İcra takibinin türüne göre borçluya gönderilen belge değişir. İlamsız icrada ödeme emri, ilamlı icrada ise icra emri düzenlenir ve bu iki belgenin hukuki sonuçları birbirinden önemli ölçüde farklıdır. Hangi belgenin gönderildiğini doğru okumak, borçlunun izleyeceği savunma stratejisini baştan belirler. Özellikle borçlu vekillerinin dosyaya ilk bakışta hangi belge türüyle karşı karşıya olduklarını ayırt etmeleri, savunma süreçlerinin doğru planlanması açısından kritik önem taşır.
İlamsız icra takibinde alacaklı elinde bir mahkeme ilamı olmadan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.60 uyarınca icra dairesinden ödeme emri düzenlenmesini ister. Ödeme emri borçluya tebliği edildikten sonra borçlunun yedi gün içinde borcu ödemesi veya itiraz etmesi gerektiği belirtilir. Bu aşamada alacağın varlığı henüz yargısal bir denetimden geçmemiştir, dolayısıyla borçlunun itiraz hakkı geniş tutulmuştur.
Ödeme emrinde borçluya, senetteki imzayı kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi, borcun tamamına veya bir kısmına itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi gerektiği ihtar edilir. Süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Ödeme emri iki nüsha düzenlenir, biri borçluya gönderilir, diğeri icra dosyasında kalır. Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha da verilebilir ve bu nüsha hiçbir resim ya da harca tabi değildir. Nüshalar arasında fark bulunması halinde borçludaki nüsha esas alınır, bu da borçlunun elindeki belgenin ispat değerini artırır.
İlamlı icrada alacaklının elinde bir mahkeme ilamı veya ilam niteliğinde belge bulunur, bu nedenle borcun varlığı ve miktarı yargı kararıyla zaten belirlenmiştir. İcra ve İflas Kanunu m.32 uyarınca icra dairesi borçluya icra emri tebliği eder ve borcun yedi gün içinde ödenmesini ister. İcra emrinde hükmolunan şeyin cinsi, miktarı ve ilamın tarih ile numarası da ayrıca gösterilir.
İcra emrinde ödeme emrinden farklı olarak borca itiraz hakkı tanınmaz, çünkü alacak zaten yargılama sonucunda kesinleşmiştir. Borçlu ancak icranın geri bırakılması kararı getirerek veya kanunda sayılan sınırlı hallerde takibi durdurabilir. Bu karar icra mahkemesinden veya istinaf yahut temyiz merciinden alınabilir. İcra emri ayrıca borçlunun mal beyanında bulunma yükümlülüğüne de açıkça atıf yapar, bu da ilamlı icranın sonuçlarının ağırlığını gösterir.
Her iki belge de yedi günlük ödeme süresi öngörse de ödeme emrine karşı borçlu itiraz ederek takibi kendiliğinden durdurabilirken, icra emrine karşı böyle bir itiraz hakkı yoktur. İlamsız icrada itiraz üzerine alacaklı itirazın iptali veya kaldırılması yoluna başvurmak zorunda kalır, bu da sürecin uzamasına yol açabilir.
İlamlı icrada mal beyanında bulunma yükümlülüğü ve hapisle tazyik tehdidi her iki belgede de yer alır. Bu nedenle borçlunun hangi belgeyle karşı karşıya olduğunu doğru tespit etmesi, hangi savunma yolunu seçeceğini doğrudan belirler. Yanlış değerlendirme, süreleri kaçırarak telafisi güç sonuçlar doğuabilir. Bu farkın doğru anlaşılması, hem alacaklı hem borçlu vekilleri açısından süreçlerin verimli yürütülmesini sağlar.
Evet, her iki belgede de kanunda öngörülen süre yedi gündür, ancak bu sürenin hukuki sonuçları farklıdır.
İcra emri bir mahkeme ilamına dayandığı için borca itiraz edilemez, sadece icranın geri bırakılması kararı getirilerek takip durdurulabilir.
Yedi gün içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve alacaklı haciz talep edebilir hale gelir.
Alacağınızın tahsili, itirazların çözümü ve haciz süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Dosyanızı değerlendirelim.
İtirazın Kesin Kaldırılması ve m.68 hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİtirazın Geçici Kaldırılması ve m.68/a hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMenfi Tespit Davasında Teminat ve İcranın Durması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleSıra Cetveline İtiraz ile Şikayet Arasındaki Fark hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİstihkak Davasında Mülkiyet Karinesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTaşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›