Ticari defterler, tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda önemli bir ispat aracıdır. Ancak defterlerin delil değeri, usulüne uygun tutulmuş olmalarına ve karşı tarafın da tacir olmasına bağlıdır.
Her tacir, ticari defterlerini Türk Ticaret Kanunu ve vergi mevzuatına uygun biçimde tutmak zorundadır. Açılış ve kapanış onayları, kayıtların düzenli ve gerçeğe uygun tutulması bu yükümlülüğün parçasıdır.
Usulüne uygun tutulan ve birbirini doğrulayan defterlerin kayıtları, sahibi lehine delil olabilir. Bunun koşulu; defterlerin kanuna uygun tutulması, onayların bulunması ve karşı tarafın da defterlerinin aynı yönde olması veya hiç bulunmamasıdır.
Bir tacirin defterlerindeki kayıtlar, kendi aleyhine de delil oluşturur. Taraf, defterindeki kendi lehine olan kısma dayanıp aleyhine olan kısmı reddedemez; defter bir bütün olarak değerlendirilir.
Uyuşmazlıkta defterler genellikle bilirkişi incelemesine tabi tutulur. Kayıtların dayanağı belgelerle (fatura, dekont, sözleşme) uyumu araştırılır. Dayanağı olmayan kayıtların ispat gücü zayıftır.
Ticari alacak davalarında defterler çoğu kez belirleyici olur. Bu nedenle defterlerin düzenli tutulması ve dayanak belgelerin saklanması, tacirin olası uyuşmazlıklarda hak kaybını önler.
Somut olayın koşullarına göre faturaya itiraz süresi yönünden de ayrı bir değerlendirme yapılması gerekir.
Ticari defter, sahibi için tek yönlü bir avantaj değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinin dördüncü fıkrası açıktır: açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Yani usulsüz tutulan defter delil olmaktan çıkmaz; yön değiştirir ve tutan tacirin aleyhine sonuç doğurur. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, usulüne uygun tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine kayıtların birbirinden ayrılamayacağını da hükme bağlar.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunla üçüncü fıkraya eklenen cümle bir boşluğu kapatmıştır. Buna göre, diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Karşı tarafın defterinde ilgili işleme dair hiçbir iz bulunmaması, artık kendi defterine dayanan tarafın lehine değil aleyhine bir sonuç doğurur.
Onayların hangi tarihe kadar yaptırılacağı Türk Ticaret Kanunu'nun 64. maddesinde düzenlenmiştir. Yevmiye defterinin kapanış onayı izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar, yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayı ise izleyen faaliyet döneminin birinci ayının sonuna kadar notere yaptırılır. Anonim ve limited şirketlerin ticaret siciline tescili sırasında defterlerin açılış onayları ticaret sicili müdürlükleri tarafından yapılır. Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde ise açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter veya ticaret sicili müdürlüğü onayı aranmaz.
Usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtları, sahibi ve halefleri lehine delil olabilir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.222). Bunun için defterlerin eksiksiz ve kanuna uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış ve kayıtların birbirini doğrulamış olması; ayrıca karşı tarafın defter kayıtlarının bunlara aykırı olmaması veya karşı tarafın defterlerini ibraz etmemesi aranır.
Evet. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.222/4). Usulüne uygun tutulan defterlerde de sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz; defter bir bütün olarak değerlendirilir. Bu nedenle kayıtların gerçeğe uygun tutulması önem taşır.
Evet. Her tacir, ticari defterlerini tutmak ve bu defterlerde işletmesinin ticari ve mali durumunu açıkça göstermekle yükümlüdür (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.64). Defterler ile saklanması zorunlu belgeler, son kayıt tarihinden itibaren on yıl süreyle saklanır (m.82). Uyuşmazlıkta defterler çoğunlukla bilirkişi incelemesine tabi tutulur.
Hayır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinin dördüncü fıkrasına göre açılış veya kapanış onayları bulunmayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Aynı sonuç, içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan defterler için de geçerlidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 64. maddesi uyarınca yevmiye defterinin kapanış onayı izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar notere yaptırılmalıdır.
Şirketler hukuku, ticari sözleşme ve uyuşmazlık yönetiminde hukuki destek için bize ulaşın.