Kooperatif, ortaklarının ekonomik ve mesleki ihtiyaçlarını karşılıklı yardım ve dayanışma yoluyla karşılamak amacıyla kurulan, değişir ortaklı ve değişir sermayeli bir ortaklık türüdür. Bu ortaklık türü, özellikle konut, tarım ve tüketim alanlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu konudaki hükümler, gerek şirket yöneticileri ve ortakları gerekse alacaklılar ve üçüncü kişiler bakımından pratikte sıklıkla başvurulan önemli bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.1 uyarınca kooperatif, tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla kurulan ortaklıktır. Bu husus, uygulamada tarafların hak ve yükümlülüklerinin netleşmesi bakımından büyük önem taşımakta olup, sözleşme ve karar metinlerinin bu çerçeveye uygun hazırlanması olası uyuşmazlıkların önüne geçer.
Kooperatifler; konut yapı kooperatifi, tarım kredi kooperatifi, tüketim kooperatifi gibi faaliyet alanlarına göre çeşitli türlere ayrılır ve sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz. Konuyla ilgili uygulamada, mahkemelerin somut olayın özelliklerini dikkate alarak değerlendirme yaptığı, bu nedenle ilgili tarafların işlemlerini kanunun aradığı şekil şartlarına tam olarak uydurması gerektiği vurgulanmaktadır.
Kanunun m.2 hükmü uyarınca bir kooperatif, en az yedi ortak tarafından imzalanacak ana sözleşme ile kurulur. Ana sözleşmenin, ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personel huzurunda imzalanması zorunludur. Bu düzenleme, ilgili tarafların menfaatleri arasında hukuken öngörülen dengenin korunmasını amaçlamakta ve uygulayıcıların bu dengeyi gözeterek işlem yapmasını gerektirmektedir.
İlgili bakanlık, faaliyet konularına göre kooperatifleri sınıflandırmaya, çalışma bölgeleri oluşturmaya ve kuruluş için asgari ortak sayısından az olmamak üzere ek şartlar belirlemeye yetkilidir. Uygulamada bu kurala uyulmaması, sözleşmenin veya kararın geçersizliği ya da tarafların sorumluluğu gibi çeşitli hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, ilgili sürecin dikkatle yürütülmesi tavsiye edilir.
Kanunun m.4 hükmüne göre ana sözleşmede kooperatifin adı ve merkezi, amacı ve çalışma konuları, ortaklık sıfatının kazanılması ve kaybedilmesi şartları, ortakların pay tutarı ve sermayenin ödenme şekli gibi hususların yer alması zorunludur. Bu nedenle, ilgili belgelerin ve karar metinlerinin kanunda aranan unsurları eksiksiz içermesi, hem şirket içi işlerliği hem de üçüncü kişilerle olan ilişkilerin sağlıklı yürümesi bakımından önem taşır.
Ayrıca ortakların şirket yükümlerinden dolayı sorumluluk durumu, yönetici ve denetçi organların görev ve yetkileri ile seçim usulleri de ana sözleşmede açıkça düzenlenmelidir. Söz konusu düzenleme, ilgili mevzuatın genel sistematiğiyle uyumlu olup, uygulamada bu hükümlerin diğer ilgili kanun maddeleriyle birlikte yorumlanması gerekmektedir.
1163 sayılı Kanun uyarınca bir kooperatif en az yedi ortak tarafından imzalanan ana sözleşme ile kurulabilir.
Ana sözleşme, ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personel huzurunda imzalanmalıdır.
Hayır, sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz; kooperatif sermayesi değişir niteliktedir ve ortak sayısına bağlı olarak değişebilir.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Ticaret Sicili ve Tescilin Hukuki Etkileri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Esas Sözleşme Değişikliği hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirketlerde Kayıtlı Sermaye Sistemi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Sermaye Azaltımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Murahhas Aza ve Yetki Devri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›