Tüketici uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gitmek zorunludur. Bu zorunluluk, 6502 sayılı Kanuna eklenen düzenlemeyle dava şartı hâline getirilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesi uyarınca, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Dava şartı yerine getirilmeden açılan dava, usulden reddedilir.
Ancak Tüketici Hakem Heyetinin görevi kapsamında kalan uyuşmazlıklar ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesinde sayılan bazı istisnalar (örneğin ihtiyati tedbir ve delil tespiti talepleri) arabuluculuk zorunluluğunun dışındadır. Bu nedenle uyuşmazlığın parasal büyüklüğü ve türü, hangi yola gidileceğini belirler.
Başvuru, uyuşmazlık konusunun ait olduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır ve büro tarafından bir arabulucu görevlendirilir. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde başvuruyu sonuçlandırmakla yükümlüdür; bu süre zorunlu hâllerde sınırlı olarak uzatılabilir.
Taraflar anlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır ve icra edilebilir. Taraflar anlaşamazsa son tutanak düzenlenir ve tüketici, bu tutanağı dava dilekçesine ekleyerek tüketici mahkemesinde dava açabilir.
Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşamamaları hâlinde, ilk toplantıya katılıp katılmadıklarına göre arabuluculuk ücreti ve giderleri konusunda farklı sonuçlar doğar. Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulabilir.
Bu düzenleme, tarafları süreci ciddiye almaya ve müzakereye özendirmeyi amaçlar. Arabuluculuk sürecinde tutulan tutanaklar ve beyanlar, aksine anlaşma olmadıkça sonraki davada delil olarak kullanılamaz.
Hayır; Tüketici Hakem Heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar ile kanunda sayılan istisnalar zorunluluk dışındadır. Tüketici mahkemesinde açılacak davalar bakımından ise kural olarak dava şartıdır.
Mahkeme, dava şartı yokluğu nedeniyle davayı esasa girmeden usulden reddeder. Bu nedenle tutanak alınmadan dava açılması tavsiye edilmez.
Evet; usulüne uygun düzenlenen ve icra edilebilirlik şerhi taşıyan anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icraya konulabilir.
Ayıplı mal-hizmet, cayma hakkı, banka ve kredi uyuşmazlıklarında hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde yanınızdayız. Bize ulaşın.
Ayıplı Malda Değişim ve Bedel İadesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAbonelik Sözleşmelerinde Otomatik Yenileme hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKredide Zorunlu Tutulan Hayat Sigortası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüketici Hakem Heyeti Parasal Sınır ve Yetki hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAyıplı Mal ve Tüketici Hakem Heyeti Başvurusu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMesafeli Satışta Cayma Hakkı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›