Hukuk mahkemesinin kararı, gerekçeli kararın taraflara usulen tebliğinden itibaren işleyen iki haftalık istinaf süresinde başvuru yapılmazsa kesinleşir (HMK m.345). Bölge adliye mahkemesi kararları için temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m.361). Kanun yoluna gidilmişse kesinleşme, istinaf veya temyiz incelemesinin sonucuna ve varsa sonraki kanun yolu süresinin dolmasına bağlıdır. Kesinleşme, ilamın altına yazılan, tarih ve mühür taşıyan ve hâkimce imzalanan kesinleşme şerhiyle belgelenir (HMK m.302/4).
Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur; tefhim, hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilip okunmasıyla gerçekleşir (6100 sayılı HMK m.294/2-3). Uygulamada “kısa karar” denilen metin bu hüküm sonucudur: davanın kabul veya reddini ve yargılama giderlerinin kime yükletildiğini gösterir, ancak mahkemenin gerekçesini içermez.
Zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde gerekçeli kararın, tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir (HMK m.294/4). Kanun yolu süresi ise kısa kararla değil, ilamın taraflara usulen tebliğiyle başlar (HMK m.345). Bu nedenle duruşmada kararı dinlemiş olmak, istinaf süresinin işlemeye başladığı anlamına gelmez.
Tebliğin hangi gün yapılmış sayılacağı, özellikle elektronik tebligatta sürenin başlangıcını değiştirir. Hesaplama kuralları tebliğ tarihi nasıl hesaplanır yazısında ayrıntılı anlatılmıştır; kesinleşme tarihini doğru bulmak için önce bu tarihin netleştirilmesi gerekir.
İlk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır ve ilamın taraflardan her birine usulen tebliğiyle işlemeye başlar; özel kanunlardaki farklı süreler saklıdır (HMK m.345). Süre her taraf için kendi tebliğ tarihinden işlediğinden karar, kanun yoluna başvurma hakkı bulunan bütün taraflar bakımından süre dolduğunda kesinleşir.
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin temyizi kabil nihai kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; davada haklı çıkan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyize gidebilir (HMK m.361). Yargıtay kararı onarsa, düzelterek onarsa veya gerekçesini değiştirerek onarsa (HMK m.370) kesinleşme bu aşamada gerçekleşir; bozma hâlinde ise yargılama sürer.
UYAP üzerinden elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter (HMK m.445/4). Bu kural, son gün mahkeme kalemi kapandıktan sonra elektronik imzayla gönderilen başvurunun da süresinde sayılmasını sağlar. İstinaf dilekçesinin içeriği ve gönderilmesi için hukuk davasında istinaf başvurusu yazısına bakılabilir.
Miktar veya değeri kanundaki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin ilk derece kararları kesindir; manevi tazminat davalarında ise miktara bakılmaksızın istinafa başvurulabilir (HMK m.341/2). Alacağın bir kısmı dava edilmişse kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir (HMK m.341/3).
Bu parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır (HMK ek m.1). Bölge adliye mahkemesi kararlarında da miktar sınırını aşmayan davalar, görev ve yetki kararları, çekişmesiz yargı işleri, soybağı sonucu doğuranlar hariç nüfus kaydının düzeltilmesi ve geçici hukuki korumalar temyiz edilemez (HMK m.362/1). Güncel tutarlar için temyiz parasal sınırı ve kesin kararlar yazısına bakılabilir.
16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla HMK m.362’ye eklenen üçüncü fıkraya göre, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında karar verirse, kabul veya reddedilen kısım istinaf kesinlik sınırının üzerindeyse karar temyiz edilebilir. Temyiz sınırının altında kalan bu kararlarda, iki karar arasındaki fark istinaf sınırını geçmiyorsa ya da yeni karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyize başvurulamaz (HMK m.362/3). Düzenleme, Anayasa Mahkemesinin m.362/1-a’yı istinafın kabulü hâli yönünden iptal eden kararının (AYM 26.02.2026, E.2026/49, K.2026/48) ardından yapılmıştır.
Hükmün kesinleştiği, ilamın altına veya arkasına yazılıp tarih ve mahkeme mührü konulması ve başkan ya da hâkim tarafından imzalanmasıyla belirtilir (HMK m.302/4). Tapu müdürlüğü, nüfus müdürlüğü veya icra dairesi gibi birimler, kesinleşmeye bağlı işlemlerde bu şerhi taşıyan ilamı ister.
