Sıra cetveline karşı başvurulacak yol, itirazın neye yönelik oldugana göre değişir. Alacağın esasına veya miktarına yönelik itirazlarla yalnızca sıraya ilişkin itirazlar farklı usullere tabidir ve bu ayrımın doğru yapılması başvurunun kabul edilebilirliğini doğrudan etkiler. Uygulamada bu iki yolun karıştırılması, başvurunun yanlış mercie yapılması ve süre kaybı riskini beraberinde getirir. Uygulayıcıların dilekçeyi hazırlarken hangi yolu seçtiklerini açıkça belirtmeleri, başvurunun usulden reddini önler.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.142 uyarınca cetvel suretinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde her alacaklı, takibin icra edildiği yer mahkemesinde ilgililere karşı dava açmak suretiyle cetvel muhteviyatına itiraz edebilir. Bu itiraz alacağın esasına veya miktarına yöneliktir ve genellikle alacağın gerçekten var olup olmadığı tartışılır.
Bu dava basit yargılama usulüyle görülür ve genel mahkemede açılır, icra mahkemesinde değil. Davanın konusu, bir alacaklının cetvelde gösterilen alacağının gerçekte var olup olmadığı veya miktarının doğruluğudur, bu nedenle taraflar delillerini bu davada sunmak zorundadır. Cetvelde alacağı hiç gösterilmeyen veya eksik gösterilen alacaklıların da bu dava yoluna başvurma hakkı bulunur. Bu davada tarafların tüm delillerini eksiksiz sunması, sonucun doğru şekilde belirlenmesi açısından önemlidir.
İtiraz, alacağın esasına veya miktarına değil de yalnızca alacaklılar arasındaki sıraya ilişkinse, bu durumda dava yolu değil şikayet yolu işletilir ve başvuru icra mahkemesine yapılır. Örneğin bir alacağın imtiyazlı sayılıp sayılmayacağı veya rehinli alacaklının sırası tartışma konusu olabilir, bu da doğrudan sıralamaya ilişkindir.
Şikayet yolu, dava yoluna göre daha hızlı ve basit bir inceleme öngörür, çünkü icra mahkemesi genel mahkemeye kıyasla dosya üzerinden ve kısa sürede karar verme eğilimindedir. Bu ayrım uygulamada sık karıştırılan bir konudur ve yanlış yola başvurulması hak kaybına neden olabilir. Uygulamada imtiyazlı alacakların sırası konusunda sıklıkla uyuşmazlık çıkmakta ve bu uyuşmazlıklar şikayet yoluyla çözülmektedir. Bu inceleme süreci, dosyanın niteliğine göre değişen sürelerde sonuçlanabilir.
Sıra cetvelinin düzenlenmesi üzerine tebligatı alan ve cetvelde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubunu dosyaya sunarak payına düşen meblağı itiraz veya şikayet sonuçlanmadan önce tahsil edebilir. Bu imkan alacaklıların uzun süren yargılama sürecinden dolayı mağdur olmasını önler.
Teminat mektubunda, tahsil edilen meblağın kısmen veya tamamen iadesinin gerekmesi halinde faiziyle birlikte dosyaya ödeneceği taahhüt edilmelidir. Garanti edilecek miktar icra dairesince belirlenir ve bu miktar somut dosyanın özelliklerine göre değişebilir. Bu imkan, özellikle uzun süren itiraz veya şikayet davalarında alacaklıların likidite ihtiyacını karşılaması bakımından önemlidir. Bu uygulama, icra dosyalarındaki paylaştırma işlemlerinin pratikte daha esnek yürütülmesine katkı sunar.
Cetvel suretinin tebliğinden itibaren yedi gündür.
Alacağın esasına veya miktarına yönelik itirazlarda dava, yalnızca sıraya yönelik itirazlarda ise şikayet yolu işlenir.
Evet, bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu sunularak paya düşen meblağ erken tahsil edilebilir.
Alacağınızın tahsili, itirazların çözümü ve haciz süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Dosyanızı değerlendirelim.
Ödeme Emri ve İcra Emri Arasındaki Farklar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİtirazın Kesin Kaldırılması ve m.68 hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİtirazın Geçici Kaldırılması ve m.68/a hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMenfi Tespit Davasında Teminat ve İcranın Durması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİstihkak Davasında Mülkiyet Karinesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTaşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›