel olur (can sigortalarında 15 gün).
Borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer; sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.
Muacceliyet tarihinin doğru saptanması, talep edilecek faiz tutarını doğrudan belirler; başvuru ve belge teslim tarihleri kayıt altına alınmalıdır.
Araştırmalar riziko ihbarından başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlıkta mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak öder.
Bu hüküm, uzayan dosyalarda mağdurun nakit ihtiyacını karşılayan güçlü bir haktır ve uygulamada yeterince kullanılmaz.
Avans ödemesi nihai tazminat değildir; mahsup edilerek son hesapta dikkate alınır.
Sigorta Tahkim Komisyonu genellikle daha hızlı sonuç verir ve masrafı düşüktür; belirli tutarların altındaki kararlar kesindir, üzerindekilerde itiraz yolu vardır.
Mahkeme yolu ise daha kapsamlı delil incelemesine imkân tanır; karmaşık kusur ve maluliyet tartışmalarında tercih edilebilir.
Her iki yolda da zamanaşımı süreleri işlemeye devam eder; başvurunun ve cevabın tarihleri belgelenerek dosyaya konmalıdır.
Uygulamada dosyanın kaderini belirleyen şey çoğu zaman hukuki argümanın gücü değil, belgelerin zamanında ve eksiksiz toplanmış olmasıdır; bu nedenle süreç başında bir belge listesi çıkarılması önerilir.
Hayır; KTK m. 97 uyarınca yazılı başvuru dava şartıdır. Başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedilir.
Başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermelidir.
Zarar gören dava açabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir.
Belgeler verildikten sonra araştırma bitince, her hâlde riziko ihbarından 45 gün sonra; can sigortalarında 15 gün sonra muaccel olur.
Evet; araştırma üç ayda tamamlanmazsa hasar miktarının en az %50'si avans olarak ödenir.
Tazminat, sigorta başvurusu ve tahkim süreçlerinde hukuki destek için bize ulaşın.