Serbest meslek kazancı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65 ila 68. maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun'un 67. maddesine göre kazanç, bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı tahsil edilen para ve ayınlar ile sağlanan menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır. Vergilendirmede tahakkuk değil tahsil esası geçerlidir; kazanç, tahsil edildiği dönemde beyan edilir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 65. maddesi, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançları serbest meslek kazancı sayar. Serbest meslek faaliyeti ise sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmî veya mesleki bilgiye ya da ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin, iş verene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.
Bu tanım, serbest meslek kazancını hem ücretten hem de ticari kazançtan ayırır. İş verene tabi olarak çalışılıyorsa gelir ücrettir; faaliyet sermaye ağırlıklı ve ticari nitelikteyse ticari kazançtır. Ayrımın belirlenmesinde işin görülme biçimi, sorumluluğun kime ait olduğu ve organizasyonun niteliği birlikte değerlendirilir.
Maddenin son fıkrası kapsamı genişletir: tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da serbest meslek kazancı sayılır.
67. madde kazancın tespitinde tahsil esasını benimser. Fatura veya makbuz düzenlenmiş olması tek başına yeterli değildir; bedelin fiilen tahsil edilmiş olması aranır. Bu nedenle tahsil edilmemiş alacaklar, ilgili dönem kazancına dâhil edilmez.
Maddede tahsil hükmünde sayılan hâller ayrıca belirtilmiştir. Serbest meslek erbabının ıttıla hasıl etmesi kaydıyla namına kamu müessesesine, icra dairesine, bankaya, notere veya postaya para yatırılması tahsil sayılır. Ayrıca serbest meslek kazancı olarak doğan alacağın başka bir şahsa temliki veya müşteriye olan borçla takası da tahsil hükmündedir.
Müşteri veya müvekkilden serbest meslek faaliyeti ile ilgili olarak alınan gider karşılıkları kazanca ilave edilir. Buna karşılık vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi hususlara harcanmak üzere alınan ve tamamen bu hususlara sarf edilen para ve ayınlar kazanç sayılmaz.
68. madde, serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilecek giderleri sayar. Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler ilk sırada yer alır. İkametgâhının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilir.
Hizmetli ve işçilerin iaşe ve ibate, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı ile kanunda belirtilen giyim giderleri; mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri; mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş ve envantere dâhil taşıtlar için ayrılan amortismanlar indirilebilir. Binek otomobillerde amortisman ve gider indirimi bakımından kanunda tutar ve oran sınırları öngörülmüştür; bu tutarlar her yıl güncellenir.
Alınan mesleki yayın bedelleri, mesleki faaliyetin ifası için ödenen mal ve hizmet alım bedelleri, emekli sandıklarına ödenen giriş ve emeklilik aidatları ile mesleki teşekküllere ödenen aidatlar da indirilebilir. Buna karşılık her türlü para cezası ve vergi cezası ile serbest meslek erbabının suçlarından doğan tazminatlar gider olarak indirilemez.
67. maddeye göre serbest meslek erbabı, mesleki kazancını Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tuttuğu serbest meslek kazanç defterine istinaden tespit eder. Kollektif, adi komandit ve adi şirketler de mesleki kazançlarını bu defter üzerinden belirler; bu şirketlerin bilanço esasına göre tuttukları defterler kazanç defteri yerine geçer.
Hasılatın belgelendirilmesinde serbest meslek makbuzu kullanılır. Makbuzun verilmemesi veya gerçek meblağdan farklı düzenlenmesi, Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası gerektirir. Belgenin elektronik olarak düzenlenmesi zorunluysa kâğıt olarak düzenlenmesi de aynı yaptırıma tabidir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinin ikinci bendine göre, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden tevkifat yapılır. Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler bu tevkifatın dışındadır. Kesilen vergi, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir.
Serbest meslek kazancı, tevkifata tabi tutulmuş olsa dahi kural olarak yıllık beyanname ile beyan edilir. Tam mükellefiyette 86. maddedeki toplama yapılmayan hâller serbest meslek kazancını kapsamaz; dar mükellefiyette ise tamamı Türkiye'de tevkif suretiyle vergilendirilmiş serbest meslek kazançları için beyanname verilmez.
Uyuşmazlıkların önemli bölümü, tahsil esasının uygulanmasından ve gider kalemlerinin kabul edilmemesinden kaynaklanır. Tahsilatın hangi dönemde gerçekleştiği banka kayıtlarıyla; giderin mesleki faaliyetle bağlantısı ise sözleşme, fatura ve ödeme belgeleriyle ortaya konmalıdır.
Tarhiyat yapılması hâlinde ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir. Aynı süre içinde Vergi Usul Kanunu'nun 376. maddesine göre ceza indirimi ya da ek 1. madde uyarınca uzlaşma talep edilebilir; bu yollar arasında tercih yapılması gerekir.
Tahsilatın tarihi, kazancın hangi döneme ait olduğunu belirler. Çekle yapılan ödemelerde çekin tahsil edildiği tarih; havale ve EFT'de hesaba geçiş tarihi esas alınmalıdır. Ödeme tarihleri ile makbuz tarihleri arasındaki farklar açıklanabilir olmalıdır.
Karma kullanımı bulunan giderlerde ayrıştırma yapılmalıdır. İkametgâhın bir kısmının iş yeri olarak kullanılması hâlinde kanunun öngördüğü oranlar aşılmamalı; binek otomobil giderlerinde kanuni sınırlar gözetilmelidir.
Müvekkil veya müşteri adına yapılan masraflar ayrı takip edilmelidir. Harç, keşif ve bilirkişi ücreti gibi kalemler için alınan avanslar, tamamen bu amaca sarf edildiği ölçüde kazanç sayılmaz; sarf edilmeyen kısım hasılata dâhil olur.
Tahsil esası geçerlidir. Gelir Vergisi Kanunu'nun 67. maddesine göre kazanç, hesap dönemi içinde fiilen tahsil edilen tutarlardan giderler indirilerek bulunur. Fatura düzenlenmiş olması tek başına yeterli değildir.
İlgilinin bilgisi olmak kaydıyla namına kamu müessesesine, icra dairesine, bankaya, notere veya postaya para yatırılması ile alacağın üçüncü kişiye temliki veya müşteriye olan borçla takası tahsil hükmündedir.
68. maddeye göre ikametgâhının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilir. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortisman ayırır.
Hayır. 68. maddenin son fıkrasına göre her türlü para cezası ve vergi cezası ile serbest meslek erbabının suçlarından doğan tazminatlar gider olarak indirilemez.
Tam mükellefiyette serbest meslek kazancı, tevkifata tabi tutulmuş olsa da yıllık beyanname ile beyan edilir ve kesilen vergi hesaplanan vergiden mahsup edilir. Dar mükellefiyette tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş kazançlar için beyanname verilmez.
Vergi/ceza ihbarnamesi, ödeme emri, iade reddi ve inceleme süreçlerinde başvuru ve dava yollarının değerlendirilmesi için bize ulaşabilirsiniz.
İnceleme aşamasında mükellefin hak ve yükümlülükleri.
Devamını oku ›Makaleİbraz zorunluluğu ve gizleme iddiasının sonuçları.
Devamını oku ›MakaleGayrimenkul sermaye iradında istisna ve gider yöntemleri.
Devamını oku ›