Kiracı, kiraladığı taşınmazı sözleşmeye uygun şekilde özenle kullanmak ve komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Türk Borçlar Kanunu m.316 uyarınca düzenlenen bu yükümlülük, kiracının sadece mülke zarar vermemesini değil, aynı zamanda çevresinde yaşayan kişilere karşı da saygılı davranmasını zorunlu kılar. Bu kurallara aykırılık durumunda kiraya verenin sözleşmeyi feshetme hakkı doğmaktadır.
Kira sözleşmesi kurulduğunda kiracıya sadece kullanım hakkı değil, aynı zamanda belirli davranış kuralları da yüklenir. Türk Borçlar Kanunu m.316 uyarınca kiracı, kiralananı sözleşme şartlarına uygun şekilde özenle kullanmak zorundadır. Bu durum, taşınmazın fiziksel yapısını korumayı ve kullanım amacına uygun hareket etmeyi kapsayan hukuki bir ödevdir.
Özenle kullanma yükümlülüğü sadece eşyalara zarar vermemeyi değil, taşınmazın kullanım biçiminin sözleşmeye aykırı olmamasını da içerir. Örneğin, konut olarak kiralanan bir yerin kullanım amacı dışında kullanılması bu yükümlülüğün ihlali sayılabilir. Kiracı, taşınmazı teslim aldığı haliyle korumak ve kullanım süresince olağan dışı yıpranmalardan kaçınmakla görevlidir.
Saygı gösterme borcu ise kiracının sosyal yaşamdaki davranışlarını düzenler. Kiracı, taşınmazın bulunduğu binada oturan diğer kişilerle ve komşularla olan ilişkilerinde gerekli nezaketi ve saygıyı göstermelidir. Bu yükümlülük, sadece fiziksel hasarları değil, aynı zamanda komşuluk hukukunu zedeleyen davranışları da kapsayan geniş bir çerçeveye sahiptir.
Yükümlülüğün ihlali, kiracının taşınmazı hor kullanması veya komşuları rahatsız edecek eylemlerde bulunmasıyla gerçekleşir. Taşınmazın yapısına zarar verecek ağır kusurlar veya kullanım amacına aykırı eylemler bu kapsamdadır. Ayrıca, komşuların huzurunu bozacak düzeydeki sürekli gürültü veya rahatsızlıklar da kanuni yükümlülüğün ihlali olarak kabul edilmektedir.
İhlalin oluşması için sadece bir kez yapılan küçük bir hata yeterli olmayabilir; davranışın süreklilik arz etmesi veya etkisi önemlidir. Ancak konut ve çatılı işyeri kirasında kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi durumunda kiraya veren, süre vermeden yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Kasıtlı zarar verme, kiracının özen borcunu en ağır şekilde çiğnediği durumdur.
Komşular bakımından çekilmez hale gelen durumlar da ihlal kapsamında değerlendirilir. Eğer kiracının davranışı, aynı taşınmazda oturan diğer sakinler veya komşular için yaşamı çekilmez kılıyorsa, bu durum özen ve saygı borcuna aykırılık teşkil eder. Burada önemli olan, davranışın çevredeki kişiler üzerindeki somut ve olumsuz etkisidir.
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin fesih hakkını kullanabilmesi için belirli bir prosedürü izlemesi gerekir. Kiracıya, aykırılığın giderilmesi için en az otuz gün süre verilmeli ve bu süre sonunda aykırılık devam ederse sözleşmenin feshedileceği yazılı bir ihtar ile bildirilmelidir. Bu ihtarın yazılı olması şarttır.
Ancak bazı istisnai durumlarda kiraya veren, kiracıya süre vermeksizin sözleşmeyi hemen feshedebilir. Kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi veya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması bu durumlar arasındadır. Bu gibi durumlarda kiraya veren, yazılı bir bildirim yaparak sözleşmeyi doğrudan sonlandırabilir.
Diğer kira türlerinde ise süreç daha farklı işlemektedir. Konut ve çatılı işyeri dışındaki kira ilişkilerinde kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtar çekme zorunluluğu olmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Bu ayrım, kiralananın türüne göre yasal süreçlerin nasıl yönetileceğini belirleyen kritik bir unsurdur.
Kiracının yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda kiraya verenin en temel hakkı sözleşmeyi feshetmektir. Fesih gerçekleştiğinde kiracı, taşınmazı boşaltmak ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmek durumunda kalır. Ancak bu hak, kanunda belirtilen ihtar ve süre şartlarına sıkı sıkı bağlı olarak kullanılmalıdır.
