HMK m. 345'e göre istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır ve ilamın taraflara tebliğiyle işlemeye başlar. İlk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerine ilişkin belirli kararlar istinafa götürülebilir; kanundaki parasal sınırın altında kalan malvarlığı davalarında karar kesindir.
HMK m. 341 uyarınca ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarına; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına, yüze karşı verilen tedbir ve haciz kararlarına ile yoklukta verilen kararlara yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Ara kararlar tek başına istinaf edilemez; ancak nihai kararla birlikte denetlenir. Manevi tazminat davalarında ise miktara bakılmaksızın istinaf yolu açıktır.
İstinaf hem maddi vakıa hem hukuk denetimi yapar; bu yönüyle yalnız hukuka uygunluğu denetleyen temyizden ayrılır ve tarafların dosyadaki delilleri yeniden değerlendirilir.
Kanundaki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir; bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Alacağın bir kısmı dava edilmişse kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
Alacağın tamamı dava edilmişse, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü sınırı geçmeyen taraf istinafa başvuramaz; sınır her iki taraf için ayrı ayrı değerlendirilir.
Sınır değerlendirmesinde faiz ve giderler dikkate alınmaz; yalnız asıl alacak esas alınır.
İstinaf süresi iki haftadır ve ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar; özel kanunlardaki farklı süreler saklıdır (örneğin iş mahkemelerinde de iki hafta uygulanır).
Süre, gerekçeli kararın tebliğiyle başlar; tefhimle yetinilen hâllerde dahi gerekçeli kararın tebliği beklenmelidir. Süresinden sonra yapılan başvuru reddedilir.
İstinaf, kararı veren mahkemeye verilen dilekçeyle yapılır; dilekçede kararın hangi yönlerine, hangi sebeplerle itiraz edildiği gösterilir. Bölge adliye mahkemesi, kural olarak istinaf sebepleriyle bağlıdır; kamu düzenine aykırılığı resen gözetir.
Başvuru harca tabidir; harç ve giderlerin süresinde yatırılmaması hâlinde verilen kesin süreye uyulmazsa başvuru yapılmamış sayılır.
Katılma yoluyla istinaf da mümkündür: süresinde başvurmayan taraf, karşı tarafın başvurusu üzerine cevap dilekçesiyle katılma yoluna gidebilir.
Bölge adliye mahkemesi, incelemesini kural olarak dosya üzerinden yapar; gerektiğinde duruşma açar, tahkikatı tamamlar ve yeniden hüküm kurar. Sonuç; başvurunun esastan reddi, kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması veya dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi biçiminde ortaya çıkar.
İstinaf başvurusu, kural olarak kararın icrasını durdurmaz; ilamın icrasının durdurulması için icranın geri bırakılması yoluna başvurulmalıdır.
Duruşmalı incelemede tarafların dinlenmesinden sonra hüküm kurulur; duruşmasız hâllerde karar dosya üzerinden verilir ve taraflara tebliğ edilir.
İstinaf, ilk derece kararlarına karşı gidilen birinci kanun yoludur; bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı ise koşulları varsa Yargıtay'a temyiz yolu açıktır.
Temyiz de parasal sınıra tabidir ve her kararın temyizi mümkün değildir; kanun yolu haritası, dava türüne ve tutara göre daha dilekçeler aşamasında planlanmalıdır.
Kesin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz; ancak koşulları varsa yargılamanın iadesi gündeme gelebilir.
Gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğiyle başlar ve iki haftadır.
Hayır; parasal kesinlik sınırını geçmeyen malvarlığı davalarındaki kararlar kesindir. Manevi tazminatta ise miktara bakılmaksızın istinaf açıktır.
Kararı veren ilk derece mahkemesine verilir; dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir.
Kural olarak durdurmaz; ilamın icrasının durması için icranın geri bırakılması yoluna başvurulur.
Bölge adliye mahkemesi kural olarak ileri sürülen sebeplerle bağlıdır; kamu düzenine aykırılığı resen gözetir.
Dilekçeler, süreler ve kanun yolları konusunda destek için bize ulaşın.