/head>
Ticari defterler, tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda önemli bir ispat aracıdır. Ancak defterlerin delil değeri, usulüne uygun tutulmuş olmalarına ve karşı tarafın da tacir olmasına bağlıdır.
Her tacir, ticari defterlerini Türk Ticaret Kanunu ve vergi mevzuatına uygun biçimde tutmak zorundadır. Açılış ve kapanış onayları, kayıtların düzenli ve gerçeğe uygun tutulması bu yükümlülüğün parçasıdır.
Usulüne uygun tutulan ve birbirini doğrulayan defterlerin kayıtları, sahibi lehine delil olabilir. Bunun koşulu; defterlerin kanuna uygun tutulması, onayların bulunması ve karşı tarafın da defterlerinin aynı yönde olması veya hiç bulunmamasıdır.
Bir tacirin defterlerindeki kayıtlar, kendi aleyhine de delil oluşturur. Taraf, defterindeki kendi lehine olan kısma dayanıp aleyhine olan kısmı reddedemez; defter bir bütün olarak değerlendirilir.
Uyuşmazlıkta defterler genellikle bilirkişi incelemesine tabi tutulur. Kayıtların dayanağı belgelerle (fatura, dekont, sözleşme) uyumu araştırılır. Dayanağı olmayan kayıtların ispat gücü zayıftır.
Ticari alacak davalarında defterler çoğu kez belirleyici olur. Bu nedenle defterlerin düzenli tutulması ve dayanak belgelerin saklanması, tacirin olası uyuşmazlıklarda hak kaybını önler.
Şirketler hukuku, ticari sözleşme ve uyuşmazlık yönetiminde uzman desteği için bize ulaşın.