Sözleşmenin feshi, kiracının taşınmazı kullanım hakkının sona ermesi anlamına gelir. Eğer kiracıya süre verilerek ihtar yapılmışsa ve bu süre içinde aykırılık giderilmemişsa, kiraya veren mahkeme yoluyla tahliye sürecini başlatabilir. Kasten verilen ağır zararlar veya çekilmez davranışlar, sürecin hızlanmasına neden olan hukuki gerekçelerdir.
Fesih hakkının kullanımı sırasında kiraya verenin dikkat etmesi gereken en önemli husus, bildirimlerin yazılı yapılmasıdır. Sözlü uyarılar veya şifahi talepler, kanuni anlamda geçerli bir ihtar yerine geçmez. Hakların korunması ve yasal sürecin geçerli sayılması için tüm bildirimlerin yazılı bir şekilde yapılması yasal bir zorunluluktur.
Kiracıların en sık yaptığı hata, taşınmaza verilen zararın sadece fiziksel olduğunu düşünmeleridir. Oysa komşulara karşı sergilenen tutumlar da sözleşme feshi sebebidir. Sadece duvarlara zarar vermek değil, komşuların huzurunu bozacak davranışlar da kanuni yaptırımlara yol açabilir. Bu nedenle sosyal çevreye saygı da yasal bir yükümlülüktür.
Kiraya verenler için en kritik hata, ihtarname gönderirken süreyi yanlış belirlemektir. Konut ve çatılı işyerlerinde kanunen en az otuz gün süre verilmesi zorunludur. Bu sürenin altında kalan ihtarlar, kiracının davranışı devam etse bile hukuken geçersiz sayılabilir ve tahliye süreçlerinde ciddi aksaklıklara yol açabilir.
Ayrıca, kiracının davranışının 'çekilmez' olup olmadığı değerlendirilirken somut verilere dayanılmalıdır. Sadece şikayetlerin varlığı yeterli olmayabilir; davranışın komşular veya kiraya veren için gerçekten katlanılamaz düzeyde olması gerekir. Kanun, bu durumların tespiti için kiraya verene hemen fesih imkanı tanısa da bu durumun ispatı önemlidir.
Kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya aykırılığın giderilmesi için en az otuz gün süre vererek, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak ihtar eder. Ancak kiracının davranışının kiraya veren veya komşular bakımından çekilmez olması durumunda kiraya veren, sözleşmeyi hemen feshedebilir.
Hayır, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi durumunda kiraya veren, süre vermeksizin yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.
İhtarname mutlaka yazılı olmalıdır. Konut ve çatılı işyerlerinde aykırılığın giderilmesi için en az otuz gün süre verilmesi kuraldır; ancak kanunda belirtilen istisnai hallerde kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.
Evet, kiracının komşulara karşı davranışlarının kiraya veren veya diğer sakinler bakımından çekilmez olması, sözleşmenin feshi için bir sebeptir.
Kira tespiti, tahliye, depozito ve sözleşme süreçlerinde ister kiracı ister ev sahibi olun CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim, bize ulaşın.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Kiracı evi göstermek zorunda mı? Satış ve yeniden kiralama için gezdirme borcu, önceden bildirim şartı, sınırları ve kiracının kira indirimi hakkı anlatılıyor.
Devamını oku ›MakaleKiracının hak ve borçları: kiralananın kullanıma elverişli teslimi, kira bedelini ödeme, özenle kullanma ve geri verme yükümlülükleri TBK hükümleriyle.
Devamını oku ›MakaleKiracının tahliyesi, kanunda sayılan sebeplerin varlığında dava veya icra yoluyla sağlanır; ihtar, tahliye taahhüdü ve yargılama süreci ele alınıyor.
Devamını oku ›MakaleKiralananın ayıplı olması: teslim anındaki ve sonradan çıkan ayıplar, kiracının onarım, kira indirimi ve tazminat seçimlik hakları ile bildirim yükü.
Devamını oku ›MakaleKiracının erken tahliyesi hâlinde doğan sorumluluk, makul süre kirası, taşınmazın yeniden kiralanması çabası ve tazminatın belirlenmesi ölçütleri anlatılıyor.
Devamını oku ›MakaleKiracının ölümü hâlinde kira sözleşmesi kural olarak mirasçılarla sürer; birlikte yaşayanların durumu, olağanüstü fesih ve bildirim usulü açıklanıyor.
Devamını oku ›