Bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.21/2). Süre faturanın tesliminden itibaren işler ve itirazın süresinde yapıldığını ispat yükü itiraz eden taraftadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinin birinci fıkrasına göre, ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
Maddenin ikinci fıkrası, faturayı alan kişinin sekiz gün içinde içeriğe itiraz etmemesi hâlinde içeriği kabul etmiş sayılacağını düzenler. Bu, faturanın ispat gücünü doğrudan etkileyen bir karinedir.
Üçüncü fıkra ise teyit mektuplarına ilişkindir. Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmazsa, teyit mektubunun sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.
Sekiz günlük süre, faturanın alındığı tarihten itibaren işler. Kâğıt fatura bakımından teslim tarihi; elektronik fatura bakımından ise faturanın alıcının erişimine sunulduğu tarih esas alınır.
Sürenin işlemeye başlaması için faturanın gerçekten alıcıya ulaşmış olması gerekir. Faturanın düzenlendiği tarih ile alındığı tarih farklı olabileceğinden, uyuşmazlıkta belirleyici olan tesellüm tarihidir.
Süre hesabında faturanın alındığı gün sayılmaz. Sürenin son gününün tatile rastlaması hâlinde genel süre hükümleri uygulanır.
Sekiz günlük süre içinde yapılmayan itiraz, faturanın içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurur. Buradaki içerik; malın cinsi, miktarı, birim fiyatı, iskonto ve vade gibi kalemlerdir.
Buna karşılık faturanın kabul edilmiş sayılması, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığını tek başına ispatlamaz. Sözleşmenin hiç kurulmadığı veya faturanın ilişkisiz olduğu yönündeki savunmalar sekiz günlük süreden bağımsız olarak ileri sürülebilir.
Faturanın ödendiği yönündeki savunma da bu süreye bağlı değildir. Ödeme, ayrı bir vakıa olarak makbuz, banka kaydı veya ticari defterlerle ispatlanır.
Kanun itiraz için özel bir şekil öngörmemiştir. Ancak Türk Ticaret Kanununun 18. maddesinin üçüncü fıkrası, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe ve sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılacağını düzenler.
Faturaya itiraz bu sayılan işlemlerden biri olmamakla birlikte, ispat kolaylığı bakımından aynı yöntemlerin kullanılması uygulamada tercih edilmektedir. Sözlü veya sıradan e-posta yoluyla yapılan itirazın ispatı güçtür.
İtirazın süresinde yapıldığını ispat yükü itiraz eden taraftadır. Bu nedenle itiraz yazısının karşı tarafa ulaştığı tarihi gösteren belgenin saklanması önem taşır.
Süresinde itiraz edilmeyen fatura, içeriği bakımından aleyhe delil oluşturur. Bu karine, ticari defter kayıtları ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Türk Ticaret Kanununun 19. maddesine göre bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır ve taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır. Bu nitelendirme, uygulanacak hükümler ve faiz bakımından önem taşır.
Kanunun 20. maddesi uyarınca, tacir olan veya olmayan bir kişiye ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir uygun bir ücret isteyebilir; ayrıca verdiği avanslar ve yaptığı giderler için ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır.
Faturanın tarihi, numarası ve tutarı açıkça belirtilmelidir. Birden fazla faturaya itiraz ediliyorsa her biri ayrı ayrı gösterilmelidir.
İtirazın hangi kaleme yöneldiği somutlaştırılmalıdır. Miktar, birim fiyat, iskonto veya vade gibi kalemlerden hangisine itiraz edildiği yazılmalıdır.
Faturanın hangi tarihte teslim alındığı yazıya geçirilmeli, mümkünse teslim belgesine atıf yapılmalıdır. Bu, sürenin başlangıcı yönünden tartışmayı azaltır.
İtirazın yanı sıra faturanın iadesi düşünülüyorsa, iadenin itiraz beyanının yerine geçmeyeceği unutulmamalıdır. İade ile birlikte yazılı itiraz da yapılmalıdır.
İtiraz yazısı, karşı tarafın kayıtlı elektronik posta adresine veya noter aracılığıyla gönderildiğinde tebliğ tarihi belgelenmiş olur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.21/2 uyarınca sekiz gündür. Fatura alan kişi bu süre içinde içeriğe itiraz etmezse faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır.
Hayır. Süre, faturanın alındığı tarihten itibaren işler. Düzenleme tarihi ile teslim tarihi farklı olabileceğinden uyuşmazlıkta belirleyici olan faturanın alıcıya ulaştığı tarihtir.
Hayır. Kabul edilmiş sayılma, faturanın içeriğine ilişkindir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı yönündeki savunma ile ödeme savunması sekiz günlük süreden bağımsız olarak ileri sürülebilir.
Kanun özel bir şekil öngörmemiştir. Ancak ispat kolaylığı bakımından noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi tercih edilmektedir.
Evet. Kanunun 21. maddesinin üçüncü fıkrasına göre teyit mektubunu alan kişi sekiz gün içinde itiraz etmezse mektubun sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.
Ticari sözleşmelerin hazırlanması ve sona erdirilmesi, faturaya itiraz, şirket ortaklığından doğan uyuşmazlıklar ile ticari alacakların takibinde büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
Defter kayıtlarının ticari uyuşmazlıklarda delil olarak değerlendirilmesi.
Devamını oku ›MakaleTicari satışta muayene ve ayıp ihbarı sürelerinin işleyişi.
Devamını oku ›MakaleTicari işlerde temerrüt faizi ve faiz oranının belirlenmesi.
Devamını oku ›