Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.362 ise temyiz edilemeyecek kararları sayar; miktar veya değeri kanunda yazılı parasal sınırı geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesindir. Bu sınır her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır.
Temyiz süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. Süre tefhimle değil tebliğle başlar; bu nedenle duruşmada öğrenilmiş olması süreyi işletmez.
Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. Örneğin talebi kabul edilmekle birlikte gerekçe veya faiz başlangıcı yönünden zarara uğrayan taraf bu imkândan yararlanabilir.
Miktar veya değeri kanunda belirtilen tutarı geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları kesindir ve temyiz edilemez. Bu tutar kanunda sabit yazılıdır ancak her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamı dava edilmişse, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü sınırı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur; ancak karşı taraf temyize başvurursa diğer taraf da cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.
Kanun, tutarına bakılmaksızın temyiz edilemeyecek kararları da saymıştır. Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalarla ilgili kararlar kural olarak bu kapsamdadır; kira ilişkisinden doğan ve değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olan kira davaları ve kat mülkiyetinden doğup taşınmazın aynına ilişkin davalar istisnadır.
Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar, yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar, çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar ve geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar da temyize kapalıdır.
Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin kararlar ile davanın esasını incelemeden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin kararlar da bu listede yer alır.
Temyiz sınırının yanında bir de istinaf kesinlik sınırı vardır. Miktar veya değeri kanunda yazılı tutarı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları kesindir ve istinaf edilemez.
Manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı ise miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. Bu istisna yalnızca istinaf bakımından geçerlidir; temyiz aşamasında genel kurallar uygulanır.
İstinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi hâlinde, kabul edilen ya da reddedilen kısmın değeri istinaf kesinlik sınırının üzerindeyse karar temyiz edilebilir.
Bununla birlikte temyiz sınırının altında kalan yeniden esas kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki fark istinaf kesinlik sınırını geçmiyorsa temyiz yolu kapalıdır. Kararın yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması hâlinde de temyize başvurulamaz.
Bu düzenleme 7589 sayılı Kanunla eklenmiştir. Kesinlik değerlendirmesi karar tarihindeki tutarlara göre yapıldığından, başvuru öncesinde ilgili yıl için geçerli sınırların kontrol edilmesi gerekir.
Kesin karar, olağan kanun yollarının kapalı olduğu karardır. Bu kararlara karşı temyiz başvurusu yapılırsa başvuru reddedilir ve kararın kesinliği devam eder.
Kesin kararlara karşı yargılamanın iadesi gibi olağanüstü kanun yolları kanunda sayılan sınırlı sebeplerle işletilebilir. Ayrıca temel hak ihlali iddiası varsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu gündeme gelebilir.
Bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinden itibaren iki haftadır. Süre tebliğle başlar; kararın duruşmada açıklanması süreyi işletmez.
Evet. Kanundaki kesinlik ve temyiz sınırları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır. Başvuru öncesinde karar tarihindeki tutarın kontrol edilmesi gerekir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı, alacağın tamamına göre belirlenir. Dava edilen kısmın düşük olması tek başına kararı kesin hâle getirmez.
Manevi tazminat davalarında verilen ilk derece kararlarına karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. Temyiz aşamasında ise genel kesinlik kuralları geçerlidir.
Olağan kanun yolları kapalıdır. Kanunda sayılan sınırlı sebeplerle yargılamanın iadesi istenebilir; temel hak ihlali bulunduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu da değerlendirilebilir.
Dava açılması, delil hazırlığı, bilirkişi raporuna itiraz, arabuluculuk ve tazminat alacaklarının takibi konularında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
İstinaf süresi, başvuru usulü ve inceleme kapsamı.
Devamını oku ›MakaleHakem kararının iptali davası ve temyiz imkânı.
Devamını oku ›MakaleDava şartları ve uyuşmazlık konularının tespiti.
Devamını oku ›