Marka denilince çoğunlukla sözcük ve logolar akla gelse de; ses, renk, hareket ve üç boyutlu biçimler de marka olarak tescil edilebilir. Bu işaretlerin tescili, ayırt edicilik ve sicilde gösterilebilirlik bakımından özellik taşır.
Geleneksel olmayan markalar; sözcük ya da şekil dışında kalan, sesler, tek renkler, hareketler, üç boyutlu biçimler ve hatta konum işaretleri gibi farklı algı türlerine hitap eden işaretlerdir. SMK, marka olabilecek işaretleri sınırlı saymamış, sicilde açık ve kesin biçimde gösterilebilen her tür işareti kapsama almıştır.
Bir reklam jingle’ı veya kurumsal melodi gibi işitsel işaretler, ayırt edici nitelik taşıyorsa ses markası olarak tescil edilebilir. Başvuruda sesin nota yazımı veya ses dosyasıyla sicilde gösterilebilir olması gerekir; sıradan veya tanımlayıcı sesler tescil edilemez.
Belirli bir tek rengin, herhangi bir şekle bağlı olmaksızın bir işletmeyle özdeşleşmesi hâlinde renk markası söz konusu olur. Hareket markaları ise kısa bir görsel animasyonu korur. Bu işaretlerde ayırt ediciliğin çoğu zaman kullanım yoluyla kazanılması beklenir.
Ürünün veya ambalajın kendine özgü biçimi, malın doğasından kaynaklanmıyor ve teknik bir zorunluluğu yansıtmıyorsa üç boyutlu marka olarak tescil edilebilir. Malın özgün değerini veren ya da teknik sonucu elde etmek için zorunlu biçimler tescil dışıdır.
Geleneksel olmayan markalarda temel mesele, işaretin tüketici nezdinde kaynak gösterme işlevi taşıyıp taşımadığıdır. Çoğu olayda kullanım yoluyla kazanılmış ayırt edicilik, satış, reklam ve bilinirlik delilleriyle ortaya konmalıdır; sürecin marka vekili eşliğinde yürütülmesi tescil şansını artırır.
Geleneksel olmayan markaların hukuki zemini SMK m.4'te tek cümlede kurulur. Bu maddeye göre marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla her tür işaretten oluşabilir.
Maddede sayılan işaret türleri arasında kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ile malların veya ambalajlarının biçimi açıkça yer alır. Renklerin ve seslerin kanun metninde sayılmış olması, bunların marka olabileceği konusundaki tartışmayı sona erdirmiştir. Buna karşılık sayım sınırlayıcı değildir; sayılmayan bir işaret türü de iki şartı karşılıyorsa marka olabilir. Tanınmış Marka Koruması konusu ayrı bir başlık altında ele alınmıştır; tanınmış marka koruması sayfasında ayrıntısını bulabilirsiniz.
Asıl eşik ikinci şarttadır. Korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek biçimde sicilde gösterilebilme, sözcük ve şekil markalarında kendiliğinden sağlanırken; koku, tat ve dokunma gibi işaretlerde bu gösterim güçlüğü uygulamada belirleyici olur. Renk markasında rengin uluslararası kabul görmüş bir kodla, ses markasında ise notasyon veya ses kaydıyla belirlenmesi bu şartın karşılanmasına hizmet eder. Bu noktada Muvafakatname ile Marka Tescili konusundaki ayrıntılar için ilgili sayfamıza bakabilirsiniz.
6769 sayılı SMK m.4 marka olabilecek işaretleri sınırlı saymamış, sicilde açık ve kesin biçimde gösterilebilen her tür işareti kapsama almıştır. Sesler ve renkler kanunda açıkça anılmıştır; ayırt edici olmak ve sicilde gösterilebilir olmak kaydıyla tescil edilebilir. Sıradan veya tanımlayıcı işaretler tescil edilemez.
Belirli bir tek renk, herhangi bir şekle bağlı olmadan bir işletmeyle özdeşleşmişse renk markası olabilir. Ancak soyut renkler çoğu zaman doğrudan ayırt edici sayılmaz; kullanım yoluyla kazanılmış ayırt ediciliğin satış, reklam ve bilinirlik delilleriyle ispatı gerekir.
SMK m.5/1-(e) uyarınca malın doğası gereği ortaya çıkan biçimler, teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu biçimler ve mala esaslı değer katan biçimler tescil dışıdır. Yalnızca bu istisnalara girmeyen, ayırt edici ve özgün biçimler üç boyutlu marka olarak korunabilir.
SMK m.4'teki sayım sınırlayıcı değildir. Bir işaretin marka olabilmesi için iki şart aranır: teşebbüsün mal veya hizmetlerini ayırt etmesi ve korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayacak şekilde sicilde gösterilebilir olması. Bu iki şartı karşılayan işaret, maddede sayılmasa da marka olabilir.
Ses, renk, hareket veya üç boyutlu marka başvurularınızda ayırt edicilik stratejisi için bize ulaşın.