Marka denilince çoğunlukla sözcük ve logolar akla gelse de; ses, renk, hareket ve üç boyutlu biçimler de marka olarak tescil edilebilir. Bu işaretlerin tescili, ayırt edicilik ve sicilde gösterilebilirlik bakımından özellik taşır.
Geleneksel olmayan markalar; sözcük ya da şekil dışında kalan, sesler, tek renkler, hareketler, üç boyutlu biçimler ve hatta konum işaretleri gibi farklı algı türlerine hitap eden işaretlerdir. SMK, marka olabilecek işaretleri sınırlı saymamış, sicilde açık ve kesin biçimde gösterilebilen her tür işareti kapsama almıştır.
Bir reklam jingle’ı veya kurumsal melodi gibi işitsel işaretler, ayırt edici nitelik taşıyorsa ses markası olarak tescil edilebilir. Başvuruda sesin nota yazımı veya ses dosyasıyla sicilde gösterilebilir olması gerekir; sıradan veya tanımlayıcı sesler tescil edilemez.
Belirli bir tek rengin, herhangi bir şekle bağlı olmaksızın bir işletmeyle özdeşleşmesi hâlinde renk markası söz konusu olur. Hareket markaları ise kısa bir görsel animasyonu korur. Bu işaretlerde ayırt ediciliğin çoğu zaman kullanım yoluyla kazanılması beklenir.
Ürünün veya ambalajın kendine özgü biçimi, malın doğasından kaynaklanmıyor ve teknik bir zorunluluğu yansıtmıyorsa üç boyutlu marka olarak tescil edilebilir. Malın özgün değerini veren ya da teknik sonucu elde etmek için zorunlu biçimler tescil dışıdır.
Geleneksel olmayan markalarda temel mesele, işaretin tüketici nezdinde kaynak gösterme işlevi taşıyıp taşımadığıdır. Çoğu olayda kullanım yoluyla kazanılmış ayırt edicilik, satış, reklam ve bilinirlik delilleriyle ortaya konmalıdır; sürecin marka vekili eşliğinde yürütülmesi tescil şansını artırır.
Ses, renk, hareket veya üç boyutlu marka başvurularınızda ayırt edicilik stratejisi için bize ulaşın.