Mükellefiyet kaydının resen terki, Vergi Usul Kanunu'nun 160 ve 160/A maddelerinde düzenlenmiştir. İşi bırakma bildiriminde bulunmayan mükellefin işi bıraktığının tespiti, bilinen adreslerinde bulunamaması ya da münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin raporla belirlenmesi hâlinde kayıt vergi dairesince silinir. 160/A kapsamında terkin edilen mükellefiyet, tebliğden itibaren bir ay içinde teminat verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilir.
Vergi Usul Kanunu'nun 160. maddesinin üçüncü fıkrası üç ayrı terkin sebebi öngörür. Birincisi, işi bırakma bildiriminde bulunmayan mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesidir. İkincisi, yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesidir.
Üçüncü sebep daha ağırdır: başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı hâlde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporla tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi. Bu hâllerde mükellef işi bırakmış addolunur ve kaydı terkin edilir.
Maddenin dördüncü fıkrası önemli bir sınır çizer: kaydın terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Terkin tarihinden sonra faaliyette bulunduğunun tespiti hâlinde de bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına engel oluşturmaz.
160/A maddesi 2019 yılında eklenmiştir ve farklı bir mekanizma kurar. Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı ve vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate alınarak yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları sonucunda sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükellefler vergi incelemesine sevk edilir ve nezdlerinde yoklama yapılır.
Yoklamayı müteakip, vergi dairesinin riskin yüksek olduğuna ilişkin görüşü ve ilgisine göre vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayı ile mükellefiyet kaydı terkin edilir ve bu durum mükellefe tebliğ edilir. Terkin, henüz tamamlanmış bir inceleme raporuna değil, risk analizine dayanır.
Bu yönüyle 160/A, geçici ve düzeltilebilir bir tedbir niteliğindedir. Kanun, terkin edilen mükellefiyetin belirli şartlarla yeniden tesisini öngörerek mükellefe faaliyetini sürdürme imkânı tanımıştır.
160/A maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, 153/A maddesinin birinci fıkrasındaki asgari teminat tutarından az olmamak üzere, sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerde yer alan toplam tutarın yüzde onu tutarında teminat verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla mükellefiyet, terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilir.
Terkin tarihi ile yeniden tesis tarihi arasındaki dönemde verilmeyen beyanname ve bildirimler, yeniden tesise ilişkin yazının tebliğinden itibaren bir ay içinde verilir ve tahakkuk eden vergiler aynı sürede ödenir. Bu süre kaçırılırsa ayrıca usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları gündeme gelir.
Teminat alınarak mükellefiyeti yeniden tesis edilenlerin, düzenlemek zorunda oldukları fatura veya fatura yerine geçen belgelerden Bakanlıkça belirlenenlerin elektronik belge olarak düzenlenmesi zorunludur. Kâğıt olarak düzenlenmesi hâlinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır ve kayıtların tevsikinde kullanılamaz.
İnceleme sonucunda mükellefin başka bir faaliyeti olmadığı hâlde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği tespit edilirse, alınan teminat inceleme neticesinde doğan borçlar dâhil vergi borçlarına mahsup edilir ve artan tutar iade olunur.
Mükellefin başka bir faaliyeti bulunduğu hâlde sahte belge düzenlediği tespit edilirse 153/A maddesinin dördüncü fıkrası çerçevesinde işlem yapılır. Bu hâlde daha önce alınmış teminat, sahte belge düzenleme fiili nedeniyle yapılan tarhiyatların ve kesilen cezaların kesinleşmesine kadar iade edilmez.
Yapılan inceleme sonunda mükellefin sahte belge düzenlemediği tespit edilirse alınan teminat, başkaca vergi borcu bulunmaması kaydıyla iade olunur. 153/A maddesi ayrıca, mükellefiyeti bu kapsamda terkin edilenlerle ilişkili kişilerin yeniden işe başlama bildiriminde bulunmaları hâlinde aranacak şartları düzenlemektedir.
Mükellefiyet kaydının terkini, mükellefin faaliyetini doğrudan etkileyen icrai bir idari işlemdir ve dava konusu edilebilir. Terkin işleminin tebliğinden itibaren otuz gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir.
Dava dilekçesinde öncelikle usul denetimi yapılmalıdır: yoklamanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, adres araştırmasının yeterliliği, raporun bulunup bulunmadığı ve onay merciinin yetkisi tartışılabilir. 160. madde kapsamında terkinde inceleme raporu ve raporda kaydın devamına gerek görülmediği ifadesinin yer alması aranır.
Esasa ilişkin olarak, faaliyetin fiilen sürdüğünü gösteren belgeler önem taşır. İşçi bildirimleri, kira sözleşmesi ve ödemeleri, elektrik ve su abonelik kayıtları, alım satım faturaları ile banka hareketleri, faaliyetin gerçekliğini ortaya koymakta kullanılabilir. Mükellefiyet kaydı terkin edilenlerin bilgilerinin duyurulması vergi mahremiyetinin ihlali sayılmadığından, işlemin ticari itibar üzerindeki etkisi de yürütmenin durdurulması talebinde ileri sürülebilir.
Tebliğ tarihi hemen kayıt altına alınmalıdır. Hem yeniden tesis için öngörülen bir aylık süre hem de dava için öngörülen otuz günlük süre bu tarihten işlemeye başlar. İki süre birlikte yürütüldüğünden takvim planı baştan yapılmalıdır.
Teminat hesabının doğruluğu denetlenmelidir. Teminat, riskin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerdeki toplam tutarın yüzde onu üzerinden hesaplanır ve kanuni asgari tutardan az olamaz. İdarenin esas aldığı belge listesi istenerek hesabın dayanağı incelenmelidir.
Yeniden tesis sonrası beyanname ve bildirimlerin verilmesi ihmal edilmemelidir. Ara dönem beyannameleri için tanınan bir aylık süre kaçırıldığında, terkin sorunu çözülse dahi ayrı cezalar doğar.
VUK 160. maddeye göre işi bıraktığı tespit edilen, bilinen adreslerinde bulunamayan veya münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği raporla belirlenen mükelleflerin kaydı silinir. 160/A ise risk analizine dayalı terkini düzenler.
160/A kapsamında terkin edilen mükellefiyet, tebliğden itibaren bir ay içinde kanunda öngörülen teminatın verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilir.
Sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerde yer alan toplam tutarın yüzde onu esas alınır. Teminat, 153/A maddesinin birinci fıkrasındaki asgari tutardan az olamaz; bu tutar her yıl güncellenir.
Hayır. VUK 160. maddenin dördüncü fıkrasına göre terkin, işi bırakmadan önceki döneme ilişkin yükümlülükleri ortadan kaldırmaz ve sonradan faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde vergilendirmeye engel oluşturmaz.
İşlemin tebliğinden itibaren otuz gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir. Faaliyetin fiilen sürdüğünü gösteren belgelerin dilekçe ekinde sunulması önem taşır.
Vergi/ceza ihbarnamesi, ödeme emri, iade reddi ve inceleme süreçlerinde başvuru ve dava yollarının değerlendirilmesi için bize ulaşabilirsiniz.