Alacağı taşınır rehniyle teminat altına alınmış alacaklı, önce genel haciz yoluna değil, rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başvurmak zorundadır. Bu özel takip yolu kanunda ayrıca düzenlenmiştir ve alacaklının doğrudan genel haciz yoluna gitmesi kural olarak mümkün değildir. Bu özel takip yolu, rehin hakkının işlevini korumak ve alacaklının teminatından azami ölçüde yararlanmasını sağlamak amacıyla öngörülmüştür. Bu özel usul, rehinli alacakların genel haciz yoluna göre daha güçlü bir teminata sahip olmasını sağlar.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.145 uyarınca alacağı taşınır rehni ile sağlanmış alacaklı, takip talebinde genel bilgilerin yanında rehin konusu malın ne olduğunu, rehin üçüncü kişi tarafından verilmişse veya mülkiyeti üçüncü kişiye geçmişse onun kimliğini, rehin üzerinde sonra gelen bir rehin hakkı varsa bu hak sahibinin ismini de bildirmek zorundadır.
Rehinli alacaklının önce rehin konusu mali paraya çevirmesi esastır, alacağın tamamı rehinle karşılanmıyorsa kalan kısım için genel haciz yoluna ancak rehin açığı belgesi alındıktan sonra başvurulabilir. Bu sıra kuralı, rehinli teminatın işlevini korumak amacıyla getirilmiştir. Bu bilgiler eksik verilirse icra dairesi takip talebini reddedebilir veya eksikliğin tamamlanmasını isteyebilir. İcra dairesi, eksik bilgi halinde takip talebinin tamamlanmasını isteyebilir veya talebi reddedebilir.
Rehin konusu mal borçlunun kendisine değil üçüncü bir kişiye aitse, takip hem asıl borçluya hem de rehin veren üçüncü kişiye yöneltilir. Rehin veren üçüncü kişi, borçlu sıfatını taşımasa da rehin konusu malın paraya çevrilmesi sürecinde taraf konumundadır ve kendisine de ayrıca tebligat yapılır.
Bu durumda rehin verenin de itiraz hakkı bulunur ve kendisine tebliği edilen ödeme emrine karşı süresi içinde itiraz etmesi, takibin akıbetini doğrudan etkiler. Rehin verenin itirazı da borçlunun itirazı gibi takibin durmasına yol açabilir. Rehin verenin de mal beyanında bulunma yükümlülüğü bulunabilir, bu husus somut takibin niteliğine göre değerlendirilir. Bu durum, üçüncü kişinin de takip sürecinde aktif bir taraf olarak yer almasını gerektirir.
Rehinli takip kesinleştikten sonra rehin konusu taşınır malın satışı istenebilir, satış usulü genel haciz yoluyla satışa kıyasen uygulanır ancak rehin hakkının önceliği satış bedelinin paylaştırılmasında gözetilir. Rehinli alacaklı, satış tutarı üzerinde rüçhan hakkına sahiptir ve diğer alacaklılardan önce tatmin edilir.
Satış bedeli alacağı karşılamazsa alacaklıya rehin açığı belgesi verilir, bu belge alacaklının kalan alacak için genel haciz yoluna başvurmasına imkân tanır ve alacağın kambiyo senedine dayanması halinde ayrıca kambiyo hükümlerinden de yararlanılabilir. Bu belge, alacaklının sonraki aşamada kambiyo senedine özgü haciz yoluna da başvurmasına imkân tanıyabilir. Bu imkânlar, alacaklının tahsilat sürecini bütünüyle güvence altına almayı hedefler.
İcra ve İflas Kanunu'nun 147. maddesi, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolunda ödeme emrine itiraz hakkında 62'den 72'nci maddeye kadar olan hükümlerin uygulanacağını söyler; yani genel haciz yolundaki itiraz rejimi burada da geçerlidir. Ancak madde iki önemli fark getirir ve bunların ikisi de rehin hakkının kendisiyle ilgilidir.
İlk fark bir zımni kabul sonucudur: rehin hakkına açıkça itiraz edilmemişse, alacaklının rehin hakkı takip safhası içinde artık tartışma konusu olamaz. Borçlu yalnızca borca itiraz edip rehin hakkını ayrıca ve açıkça reddetmemişse, takibin ilerleyen aşamalarında rehnin varlığını tartışmaya açamaz. Bu nedenle itiraz dilekçesinde neye itiraz edildiğinin ayrı ayrı yazılması belirleyicidir.
İkinci fark alacaklıya bir seçim hakkı verir. Sırf rehin hakkına itiraz olunduğu takdirde alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipten vazgeçerek takibin haciz yolu ile devamını isteyebilir; bu takdirde borçluya mal beyanında bulunması için yedi gün süre verilir. Takip talebinin içeriği ise Kanunun 145. maddesinde düzenlenmiştir: alacaklı, 58. maddede yazılı hususlardan başka merhunun ne olduğunu, merhun üçüncü şahıs tarafından verilmiş veya mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse onun adını ve merhun üzerinde sonra gelen bir rehin hakkı varsa bu hakka sahip kişinin adını da bildirir.
Hayır, önce rehin konusu mali paraya çevirmesi gerekir, ancak rehin açığı belgesi aldıktan sonra genel haciz yoluna başvurabilir.
Takip hem borçluya hem de rehin veren üç kişiye yöneltilir ve üç kişinin de itiraz hakkı bulunur.
Alacaklıya rehin açığı belgesi verilir ve kalan alacak için genel haciz yolu açılır.
Hayır. İcra ve İflas Kanunu'nun 147. maddesinin birinci bendine göre rehin hakkına açıkça itiraz edilmemişse, alacaklının rehin hakkı takip safhası içinde artık tartışma konusu olamaz. Yalnızca rehin hakkına itiraz edilmesi hâlinde ise alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi yolundan vazgeçip takibin haciz yoluyla devamını isteyebilir; bu durumda borçluya mal beyanı için yedi gün süre verilir.
Alacağınızın tahsili, itirazların çözümü ve haciz süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Dosyanızı değerlendirelim.
Ödeme Emri ve İcra Emri Arasındaki Farklar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİtirazın Kesin Kaldırılması ve m.68 hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİtirazın Geçici Kaldırılması ve m.68/a hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMenfi Tespit Davasında Teminat ve İcranın Durması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleSıra Cetveline İtiraz ile Şikayet Arasındaki Fark hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİstihkak Davasında Mülkiyet Karinesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›