Haczedilen malın satış öncesinde belirlenen değeri, gerçek piyasa değerinin altında veya üstünde kalabilir. Bu durumda ilgililer kanunda öngörülen süre içinde kıymet takdirine itiraz edebilir ve doğru değer tespiti, satışın adil sonuçlanması açısından kritik önem taşır. Doğru değer tespiti, hem alacaklının alacağını tam olarak tahsil edebilmesi hem de borçlunun mağdur olmaması açısından önemlidir. Bu sürecin doğru işlemesi, hem alacaklının hem borçlunun satıştan adil şekilde etkilenmesini sağlar.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.128/a uyarınca kıymet takdiri raporunun tebliği edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilir. İlgililer arasında borçlu, haciz koydurmuş alacaklılar ve ipotekli alacaklılar sayılabilir ve her biri kendi menfaati doğrultusunda başvurabilir.
Şikayet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme veznesine yatırılması halinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir, aksi halde başka bir işleme gerek olmaksızın şikayet kesin olarak reddedilir. Bu düzenleme, ciddiyetsiz başvuruların önüne geçmeyi amaçlar ve sürecin gereksiz uzamasını önler. Bu süre ve masraf şartları, şikayetin ciddiyetle ve gerekçeli şekilde yapılmasını teşvik eder. Bu kurallar, kıymet takdiri sürecinin keyfilikten uzak ve denetlenebilir olmasını amaçlar.
Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Bu süre sınırlaması, satış sürecinin gereksiz yere uzamasını önlemek amacı taşır ve alacaklının makul sürede tahsilat yapmasına imkan tanır.
Ancak doğal afetler veya imar durumundaki çok önemli değişiklikler gibi benzer hallerde, iki yıllık süre dolmamış olsa dahi yeniden kıymet takdiri istenebilir. Bu istisna, malın değerini önemli ölçüde etkileyen olağandışı durumları kapsar ve tarafların gerçek değeri yansıtan bir sonuca ulaşmasını sağlar. Bu istisnalar, taşınmazın gerçek değerini yansıtmayan bir raporun satış sürecine esas alınmasını önler. Bu istisnalar, somut olayın özelliklerine göre icra mahkemesince değerlendirilir.
Kıymet takdirine ilişkin şikayet yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, icra mahkemesi evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde yetkisizlik kararı verir ve dosyayı resen yetkili icra mahkemesine gönderir. Bu düzenleme, başvurucunun süre kaybetmesini önlemeyi amaçlar ve hak kaybını engeller.
Bu madde gereğince icra mahkemesinin verdiği kararlar kesindir, yani kıymet takdirine ilişkin şikayet sonucunda verilen karara karşı ayrıca istinaf veya temyiz yoluna gidilemez. Bu nedenle şikayet dilekçesinin ilk aşamada eksiksiz hazırlanması büyük önem taşır. Bu nedenle şikayet dilekçesinin ilk aşamada teknik ve hukuki açıdan eksiksiz hazırlanması önemlidir. Bu özen, şikayetin baştan itibaren başarılı sonuçlanma ihtimalini artırır.
Raporun tebliğinden itibaren yedi gündür.
Hayır, şikayet tarihinden itibaren yedi gün içinde masraf ve ücret yatırılmazsa şikayet kesin olarak reddedilir.
Kural olarak iki yıl geçmedikçe istenemez, doğal afet veya önemli imar değişikliği gibi istisnai hallerde bu süre beklenmeden talep edilebilir.
Alacağınızın tahsili, itirazların çözümü ve haciz süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Dosyanızı değerlendirelim.
Ödeme Emri ve İcra Emri Arasındaki Farklar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİtirazın Kesin Kaldırılması ve m.68 hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİtirazın Geçici Kaldırılması ve m.68/a hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMenfi Tespit Davasında Teminat ve İcranın Durması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleSıra Cetveline İtiraz ile Şikayet Arasındaki Fark hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİstihkak Davasında Mülkiyet Karinesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›