Kiraya verenin, kiracıyı taşınmazdan çıkarması ancak kanunda sayılan sınırlı sebeplere ve sıkı usul kurallarına dayanarak mümkündür. Yanlış seçilen yöntem ya da kaçırılan süre, tahliye talebinin reddine yol açar. Bu yazıda kiracının tahliyesinin başlıca yollarını, sürelerini ve Yargıtay'ın aradığı koşulları açıklıyoruz.
Türk Borçlar Kanunu, kira ilişkisinde kiracıyı koruyan bir denge gözetir; bu nedenle kiracı yalnızca belirli sebeplerle tahliye edilebilir. Başlıca tahliye sebepleri; kiraya verenin konut/işyeri ihtiyacı, geçerli bir tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle temerrüttür.
Kiraya veren; kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu varsa tahliye davası açabilir (TBK m.350). Kiralananı sonradan satın alan yeni malik de aynı gerekçeyle, edinme tarihinden başlayarak belirli sürelerde bu hakkı kullanabilir (TBK m.351).
Kiracının, kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak taahhüt etmesi hâlinde, bu tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren bir ay içinde icra veya dava yoluyla tahliyeyi isteyebilir. Geçerli bir taahhüt için belgenin kira sözleşmesinden sonra ve kiracının serbest iradesiyle düzenlenmiş olması gerekir.
Kiracı, bir kira yılı içinde kira bedelini zamanında ödemediği için iki haklı yazılı ihtara sebep olursa, kiraya veren kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde tahliye davası açabilir.
Kiracı kira bedelini ödemezse, kiraya veren en az 30 günlük süre içeren bir ödeme ihtarı gönderir. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa, kiraya veren hem icra takibi başlatabilir hem de tahliye talep edebilir.
Kira uyuşmazlıklarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Konut ve çatılı işyeri kiralarından kaynaklanan tahliye davalarında, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı hâline gelmiştir. Tahliye sebebine göre değişen kısa ve hak düşürücü süreler bulunduğundan, sürecin doğru yöntemle ve zamanında başlatılması belirleyicidir.
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. TBK m.347 uyarınca kiracı, belirli süreli sözleşmelerin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır; kiraya verenin sebepsiz fesih imkânı ancak on yıllık uzama süresi sonunda ve her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla doğar.
Bunun dışındaki tahliye yolları kanunda sayılan sebeplere bağlıdır. TBK m.350 gereksinim ile yeniden inşa ve imar sebeplerini düzenler; her ikisinde de dava, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonundan, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih bildirimi sürelerine uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılır.
TBK m.352 ise üç ayrı sebep içerir: teslimden sonra verilmiş yazılı tahliye taahhüdüne uyulmaması, kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle bir kira yılı içinde iki haklı yazılı ihtara sebep olunması ve kiracının ya da birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli konutu bulunması. Her üç sebepte de bir aylık başvuru süresi öngörülmüştür; bu süreler hak düşürücü niteliktedir.
Kiracı yalnızca kanunda sayılan sınırlı sebeplerle tahliye edilebilir. Başlıca sebepler; kiraya verenin konut veya işyeri ihtiyacı (TBK m.350-351), geçerli bir tahliye taahhüdü (TBK m.352/1), iki haklı ihtar (TBK m.352/2) ve kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle temerrüttür. Yanlış yöntem seçimi talebin reddine yol açar.
Kiraya veren; kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu varsa tahliye davası açabilir (TBK m.350). Yerleşik içtihada göre ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması ve yargılama boyunca sürmesi aranır.
Evet; kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği geçerli bir taahhüt varsa, kiraya veren bu tarihten başlayarak bir ay içinde icra takibi yapabilir veya dava açabilir (TBK m.352/1). Taahhüdün, kiralananın tesliminden yani sözleşmenin kurulmasından sonra verilmiş olması aranır.
Zorunda değildir. TBK m.347 uyarınca kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; kiracı on beş gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme bir yıl uzamış sayılır. Tahliye ancak kanunda sayılan sebeplere dayanılarak istenebilir.
Tahliye taleplerinde yanlış sebep ya da kaçırılan süre davanın reddine yol açar. CMY Hukuk & Danışmanlık olarak ihtarname, icra ve tahliye davası süreçlerini sizin adınıza yürütüyor, en hızlı ve güvenli yolu birlikte belirliyoruz. Hemen bilgi alın.
6769 sayılı SMK kapsamında marka kavramı, tescili ve marka davaları.
Devamını oku ›MakalePatent ve faydalı model kavramları, tescil süreci ve patent davaları.
Devamını oku ›MakaleTasarım tanımı, tescilli/tescilsiz tasarım ve tasarım davaları.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile marka, tasarım ve coğrafi işaret hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile patent, faydalı model ve tasarım hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleSMK m.29 kapsamında marka hakkına tecavüz, dava süreci, tazminat hesabı ve güncel Yargıtay kararları.
Devamını oku ›