Limited şirket ortaklarının esas sermaye payı dışında şirkete karşı üstlenebileceği ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, esas sözleşmede öngörülmesi halinde şirketin finansman ihtiyacını karşılamada esneklik sağlar ve ortakların katkısını artırır. Bu konudaki hükümler, gerek şirket yöneticileri ve ortakları gerekse alacaklılar ve üçüncü kişiler bakımından pratikte sıklıkla başvurulan önemli bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.
TTK m.603 uyarınca esas sözleşmede öngörülmüşse, şirketin zarar görmesi veya finansman ihtiyacı doğması halinde ortaklardan esas sermaye payları oranında ek ödeme yapmaları istenebilir. Bu yükümlülük, esas sermaye borcundan bağımsız ayrı bir borçtur. Bu husus, uygulamada tarafların hak ve yükümlülüklerinin netleşmesi bakımından büyük önem taşımakta olup, sözleşme ve karar metinlerinin bu çerçeveye uygun hazırlanması olası uyuşmazlıkların önüne geçer.
Ek ödeme yükümlülüğü m.603 uyarınca ancak esas sermaye payının bedeline oranlanarak ve şirket sözleşmesinde öngörülen tutarla sınırlı olarak kararlaştırılabilir; sınırsız bir yükümlülük öngörülemez. m.604 ise ayrılan ortağın sorumluluğunu düzenler: şirket, ortağın ayrılmasının tescil edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde iflas etmişse eski ortaktan da ek ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesi istenebilir. Konuyla ilgili uygulamada, mahkemelerin somut olayın özelliklerini dikkate alarak değerlendirme yaptığı, bu nedenle ilgili tarafların işlemlerini kanunun aradığı şekil şartlarına tam olarak uydurması gerektiği vurgulanmaktadır.
TTK m.605 uyarınca, şirketin serbest yedek akçelerle karşılanabilecek bir ihtiyacı için yapılan ek ödemeler, şirketin mali durumu elverdiği ölçüde ortaklara geri ödenebilir. Geri ödeme, ortaklar arasında eşit işlem ilkesine uygun yapılmalıdır. Bu düzenleme, ilgili tarafların menfaatleri arasında hukuken öngörülen dengenin korunmasını amaçlamakta ve uygulayıcıların bu dengeyi gözeterek işlem yapmasını gerektirmektedir.
Ek ödemelerin geri ödenmesi, şirket alacaklılarının menfaatlerini tehlikeye düşürmeyecek şekilde ve şirketin sermayeyi koruma ilkesine aykırı olmayacak biçimde gerçekleştirilmelidir. Uygulamada bu kurala uyulmaması, sözleşmenin veya kararın geçersizliği ya da tarafların sorumluluğu gibi çeşitli hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, ilgili sürecin dikkatle yürütülmesi tavsiye edilir.
TTK m.606, esas sözleşmede öngörülmesi halinde ortaklara para borcu niteliğinde olmayan, örneğin şirkete ürün teslimi veya hizmet sunumu gibi yan edim yükümlülükleri getirilebileceğini düzenler. Bu yükümlülüklerin kapsamı, konusu ve karşılığı esas sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Bu nedenle, ilgili belgelerin ve karar metinlerinin kanunda aranan unsurları eksiksiz içermesi, hem şirket içi işlerliği hem de üçüncü kişilerle olan ilişkilerin sağlıklı yürümesi bakımından önem taşır.
Yan edim yükümlülüğüne aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar da esas sözleşmede düzenlenebilir; bu sayede şirket, ortaklarından sağladığı katkıyı hukuki güvence altına alabilir. Söz konusu düzenleme, ilgili mevzuatın genel sistematiğiyle uyumlu olup, uygulamada bu hükümlerin diğer ilgili kanun maddeleriyle birlikte yorumlanması gerekmektedir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 603. maddesi ek ödeme yükümlülüğüne sayısal bir tavan koyar. Yükümlülük şirket sözleşmesinde ancak esas sermaye payını esas alan belirli bir tutar olarak öngörülebilir ve bu tutar, esas sermaye payının itibarî değerinin iki katını aşamaz. Ayrıca her ortak sadece kendi esas sermaye payına düşen ek ödemeyi yerine getirmekle yükümlüdür; ortaklar arasında müteselsil bir sorumluluk kurulmaz.
Yükümlülüğün istenebilmesi de serbest değildir. Maddeye göre ek ödeme ancak şirket esas sermayesi ile kanuni yedek akçeler toplamının şirketin zararını karşılayamaması, şirketin bu ek araçlar olmaksızın işlerine gereği gibi devamının mümkün olmaması ya da şirket sözleşmesinde tanımlanan ve özkaynak ihtiyacı doğuran diğer bir hâlin gerçekleşmiş bulunması hâllerinde istenebilir. Şartlar gerçekleşmişse ek ödemeler müdürler tarafından istenir. İflasın açılması ile yükümlülük kendiliğinden muaccel olur.
Yükümlülükten kurtulmanın yolu da maddede gösterilmiştir. Ek ödeme yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılması, ancak esas sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının zararları tamamen karşılaması hâlinde mümkündür. Bu işlemde esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümler kıyas yoluyla uygulanır; dolayısıyla alacaklıların korunmasına ilişkin usul burada da gündeme gelir.
Hayır, ancak esas sözleşmede açıkça öngörülmüşse ortaklar ek ödeme yapmakla yükümlü olur; aksi halde böyle bir borç doğmaz.
Şirketin mali durumu elverdiği ölçüde ve alacaklıların menfaati zedelenmeyecek şekilde geri ödenebilir.
Konusu, kapsamı ve karşılığı esas sözleşmede açıkça gösterilerek ortaklara yan edim yükümlülüğü getirilebilir ve bu yükümlülük pay defterine işlenir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 603. maddesinin üçüncü fıkrasına göre ek ödeme yükümlülüğü şirket sözleşmesinde ancak esas sermaye payını esas alan belirli bir tutar olarak öngörülebilir ve bu tutar, esas sermaye payının itibarî değerinin iki katını aşamaz. Her ortak yalnızca kendi esas sermaye payına düşen ek ödemeden sorumludur. Şartlar gerçekleştiğinde ek ödemeyi müdürler ister.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Ticaret Sicili ve Tescilin Hukuki Etkileri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleDeniz yoluyla eşya taşımasının temelini oluşturan navlun sözleşmesinin türleri ve taşıyanın yükümlülükleri 6102 sayılı TTK m.1138-1141 hükümlerine göre.
Devamını oku ›MakaleNama ve hamiline yazılı pay senetlerinin çıkarılma şartları, devir usulleri ve hukuki farkları 6102 sayılı TTK m.484-490 hükümleri çerçevesinde ele alınır.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Sermaye Azaltımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Murahhas Aza ve Yetki Devri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›