Karar istinaf veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmişse kesinleşme kaydı ile kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimler ilk derece mahkemesince yapılır (HMK m.302/5). Bu nedenle Yargıtay’dan dönen dosyada da kesinleşme şerhi talebi, kararı veren ilk derece mahkemesine yöneltilir.
Taraflar, harcın ödenip ödenmediğine bakılmaksızın ilamı her zaman alabilir; bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması hükmün tebliğine, takibe konmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel değildir (HMK m.302/1-2). Talep, mahkeme kalemine dilekçeyle verilebileceği gibi güvenli elektronik imzayla UYAP üzerinden de gönderilebilir (HMK m.445/2).
İstinaf yoluna başvurmak kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; İcra ve İflas Kanunu m.36’daki icranın geri bırakılması imkânı saklıdır, nafaka kararlarında ise icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m.350/1). Aynı kural temyiz için de geçerlidir (HMK m.367/1). Bu nedenle para alacağına ilişkin bir karar, kesinleşmeden de icraya konulabilir.
Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar ise kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2, m.367/2). Boşanma, soybağı, ad değişikliği veya tapu iptali ve tescil kararlarının nüfus ya da tapu siciline işlenmesi bu yüzden kesinleşmeyi bekler.
Şeklî anlamda kesinleşen hüküm, sonraki bir davada tarafları, dava sebebi ve talep sonucu aynı olduğunda maddi anlamda kesin hüküm oluşturur ve tarafların küllî haleflerini de bağlar (HMK m.303). Kesinleşmiş hükümler ancak kanunda sayılan sebeplerin varlığında yargılamanın iadesi yoluyla yeniden incelenebilir (HMK m.374).
Hayır; istinaf süresi gerekçeli kararın taraflara usulen tebliğiyle başlar (HMK m.345). Yalnız hüküm sonucunun açıklandığı hâllerde gerekçeli kararın bir ay içinde yazılması gerekir (HMK m.294/4).
Kanun yoluna başvurulmazsa, istinaf veya temyiz için öngörülen iki haftalık süre dolunca kesinleşir (HMK m.345, m.361). Süre her taraf için kendi tebliğ tarihinden işlediğinden, son tebliği alan tarafın süresi belirleyicidir.
Hayır; aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2). Kesinleşme kaydı ve gerekli bildirimler ilk derece mahkemesince yapılır (HMK m.302/5).
Kararı veren ilk derece mahkemesi verir; şerh ilamın altına veya arkasına yazılır, tarih ve mühürle hâkimce imzalanır (HMK m.302/4). Karar kanun yollarından geçerek kesinleşmişse de kesinleşme kaydı ilk derece mahkemesince yapılır (HMK m.302/5).
Evet; taraflar harcın ödenip ödenmediğine bakılmaksızın ilamı her zaman alabilir (HMK m.302/1). Bakiye harcın ödenmemesi tebliğe, takibe ve kanun yoluna başvurmaya da engel değildir (HMK m.302/2).
Para alacaklarında evet; istinaf kararın icrasını durdurmaz, borçlu ancak İİK m.36 uyarınca icranın geri bırakılmasını isteyebilir (HMK m.350/1). Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz ayni haklarına ilişkin kararlar ise kesinleşmeden yerine getirilemez (HMK m.350/2).
Olağan kanun yolları kapandıktan sonra kesinleşmiş hükümlere karşı yalnız kanunda sayılan sebeplerle yargılamanın iadesi istenebilir (HMK m.374).
Kesinleşme tarihi; tebliğ kayıtları, kanun yolu başvuruları ve kesinlik sınırı birlikte incelenerek belirlenir. Tapu, nüfus veya icra işlemi öncesinde bu kontrol hak kaybını önler.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır;…
Devamını oku ›Makaleİstinaf kararın icrasını durdurmaz; İİK m.36 ile teminat göstererek icra müdüründen süre ve…
Devamını oku ›MakaleKesinleşmiş hükme karşı kanunda sayılan sebeplerle yargılamanın iadesi istenebilir; sahte…
Devamını oku ›