Boşanma tek başına yeterli değildir; eşe bağışlanan ev, araba veya para ancak kanundaki geri alma sebeplerinden biri varsa ve bu sebep öğrenildikten sonra bir yıl içinde geri istenebilir (TBK m.295, m.297). Bu sebepler arasında bağışlanan eşin bağışlayana veya yakınlarına ağır bir suç işlemesi ve kanundan doğan aile yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması bulunur. Geri alma, bağışlananın zenginleşmesiyle sınırlıdır.
Bağışlama, bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere malvarlığından bağışlanana karşılıksız bir kazandırma yaptığı sözleşmedir (TBK m.285). Bir eşin sonradan herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kanun gereğince kişisel maldır (TMK m.220/2). Eşinden bağış olarak ev veya araç alan eş bakımından da bu mal kural olarak kişisel mal niteliği taşır.
Katılma alacağı edinilmiş mallar üzerinden hesaplandığından (TMK m.231), kişisel mal niteliğindeki bağışlanan mal boşanmada yarı yarıya paylaşılmaz. Bağışı geri almak isteyen eşin, mal rejimi tasfiyesinden ayrı olarak Türk Borçlar Kanunundaki geri alma hükümlerine dayanması gerekir.
Taşınmaz bağışında şekil önemlidir. Bir taşınmazın bağışlanması sözü ancak resmî şekilde yapılmışsa geçerlidir (TBK m.288/2) ve taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmeler resmî şekle tabidir (TMK m.706). Tapuda “bağış” yerine “satış” gösterilen devirlerde, işlemin gerçekte bağış olduğunu ileri süren eş bunu ispat etmek zorunda kalır.
Bağışlayan, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü yalnız kanunda sayılan üç durumda geri alabilir (TBK m.295): bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse; bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa; yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.
Kanun boşanmayı bu sebepler arasında saymamıştır. Bu nedenle “boşandık, verdiğimi geri isterim” talebi tek başına sonuç doğurmaz; boşanmaya yol açan olayların bu sebeplerden birini oluşturduğu ispatlanmalıdır. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmakla yükümlü olduğundan (TMK m.185/3), aldatma veya ağır şiddet gibi olgular ikinci bent kapsamında değerlendirilebilir.
Geri alma hâlinde bağışlanandan, istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde bağışlama konusunun geri verilmesi istenebilir (TBK m.295). Bağışlanan mal elden çıkarılmış veya değer kaybetmişse talep, kalan zenginleşmeyle sınırlı kalabilir.
Bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir (TBK m.297/1). Süre boşanma kararının kesinleştiği tarihte değil; örneğin aldatmanın veya suçun öğrenildiği tarihte başlar. Boşanma davası uzun sürse bile bu süre işlemeye devam eder.
Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölürse geri alma hakkı mirasçılarına geçer ve mirasçılar bu sürenin sonuna kadar hakkı kullanabilir; bağışlayan sebebi sağlığında öğrenememişse mirasçılar ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışı geri alabilir (TBK m.297/2-3). Bağışlanan, bağışlayanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldürür veya geri alma hakkını kullanmasını engellerse mirasçılar da bağışlamayı geri alabilir (TBK m.297/4).
Sürenin kaçırılmaması için geri alma iradesinin ispatlanabilir biçimde, örneğin noter aracılığıyla bildirilmesi ve mal iade edilmezse dava açılması yerinde olur.
Bağışlama sözü vermenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TBK m.288/1). Bağışlama sözü veren, elden bağışlanan bir malın geri istenmesini sağlayan sebeplerden biri varsa, malî durumu sonradan sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse veya kendisi için yeni aile yükümlülükleri doğmuşsa sözünü geri alabilir ve ifadan kaçınabilir (TBK m.296). Örneğin eşine belirli bir parayı vereceğini yazılı olarak taahhüt eden ama ödemeyi yapmamış eş, bu sebepler varsa ödemekten kaçınabilir.
Evin bedelini kendisi ödediği hâlde tapuyu eşi adına yaptıran kişi, bağış iddiası yerine mal rejimine dayalı katkı taleplerine de başvurabilir. Hangi yolun seçileceği, malın edinilme tarihine ve ödemenin kaynağına göre değişir; bu konuda değer artış payı yazısı yol gösterir.
Düğünde takılan ziynetler ve nişan hediyeleri ise ayrı kurallara tabidir. Ziynetlerin kime ait olduğu ve iadesi için boşanmada ziynet eşyası yazısına bakılabilir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 20.09.2016 tarihli yargı yeri belirleme kararında, boşanma sonrasında yalnız bağışlamadan dönmeye dayanan ve Türk Medeni Kanununun aile ve mal rejimi hükümlerinin uygulanmasını gerektirmeyen tapu iptali ve tescil davasında görevli mahkemenin aile mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi olduğuna karar vermiştir. Talep mal rejimi tasfiyesiyle birlikte ileri sürülüyorsa görev değerlendirmesi değişebileceğinden dilekçede dayanılan hukuki sebep açıkça gösterilmelidir.
İspat yükü bağışı geri almak isteyen eştedir. Bağışın varlığı (özellikle tapuda satış gösterilmişse), geri alma sebebi olan olay ve bu olayın öğrenildiği tarih delillerle ortaya konmalıdır. Boşanma dosyasındaki kusur tespitleri, ceza dosyaları, yazışmalar ve tanık beyanları bu bakımdan önem taşır.
Talebin üst sınırı bağışlananın elinde kalan zenginleşme olduğundan, dava açılmadan önce malın hâlâ bağışlananda olup olmadığı tapu veya araç kayıtlarından kontrol edilmelidir. Mal üçüncü kişiye devredilmişse talep, bağışlanan eşin zenginleşmesiyle sınırlı bir alacak talebine dönüşebilir.
Yalnız boşanma yeterli değildir; eşin ağır suç işlemesi veya aile yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması gibi kanundaki bir sebep ispatlanmalıdır (TBK m.295).
Süre geri alma sebebinin öğrenildiği günden başlar ve bir yıldır (TBK m.297/1).
Kural olarak hayır; karşılıksız kazanılan malvarlığı değerleri kişisel maldır (TMK m.220/2).
Sadakat yükümlülüğünün ağır ihlali, kanundan doğan aile yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırılık olarak değerlendirilebilir (TBK m.295, TMK m.185/3); sonuç somut olayın ispatına bağlıdır.
Geri alma, bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde sonuç doğurur (TBK m.295).
Yalnız bağışlamadan dönmeye dayanan tapu iptali ve tescil davasında Yargıtay asliye hukuk mahkemesini görevli saymıştır.
Evet; bir yıllık süre dolmadan ölen bağışlayanın geri alma hakkı mirasçılarına geçer (TBK m.297/2).
Bağışın şekli, geri alma sebebinin öğrenildiği tarih ve malın bugünkü durumu birlikte incelenerek izlenecek yol belirlenebilir.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Boşanmada maddi ve manevi tazminat (TMK m.174) şartları, kusur ilişkisi, hesaplanması, ödeme…
Devamını oku ›MakaleMal rejimi tasfiyesi: edinilmiş mal ile kişisel mal ayrımı, katılma alacağı ve değer artış…
Devamını oku ›MakaleEvlilikten önce alınan ev kişisel maldır; ancak evlilikte ödenen kredi taksitleri, diğer eşin…
Devamını oku ›