Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Sınai Mülkiyette Tecavüzün Mevcut Olmadığına İlişkin Dava

Yatırım yapmadan önce hukuki riskin ölçülmesi gerekir. Kanun, tecavüz iddiasıyla karşılaşmayı beklemeden mahkemeye başvurma imkânı tanıyarak girişimcinin belirsizlik içinde yatırım yapmasının önüne geçmeyi amaçlar.

Tecavüzün Mevcut Olmadığına İlişkin Dava Nedir?

Tecavüzün mevcut olmadığına ilişkin dava, menfaati olan kişinin, Türkiye'de giriştiği veya girişeceği ticari ya da sınai faaliyetin bir sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil etmediğinin mahkemece tespitini istediği bir menfi tespit davasıdır. 6769 sayılı Kanun m.154'te düzenlenen bu dava, hak sahibinin sessizliği veya olumsuz cevabı üzerine açılabilir ve teşebbüsün hukuki belirsizlikten kurtulmasını sağlar.

Davanın işlevi savunmadan çok planlamadır. Yeni bir ürün, ambalaj ya da üretim yöntemi piyasaya sürülmeden önce üçüncü kişiye ait bir patentin istemleri veya bir markanın kapsamı ile çakışma ihtimali doğuyorsa, girişimci ciddi yatırımı yapmadan önce durumu netleştirmek ister. Mahkemenin vereceği olumlu karar, sonraki tecavüz iddialarına karşı güçlü bir hukuki dayanak oluşturur ve ticari ilişkilerdeki tereddüdü giderir. Özellikle ihale süreçlerinde, distribütörlük görüşmelerinde ve yatırım incelemelerinde karşı tarafın talep ettiği hukuki güvencenin sağlanması bakımından işlevseldir.

Ön Bildirim Şartı ve Davanın Sınırları

Menfaat sahibi, önce hak sahibinden görüşlerini bildirmesini talep eder. Bu talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap verilmezse veya verilen cevap kabul edilmezse dava açılabilir. Kanun burada önemli bir açıklık getirir: bildirimin yapılmış olması, açılacak davada dava şartı olarak aranmaz. Yani ön bildirim yapılmadan da dava açılabilir; ancak bildirim, yargılama giderleri ve iyiniyet değerlendirmesi bakımından yararlıdır.

Buna karşılık kanun bir sınır koyar: bu dava, kendisine karşı tecavüz davası açılmış bir kişi tarafından açılamaz. Aynı uyuşmazlığın iki ayrı dosyada görülmesini önleyen bu kural nedeniyle, tecavüz davasıyla karşılaşan taraf iddialarını o dosyada savunma olarak ileri sürmelidir. Ayrıca dava, sicile kayıtlı tüm hak sahiplerine tebliğ edilir; böylece lisans alan ve rehin alacaklısı gibi ilgililerin de sürece katılması sağlanır. Bu tebligat kuralı, verilecek hükmün ilgili çevre bakımından bağlayıcı ve kalıcı olmasını amaçlar.

Hükümsüzlük Davası ile Birlikte Açılması ve Yetkili Mahkeme

Kanun, tecavüzün mevcut olmadığına ilişkin davanın hükümsüzlük davasıyla birlikte açılabileceğini açıkça öngörür. Uygulamada bu birleşim sık tercih edilir; çünkü davacı hem fiilinin tecavüz oluşturmadığını hem de karşı tarafın hakkının baştan itibaren geçersiz olduğunu ileri sürerek iki kademeli bir strateji kurar. Mahkeme, kanunda öngörülen yayımlar gerçekleşmeden ileri sürülen iddiaların geçerliliği hakkında karar veremez.

Görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi bakar. Yetki bakımından ise üçüncü kişiler tarafından hak sahibi aleyhine açılacak davalarda kural, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Hak sahibinin Türkiye'de yerleşim yeri yoksa, sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yer, vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yargılamada teknik inceleme belirleyici olduğundan, patent uyuşmazlıklarında istem analizi, marka uyuşmazlıklarında ise mal ve hizmet listeleri ile işaretler arasındaki benzerlik değerlendirmesi bilirkişi raporunun omurgasını oluşturur. Bu nedenle dava dilekçesinde karşılaştırma yapılacak ürün, süreç veya işaretin teknik özelliklerinin eksiksiz tanımlanması, yargılamanın kapsamını doğru belirlemek bakımından önemlidir.

Mevzuat DayanağıTecavüzün mevcut olmadığına ilişkin dava ve şartları 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.154'te düzenlenmiştir. Görevli mahkeme ile yetki kuralları aynı Kanunun m.156 hükmünde yer alır; üçüncü kişilerin hak sahibi aleyhine açacağı davalarda kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Yargılama usulü bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hak sahibine önce bildirim yapmak zorunlu mu?

Bildirim yapılması dava şartı değildir. Kanun, bildirimin yapılmış olmasının açılacak davada dava şartı olarak aranmayacağını açıkça belirtmiştir.

Aleyhime tecavüz davası açıldı, bu davayı açabilir miyim?

Hayır. Kendisine karşı tecavüz davası açılmış bir kişi bu davayı açamaz; iddialarını mevcut dosyada savunma olarak ileri sürmelidir.

Bu dava hükümsüzlük talebiyle birleştirilebilir mi?

Evet. Kanun, tecavüzün mevcut olmadığına ilişkin davanın hükümsüzlük davasıyla birlikte açılabileceğini öngörmüştür.

Sınai mülkiyet haklarınız için yanınızdayız

Marka, patent ve tasarım süreçlerinizde TÜRKPATENT sicilli vekilliğimiz ve hukuki danışmanlığımızla başvurudan uyuşmazlığa kadar her aşamada destek veriyoruz. Durumunuzu değerlendirelim.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar